Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Kemal Kılıçdaroğlu’na Mektup Vaaaaaaar..

12 Mayıs 2016 Perşembe 13:07

 

Ben bunu daha önce niye yazmadım?
Sanırım, “herkes bizi eleştiriyor” söylemlerinizden etkilendim sevgili CHP’li dokunulmazlık sahibi “efendiler”Fakat, saçmalamışım. Çünkü, çok sıradan bir savunma tarzı bu yaptığınız. Ben de şu ana kadar, sustum.
Binlerce, muhalefet malzemesi olabilecek, iktidar partisi aksaklığı varken, bunların bir tanesini oy artışına dönmüyorsa sebebi parti değildir. 
Parti kurumdur. Yetenek, akıl ve bilgisi olmaz. Ona, hayat ve halka umut verecek olan; bünyesindeki insanlardır. Bu da sizlerde, bilgi hariç, var galiba. Yoksa, çoktan baraj altında kalırdı, güzelim CHP.Fakat, gerçekten, algı yönetmeyi bilmediğiniz gibi; bilenden öğrenmeye de çok saygı ve sabrınız yok bence.
Sadece; Mustafa Kemal Atatürk’ün sosoyolojik zakasına olan saygımdan, bu denli nezaketli yazıyorumDaha da önemlisi, Cumhuriyet, onun savaşını verip kuran Halk ve Partisi’ne olan saygımdan. Geride kalan bun, en büyük eser ve demokratik örgüt olduğu için, sustum.
Para cezası sebebiyle gittiğim seçim sandıklarında; kimseye bir yararı olmayan işler yaptığımın da bilinmesini isterim. Ben öyle sizler gibi, bir oy ve onun değeri peşinde değilim. Sürekli Türkiye son virajda diye diye sıkılmadınız mı? Aha geldik, son viraja. Susmuyorsanız,  faydasız konuşmalar yapmayın bari.
Sizin kadar, bu ülkede güven konusunda, yüksek benimsenme çapı olan, çok az lider vardır; Kemal Bey. Buna rağmen, neden bilgiye karşı o denli kapalısınız, hiç anlamış değilim. Danışmanlarınızı bir pikniğe götürseniz, orada bile anlarsınız. İnanın halkla alakası olmayan işlerle uğraşıyorsunuz, hep beraber.
Bu Amerika, madem AKP’yi bir proje olarak yarattı, MHP ve CHP’yi proje dışında unutmuş olmamaz değil mi? “Unuttu demeyin Lütfen.
Bu projenin yürümesi Bahçeli çok didindi ve devam ediyor ve sizler olmadan bu proje işlemez, bunu aptal olmayan her seçmen görür
Yani, bu hikayeden kimse size oy vermez, vermedi ve vermeyecek.
Ben mahalle bakkalı kadar da etkin olmayan, halkla ilişkileri olan; CHP gibi kurum görmedim. 
Konuşma bozukluğu,çeken; görünüm olarak halktan uzak, ses tonu olarak çok ama çok kötü, isminin önünde doçent veya profesör yazması dışında bir sebep göremiyorum; çoğu sözcülerinizde. Görsem bile, anlattıkları genel olarak halkın algısına yerleşmiyor. Çünkü, gerçekten, bu işi bilmiyorlar; işi bilenlerse Uğur Dündar’ın programında, hep aynı gerçekleri söylüyorlar. Fakat aynı, ötesi yok. Güven, Halkla ilişkiler veya algı konularınıbilenler ve bu konuda yaşam içinde iş yapmış insanlara karşı CHP bir KGB’ binasından farksız; partinin cam kapısı köküne kadar kapalı. Görüntü, saydam ama sanal.
Sizler, bizlerin gördüğü ve bildiği ne varsa, hergün çocuklara masal anlatır gibi, aynı kelimelerle konuşmaktan bıkmadınızTamam artık!
Biliyoruz Kemal Bey. Hepsi ortada;
füze, çocuk tecavüzü, çalma,bomba, kutu, bavul, para.
Bildiğini, ayrıca sizden bir daha duyduğu için; oy veren seçmen olur mu?
Partinize kattığınız gazetecilere ve akademisyenlere bir bakın, yazı yazar gibi konuşan, sıkıcı dersler anlatan hocalardan, hiç bir farkları yok. 
Onlarda bunu biliyor.
Sayın basın mensupları diye bastıra bastıra konuşmak iş değil. Olması gerekeni yapmakla mucize beklemeyin. Yapamadığınız için o oy oranına şükürler ettiğinizi düşünüyorum.
Algı oluşturmak için, önce motivasyonu kurmak gerek; ama siz bu konunun uzağından bile geçecek bir bilgi ile yönlendirilmiş olamazsınız. Çünkü, yok belli. Çağırın sorun, danışmanlarınızı, nereden öğrenmişler, kitle motivasyonun nasıl yapıldığını?Sonra onların anlattıklarını, biz uzmana sorun. Hiç bir şey değil; yanlış bildiklerini farkedebilirsiniz.Ben, bilmediklerine garanti veririm.
Toplumsal algı ve kulaktan kulağa iletişim nedir yanından geçen yok; parti adına konuşan kim varsa.
Keşke, o sözcülerinizi, reyting alabilecek programlara çıkarsalar, algılarsınız o zaman, reytigleri nasıl düşüreceklerini. Kimse izlemez inanın.
Anadolu yaylaları, birer akademik kampüsler veya kültür depoları değil, öyle canınız isteyince bilgi alıp vereceğiniz.
Üzülerek zöylüyorum, Oylarınızın artması neredeyse imkansız, düşmezse iyi. Bence şu an düşmekte ama, sizler halka kapılarınızı açmaya yeminli gibisiniz.
Aklımdan geçenleri denemek için, Halk TV’de gördüğüm Milas Belediye Başkanı’na katkı sağlamak için, iletişim kurmaya çalıştım, 2 yaz öncesi.
Para veya benzeri bir isteğimin olmadığını da belirttim. 
Kendi imkanlarımla, oraya geleceğimi, iki gün içinde bir tanıtım kampanya programı yapabileceğimi anlattım. Uygular veya uygulamaz, ama saygı gereği insan bir dinler. Umurunda değil adamların.
Sanırım, orada görevli Ayşe isimli bir hanım, elinden geleni yaptı da beceremedik. Neden? Çünkü başkan beyefendinin danışmanı olan adam; beni denetlemekle meşgul oldu. Kim olduğumu ne iş yaptığımı değil ama. Telefonumu kontrol ediyor. Ve bakın bunu nasıl yapıyor?
Bir yandan benimle, cepten konuşuyor. Diğer yandan da beni denetletiyor.
Aynen şöyle söyledi telefonda konuşmamız sırasında.
Mehmet Bey afedersiniz, şu an mail olarak bize yolladığınız metindeki telefon meşgul, neden acaba?
Gerçekten şaşırdım. KGB sorgususu gibi. Soruya bakın.
Beni, cep telefonumdan sekreterine aratmış, sekreter hanım kendisine telefonu bağlamış. Ve benimle o an konuşuyor. Ve de soruyor, telefonumneden meşgul?
Nedeni açık; kendisiyle o an konuşuyor olduğum için hattım meşgul.
Dondum kaldım. Bu adamla belediye başkanı ve danışmanı iş yapacak; oy patlaması olacak Ha!
Adamın umurunda değil ne amaçla aradığımonları.Başkan beye gelince tenezzül edip aramadı bile.
Aynı durumunda, AKP için olsaydı değil; oldu. Ama yazmayım buraya; nasıl saygıyla ilgilendiklerini.
Kendilerine bir milim katkı sağlayacak insana nasıl eğiliyorlar. Ben sadece bir örnek olarak yazayım istedim.
Hiç umurumda da değil; bu saatten sonra ne yaptığınız, yapamadığınız çok acı olanı; giden sadece CHP ve ona verilen oylar değil; eriyen ve seyrettiğiniz Cumhuriyet.
Bir tek toplu gösteri yapamayan, yüzlerce kişi orada mutluysanız tamamdır. Bu  garip halkın değil; evde oturan Hatice Teyze’nin  bile dokunulmazlığı olsa, olsa; iş değişirdi bunu da bilin. Fış fış kayıkçı kafasıyla, daha fazlası olamaz.Korkaksınız afedersiniz!





 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA