Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Kapatın mahkemeleri

18 Ekim 2014 Cumartesi 23:22

Artık bu ülkede mahkemelere gerek kalmamıştır. Çünkü, yargımız, iktidar partisinin bir alt organı haline gelmiş gibi karar vermektedir. Bunun en açık, en ağır örneği, büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun üstünün örtülmesidir.

AKP’li üç bakan ile çocuklarını ve 1 milletvekilini de kapsayan aralarında önemli işadamlarının da bulunduğu 53 kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı vermiş. Böylece Rıza Sarraf’ın bavullarla yolladığı rüşvetler, Barış Güler’in evinde ele geçirilen para kasaları, ayakkabı kutularında yakalanan 4 milyon Avro, mahkeme kararları ile tespit edilen ve ucu Başbakan Erdoğan’a uzanan rüşvet konuşmaları yok sayılmış.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu başlatılınca hükümet ne yaptı? HSYK’yı baskı altına alarak İstanbul Başsavcılığı’nda değişiklikler yaptırdı.

Ve beklenen sonuç ortaya çıktı. İlgili savcı, bu büyük soruşturmanın üstünü örttü.

Burada sadece savcıyı veya savcıları eleştirmek doğru olamaz. Asıl sorumlu olan AKP iktidarıdır. Bu iktidar, bağırıp çağırarak, kendisini mağdur gibi göstererek, elindeki devlet organlarını tam bir baskı ve sindirme aracı yaparak adliyeyi başını kaldıramaz hale getirmiştir. Ve buradaki temel noktalara da iktidarın işaretine göre karar üretebilecek savcıları, yargıçları getirtmiştir.

Bu yüzden önemli davalardan artık AKP hükümetinin istemediği biçimde bir karar çıkma olasılığı da yok olmuştur.

Öyleyse bu göstermelik mahkemelere gerek var mı?

Kaldıralım tümünü… Vatandaş bir davası olduğunda AKP’nin il ve ilçe örgütlerine bir dilekçe ile baş vursunlar. Oradakiler anında davayı görürler ve kararı da verirler. Böylece adliye örgütünde bunca insan çalıştırmaktan da kurtulmuş oluruz. Adalet Bakanlığı’na ayrılan parayı da AKP’nin il ve ilçe örgütlerine verelim; olsun bitsin.

Biliyorum ki okurlarıma bu önerilerim çok uçuk gelecektir.

Ama lütfen düşünün. Çok bilimsel, çok mantıklı yazarak hukuku düzeltebildik mi? Tam aksine hukuku düzeltmek adı altında hukuku iktidar partisinin oyuncağı haline getirdik. Oradan gelen işarete göre karar veren bir adalet hiç olmasa daha iyi olmaz mı?

Birisi Nasrettin Hoca’ya “Hocam böyle giderse dünya alt üst olacak!” demiş.

Hoca gülerek cevap vermiş:

“Bırak olsun be imanım. Belki altı, üstünden daha iyi çıkar.”

Bırakın be dostlar, böyle adalet olacağına hiç olmasın daha iyi. Belki AKP ilçe örgütünde çalışanlar İstanbul Başsavcılığı’ndan daha insaflı kararlar verebilir…

Yolsuzluk ve rüşvetiniz hayırlı olsun ey becerikli arkadaşlar!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA