Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Kafadan korsan

03 Şubat 2014 Pazartesi 09:34

Bu da gayet normalleşiyor, gün geçtikçe. Öğrenci ol, simitçi ol, doktor ol, politikacı ol, sonuç hiç değişmiyor. Bir önceki gün yattığın kafayla kalkınca, şükür deyip güne başlayası geliyor insanın. Şu günlerdeki karışıklığa bir “paralellik” olsun diye söylemiyorum bunu. Kendimi bildiğimden beri böyle. Siyaseti zaten çok içine sindirip üzerine yorum yapmaktan keyif alacak biri değilim. Fakat, kaçış yok. Gazetelerin başlıklarına bakmasan, yolda konuşanların içi dışı siyaset. 

Bir gün de bir şey değişmesin arkadaş. Oturduğumuz sokağa gireceğimiz yolun levhasına ellemeyin bari. Bir gün sağa dönme, öbür gün sola. Yolda çalışma var, köşede asfalt çalışması, sokağın sonu kapalı, başında inşaat. 
***
Bir de önünde, saçma sapan bir yazı; “çevreye verdikleri rahatsızlıktan üzülüyormuş”lar. Öyle yazıyor. Numaradan nezaket gösterileri. Zaten türünün son örneği bir lunaparkın yanında oturuyorum. Diğer komşum, Bostancı Gösteri Merkezi, tiksine tiksine o popçu şempanzelerin, provalarını dinliyoruz. Bir şarkı kaç kez prova yapılır. En az 50. Şarkılar da şarkı olsa bari. Nasıl da bir prova yapmaksa bunlarınki; şarkıcı hiç gelmiyor provaya. Ha bire orkestra çalıyor. Nota falan bastıkları yok. Gürültü açıkçası. Pavyona kurban olsunlar. Şarkıcıda ses olmayınca, basıyorlar ekoyu. Sanırsın, Murat Boz’u kaçırmışlar, Himalayalar’da armoni hocası tarafından karnı deşiliyor. Hani bir insanı, canlı canlı doğrasalar böyle ses çıkarabilir. Prova diye böyle şey yok. Müzik sanılıyor ülkede bazı aşureler. Allahtan arada bir İlhan İrem veya Yeliz gibiler de geliyor da gösteri merkezi şenleniyor. Şikayet etsem kime edeceğim. Yani, dünden beri bir şey değişmediyse, zabıta galiba şikayet edilecek yer. En son HSYK tek başlı olacak diye ağlıyorlardı. O bitti, özel mahkemeler kalkacak başladı. Akaryakıt zamlanıyor, döviz durumları malum. Kendimizden başka bir ülkeyle ilgilenme alışkanlığımız olmayınca böyle oluyor. 
***
Amerikan Merkez Bankası’nın son yıllarda dolaşıma saldığı dolar abarmasını bilsek, şaşırmayız olanlara. Dolaşıma çıkardığı dolarları çekmeye karar verince ABD; bu sonuç normal. Gelişmekte olan ülkeler veya adı her neyse. Brezilya, Arjantin, biz ,elbette böyle olacağız. Zaten likiditeye en güzel faizi veriyorduk. Para da bir yere gitmiyordu o zaman. Döviz rezervleri de olduğundan fazla görünüyordu böylece. Yani faiz maliyeti çok dillenmez her zaman, demek istedim. Neyse, ben yazmaktan sıkılıyorum. Dövizi borsayı değil, bari üç kuruşluk keyifleri bozmasalar. Ayar yok arkadaş gerçekten. Bir bakıyorsun, sokaklara masa atmak yasak. Tüm mekanlar, süt dökmüş kedi. Hepsi içerde. Çık bakalım şimdi aleme, yollar nasıl mış? Bırak sokağa masa atmayı, yürümeye yol bırakmamışlar. Yarın ne olacak onu da bilemiyoruz. Tavuğun kıçına kadar rahatsızlık var. Basit bir yumurta veya bildiğin dananın eti, butu. Bir gün kolestrol yapar diğer gün yapmaz mı? Bir yazar, bir gün çaktığına; diğer gün tapar mı? Tapın, atın; isterseniz 300 çocuk yapın. Ama artık şu basit yaşamları kurcalamayın. Dolmuş durağında sıraya giriyorsun, dolmuş yok. “Ah be güzel abim, sen de korsana zıpla, boşa bekleme” diyen adam da siyasi değil heralde. Alayımız kafadan korsan olmuşuz. Sonra da ülkeye, sataşıyoruz; bu ülke adam olmaz diye.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA