Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Kahpe kadınlar

27 Şubat 2015 Cuma 17:09


Hadi kahbe dölü erkek müsveddelerini tanıyorduk ama bu kahbe kadınlar nereden çıktılar?
Kimdir o kahbe dölleri?
1918 yılının Kasım ayında Osmanlı sultanı Vahdettin Boğazları açmış, İngiliz-Fransız-Yunan-İtalyan gemilerinden oluşan düşman donanması bir kurşun atmadan Çanakkale'den geçmiş ve gelmiş Boğaz'da, Dolmabahçe Sarayı'nın karşısında demirlemiş.
Toplarını çevirmiş İstanbul'a...
Kahbenin çocukları, bu düşmanla işbirliği içinde...
Ama insan evlatları, "Geldikleri gibi gidecekler!" diyerek düşmana karşı mücadeleyi başlatıyor.
İşbirlikçi paşalar var ama "Ya İstiklal Ya Ölüm!" diyerek hayatını ortaya koyan paşalar da var. Bunların başını Mustafa Kemal çekiyor... Hemen yanı başında da İsmet İnönü bulunuyor.
Kahbenin çocukları, bu vatansever paşalara demediklerini bırakmıyorlar. O dönemin işgalcileriyle işbirliği halindeki İstanbul basını, vatanı kurtarmak için canını ortaya koyan subayları "Bolşevik" yani komünistlikle suçluyor. Yetmiyor, bunları dinsiz ilan ediyorlar. Padişahın müftüsü Dürrizade Abdullah alçağı, Kurtuluş Savaşı'nı başlatanların, onlara destek olanların kanlarını ve mallarını helal ilan ediyor. Böylece vatanı savunanlar işgalci düşmanın yanı sıra bir de bu kahbenin çocukları ile uğraşıyorlar.
Düzce'den başlayıp Yozgat'a kadar uzanan hat boyunca din adına ayaklanan yobaz takımı, düşmanla savaşan Türk askerini arkadan vuruyor. Bunlar, padişah adına, din adına kahbelik yapıp Batılı sömürgecilere destek oluyorlar.
İsmet Paşa savaş bittikten sonra, "Bu gericilerden çektiğimizi düşmandan çekmedik." demek zorunda kalıyor.
 
VATAN SATANLARIN TORUNLARI
 
Bugün sosyal  medyada veya yazılı-görsel medyada ortaya çıkan bazı hain tipler, tıpkı 1920'lerdeki İstanbul basını gibi, bu vatanı kurtaranlara küfrediyorlar. Bir kahbenin dölü İsmat Paşa için "Kahpe!" diyebiliyor. Ve bu alçaklık mesajını bir AKP milletvekili, hem de bir kadın milletvekili başkaları ile paylaşıyor; yani onu başkalarına servis ediyor.
Nereden çıktı bu kadınlar peki?
Bunlar, şehirlerde karanlık odalarda, din adına yetiştirilip piyasaya sürülen tiplerdir. İslam dinini, hırsızlıklarının, yolsuzluklarının üstünü örtmek için kullananlar işte böyle tipler imal edip piyasaya sürüyorlar. Bunları, iktidara bağlı gazetelerin köşe yazarı olarak da görebiliyorsunuz.
Bu kadınlar; kadının köle halinde tutulduğu Orta Çağ sistemi olan Osmanlı düzenine dönmenin ham hayali ile yaşıyorlar. Ama peşinde koştukları asıl madde; ihaledir, paradır, mevkidir; evdir-arabadır.
Bunu da dindarlık-Müslümanlık elbisesi altına saklıyorlar.
Hırsızlıklarını, yolsuzluklarını geçtim de bir de bu ülkeyi kurtaran, bize çağdaş bir devlet bırakan o ulu kadroya küfretmezler mi?
Bu kadar alçaklığa artık eski üslup ile ben kahbelik diyorum.
Bunların damarlarında hain Ali Kemallerin... Beş karısını Müslümanlara değil de Hıristiyan İngiliz ordusu komutanı General Harrington'a emanet eden ve öylece ülkeden
Neymiş efendim, İsmet Paşa, Lozan'da bir yığın toprağı İngilizlere bırakmışmış...
Be kahpenin dölü! İsmet Paşa olmasa idi, sana bugünkü Türkiye'nin onda birisi kadar bir yer kalmıştı. Senin hain dedelerinin imzaladığı Sevr Antlaşması ile Türk devletine bırakılan beş vilayet vardı. Ankara ile Sivas arasına seni sıkıştırmışlar, Trakya'yı, Batı Anadolu'yu, Akdaniz Bölgesi'ni, Kuzeydoğu Karadeniz'i, Doğu Anadolu'yu paylaştırmışlardı. Sevr Antlaşması ile senin ordunu bile dağıtmışlardı. Karılarınız İstanbul'da Rum ve Ermeni nüfusun şımarıklığından evinden dışarıya çıkamıyordu. Alçalmanın dibine vurmuştunuz.
Bunları şimdi yok sayıp, sanki 1920'da Viyana kapılarına kadar siz sahipmişsiniz havası yaratarak bu ülkeyi kurtaranlara kahpe diyorsunuz.
Gidin, bir hastanede genetik tahlilinizi yaptırın. atalarınızın Rumlar olduğunu göreceksiniz.
Çünkü Papazlar ile yobazlar, 1923'ten beri Mustafa Kemal'e de İsmet Paşa'ya da bir numaralı düşmandırlar.
Papaz-yobaz kardeşliği içindeki kahbenin çocukları, biliniz ki bu millet bir gün sizi yeniden denize dökecektir...
 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA