Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Kaldırın 23 Nisan'ı

23 Nisan 2013 Salı 00:05

Şaka sanmayın: Yakında  duyacaksınız: "Nisan'ı anmaya gerek yok. Çünkü Kemalistlerin işi! Darbecilik. Demokrasiye aykırı. Kaldıralım!"


Kürtçü bölücüler...

Amerikan İslamcıları...

İşbirlikçi (5. Kol) ajan liberaller.

Nasıl olsa televizyon onların ellerinde. Gazetelerin köşeleri onlara ayrılmış. Yakında başlarlar atıp tutmaya: "Kemalist 23 Nisan'ı istemiyoruz!"

***

93 yıl önce de manzara böyleydi. Kürtçüler, padişahçı/hilafetçiler ve dönemin İngiliz işbirlikçisi liberalleri el ele vermişlerdi.

Yunan ordusu; İngilizlerin gözetiminde İzmir'e çıkıyor; Anadolu; son Türk yurdu Batılı emperyalistler tarafından parça parça  kopartılıyordu.

İstanbul'daki Osmanlı padişahı Vahdettin; kukla bir padişah halindeydi.

Yunan ordusunun işgalini; masa başında kabul etmişti. Tahtında oturmak; onun en büyük amacıydı.

Padişahçılar; Yunanlılara direnenleri yola getirmek için "Akil Adamlar" halinde Anadolu'da dolaşıyorlar; düşmanı dost diye gösteriyorlardı.

Bunlardan birisi olan ve  AKP tarafından adı şimdi bir hastaneye de verilen İskilipli Atıf, "Yunan ordusu, Padişah efendimizin dostudur!" diyerek bildiri hazırlıyor; milleti Yunanlılara baş eğmeye çağırıyordu.

Bunu da din adına, İslam adına yapıyordu.

Yetmiyordu...

Padişah Vahdettin, 23 Nisan'ın ardından hemen İstanbul'da; Silivri mahkemesi benzeri bir mahkeme kurduruyor. Bu mahkemenin başkanlığına "Kürt Mustafa" diye ünlenmiş birisini atıyor. Kürt Mustafa da Anadolu'da düşmana karşı direniş başlatan önderleri idama mahkum ediyordu.

Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Halide Edip, Adnan Adıvar ve başka yurtseverler hakkında ölüm kararı çıkartılıyordu.

İstanbul'daki liberal gazeteciler; Ankara'da kurulan TBMM'yi alaya alıyorlar; hakaretler yağdırıyorlardı.

YA DİN ADAMLARI?

Bu bile yetmiyor.

Dönemin kendi gitmiş adı kalmış Osmanlı Devleti'nin şeyhülislamı Dürrizade Abdullah; Padişah Vahdettin'in isteğine uygun olarak bir fetva yayımlıyor.

Fetvada bu hoca diyor ki: Anadolu'da Kuva-yı Milliye adı altında ordu kuran kişiler ile bunlara uyanlar; padişah efendimize de İslam dinine de aykırı iş yapmaktadırlar. Bunların önderlerinin ve yandaşlarının öldürülmeleri dinimizin emridir.

Bu hacı-hoca takımının kışkırtması sonucu; Anadolu'da cahil takımı silahlanıp düşmanla savaşan ordumuzu arkadan vuruyor. Ayaklanmalar; düşmana kolayca ilerleme imkanı yaratıyor.

Bu da yetmiyor. Padişah Vahdettin; Ankara'da kurulan hükümeti yok etmek için bir de Hilafet Ordusu kuruyor. Yani; Anadolu'yu işgal eden Yunanlılar ile Padişah Vahdettin aynı safta buluşuyorlar.

Buna padişaha, Meclis'in gizli oturumunda; Mustafa Kemal; "Hain padişah!" diyor. Sonra bu suçlamayı aleni yapıyor.

Haksız mı?

VAHDETTİN Mİ DİRİLDİ?

Bunca olumsuzluğa karşın bir de bu topraklarda yaşayan yoksul, çaresiz ama haysiyetli Türk milleti var. Bu milletin içinde; Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi gibi; Hacıbektaş'ta Cemaletin Celebi gibi gerçekten Müslüman din adamlarımız var. Milletin büyük bölümünün inancı da onlarınki gibi...

Ve kadınlarımız var... Erkekler gibi düşmana karşı sefere katılan...

İşte öyle kurtarılıyor bu ülke... İşte böyle kuruluyor cumhuriyet.

Şimdi o cumhuriyetin yetiştirdiği bir siyasi kadro bu tarihi kötülemekle hatta silmekle uğraşıyor.

Siz AKP'lilerin 88 yıl takıntısının ne olduğunu sanıyorsunuz?

Vahdettin dirilmiş, konuşuyor sanki...

Peki bu partiye oy veren gerçekten cumhuriyete; vatanına, milletine bağlı milyonlar neredeler?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA