Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Kimin eli kimin burnunda

25 Mart 2015 Çarşamba 11:18

Siyasetçileri seversin, çok seversin, taparcasına peşinden gidersin. Bunun bir sebebi vardır. Daha açıkçası sana bir fayda sağlar, belki de siyasetçi kişi veya kurumlar. Bunlar olabilir. Sebep belli.  Alım satım diyelim buna; veya gönül bağı. Aslında fikir ilişkisi olması lazım da; nerde?

Siyasetçi, tanrılar veya onların kullarıyla araya giren aracı kişilerden değildir. Zaten, laiklik veya reformist görüş bunu asla savunmaz. Sebep, mistik adaletlerin yerini akılcılığa terketmek isteğidir. Aksi taktirde kafası çalışmayan değil; kafasını yormayan insan oğlu herşeyi, ilahlardan bekler. Bu ilahlar içinde, en çok taraftarı olanlar elbette tanrıdır. Sonrasında ona en yakınlığı olanların  büyük kitleleri olur. Peygamberleri bir kenara bırakırsak, din adına örgütlenen kişi veya kurumlardır bunlar. Etraflarında büyük bir çıkar tezgahçısı dolaşır bunların. Hepsi de din adına değil elbette. Bu durum her toplumda aynı da olmaz. Toplumlarda neden böyle aracılar, varlık gösterirler? Çünkü, hukuk bazen ahlaksızlığı önleyemez ve sadece cezalandırmakla kalır da ondan.

Din o yüzden kurumları ve kişileriyle her zaman var olacaktır. Sen beynini kullanmayı geliştirirsen, dini de daha doğru öğrenirsin, tanrı ile arandakileri de uzaklaştırırsın, belki. Bu çok istenmez, özellikle siyasetçiler hiç istemez bu aradaki tiplerin yok olmasını.
Atatürk’ün ısrarla dinsiz toplumların, çürümeye mahkum olması olasılığının yüksekliğini hatırlatması da bundandır. Yoksa, din devleti de kurup yola devam edebilirdi. Fakat, Gazi akıllı adam. Tabi sen onu ne kadar anlarsan, onun aklı o kadar!

Diyanet isimli bir kurum var ülkede. Duruyor orada. Ben şahsen fonksiyonunu biliyorum ama şu ara hapse girmek istemem.  O yüzden yamıyorum. Belki Bülen Arınç yakında anlatır.

Bir de ekranlarda din bilginleri var. Bazıları komedyen. Bir çoğu tüccar.
En sık yaptıkları da şu: Allah’ın sözlerinde ne demek istediğini bize açıklıyorlar. Bundan daha derin bir saçmalık olamaz. Yani Allah bize buyuruyor ama kendisinin sanki bir dil iletişimi problemi var. Ve bu tüccarlardan destek istiyor. Bu acıklı durum, ülkemizdeki mahalle arası cehalet ve din ilişkisinin tipik bir ekran yansıması.
Siyasetçi bu arada ne yapıyor? Susuyor. Niye susuyor? Çünkü hassas bir konu. Hassaslığı da şu; benim bu yazdıklarımı bir siyasetçi, kim olursa olsun söyleyemez. Çünkü, insanlar bilgisiz oldukları için Allah ile aralarına bir insan sokarlar. Siyasetçi bu konuda konuşamaz. Eğer halk siyasetçiyi yanlış anlarsa, oy kaybı olur. O yüzden, laik veya değil; bizim siyasetçi o alana girmez.

O zaman da ortalarda din sömürücüleri dolaşır durur. Dolaşır derken, tam yazamadım, eller üstünde, pamuklara sarılmış şekilde, cahiller tarafından ilahlaştırılır.
İşte siyasetçiyi ilgilendiren toplumlardaki bu ilahlaştırma eğiliminin çoğalmasıdır. Ne kadar çok halktan insan, siyasetçiye ilahi bir deha olarak bakarsa, siyaset aptallığını ve onursuzluğunu o kadar rahat büyütür. Büyütürken de tıpkı acemi bir anne gibi, uyutmaya çalışır toplumu.

Acemi ve cahil bir anne; cocuk uyumazsa, bir süre sallar, eline oyuncak verir. Daha da susmuyorsa, döver. Dayak yiyen çocuk daha bir acı ağlar. Fakat Anne’den vazgeçemez. Çünkü kendi kendini besleyemez. Sapık bir anne, çocuklarının sayısı arttıkça zevklenir. Çünkü, sapıklığını ve vicdansızlığını sergileyecek, kendine bağımlı masum varlıkları daha da çoğalmıştır.

Anne olmasına annedir. Veya Mareşal veya Müsteşar, farketmez.Ama, sapıktır, acımasızdır ve ahlaksızdır. Böyle bir kişiye Anne, Amir, Müdür, Papa, Baba; ne olursa olsun kimse bir şey yapamaz. O yüzden, başka bir insana bu kadar rahat zalimlik yapan siyaset taklacılarına, hiç bir din veya hukuk sistemi kolay kolay bir şey yapamaz. Çünkü, arkalarında halk vardır. Çok sayıda cahil, iyi niyetli ve tıpkı bir bebek kadar masum. Yoksa, insan kendi kendini soydurmaz. Soydurursa da sevişir en azından, bile bile fantastik tecavüz ettirmez kendine. İniltiler çok derinden gelmeye başladı. Bir satış var ama, tam anlayamadık henüz. Kimin eli kimin burnunda tam belli değil. Fakat bir salya sümük durumu da var.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA