Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Kır kelebeği

15 Haziran 2013 Cumartesi 00:14

Mülkiye'de bizim beynimizi yıkamıyorlar. Bir iş dünyada nasıl oluyor; Türkiye ne yapıyor? Onu öğretiyorlar. Diyelim ders, İşletme Yönetimi. İşletme, kapitalist sistemin bel kemiği.


Önce dünyada, işletmeciliği değil, bu işin teorisyenlerini de değil; felsefecileri öğretirler. Örneğin Karl Marks; neden bürokrasiye, "sistem uşağı" der veya "üreten ürettikçe neden kendi kuyusunu kazar".

Hayal veya saçma ama fikirlere saygıyı öğretirler. Mesela Muhammed'in, diğer peygamberlerden "en büyük farkı nedir" sorusunu duyunca şaşırırsın; Uluslararası İktisat dersinde.

Sonra onun İslami ve İktisadi Sistem yaklaşımını; din felsefesiyle bağdaştırma zekasını anlarsın. Kendisine kadar, bakarsan dinlerin bazılarında da vardır, yaşamın kurallı ekonomik boyutları. Ama daha çok "erelim erişelim" kafasında olur adamlar. O da gayet normal, peygamber bunlar, finans uzmanı değil. Parayı yastık altından çıkar derler ama çekine çekine. Öğrendikçe, azarsın daha çok öğrenirsin. Dinci de olsan, liberal veya sosyalist. Bilgili olursun, salak salak boş boş konuşmazsın.Ağzına sosyoloji kelimesini yayarken monitör sallanmaz.Gençlik hareketini, "bize nazar değdi dua edelim" derken azcık daha düşünürsün.

***

Ulan acaba bu işin başka nedeni var mı diye.Ha, eğer seni birileri kır kelebeği veya şopşilo çiçeği diye oraya yollamadıysa bunu yaparsın. Veya yıllarca ekranlardan "boş boş konuşarak, ekmek yemiş mavi gözlü güzel bir kadınım, dur lan gideyim de Başbakan'la bir görüşeyim" derken; "bi saniye ya" dersin. Ben antropolojiyi pek bilmem. Her şeyi bilirim kafasına geçerden de, birileri de sana "sen kimsin" der. Onu da dinleyemeyecek kadar cahilsen, Carlos Menem'i okursun, mesela.

Hırsı için bırak dini kullanmayı; din değiştirip halktan oy alarak devlet başkanlığına gelenler olduğunu öğrenirsin. Daha sonra utancından, cami yaptırıp; aklı sıra tanrıdan özür dilemeyi akıl eden ama toplumdan özür dileyemeyen Arjantin'in baş belasını öğrenirsin.

Eğer birileri sana kıçını başını sallamayı öğrettiği kadar aklını kullanmayı öğretirse, hayatında hiç gitmediğin eylem yeri ile ilgili konuşurken, yağsız ama taze konuşmayı becerirsin.

Gezi Parkı'nda insanlar aç veya orası pislikten geçilmiyor derken biraz çüş dersin kendine. Hiç görmediğin bir şeyi anlatmaya utanırsın.Annen altın günü yaparken, ben de gideyim nasıl olsa o benim annem diyeceğine, "benim orada ne işim var" diye sorgularsın.

***

Bütün bunları yapmak için elbette Mülkiye mezunu olmana gerek yok. Eğer senin ülkende eğitim sistemin; akılcılık temeline kurulup dinlerin felsefesindeki ahlak iyi öğretilse zaten, zevzeklik olmaz. İslam'ın ekonomik ve sosyal sistemi konusunda yazılmış yüzlerce kitaptan birini bile okusan olur.

Faiz veya kar payı ikisinin de felsefesi aynıdır. Yan gelip yatmak. Kar payı ise kurum için çok daha faydalıdır. Battım dersin, iş biter. Dinlerin tamamı zaten tembelliği ve aptallığı reddeder. Bunu yaparken de din; en son isyanı tavsiye eder veya hiç etmez.

Çünkü, çıkış mantığı olarak; itaat temellidir, dinler. Ben burada felsefesinden bahsettim. Yoksa onun mucizeleri falan değil derdim. Mucizeler çoğu zaman açıklanamaz.

Ancak yaratıcılıktır hayranlık duyulan, normalde.Yürütmeyi durdurma kararı olan Gezi Parkı için; referandum açıklamak ise yaratıcı bir mucize değil sanırım.

Neyi soracaksak halka? Park yıkmak için izin isteyen AB adayı ülke! Bari dünya neden bizle uğraşıyor; bunlar Türkiye düşmanı diye arazi vitesine takmayalım.

Laf olsun torba dolsun. Apo'yu asalım, al sana ip demek kadar; olamayacak bir fuzuli geyik bu.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA