Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Kısmet falan değil bu

03 Haziran 2014 Salı 13:57

       
İnsanın kişiliğinin gelişmesiyle, düşünce yapısının ilerlemesi birbiriyle orantılı gibi geliyor. Kişiliğin gelişmesi, tek başına bile çok karmaşık bir konu. Karmaşık olduğu kadar da zor. Zorluğu, bizlerin, insan olarak; değişim ve çeşitliliğe açık olmasıyla ilgili. Orada, en büyük engel alışkanlıklar. Alışkanlıklardan vazgeçemediğimiz sürece, zihinsel ve davranışsal olarak ilerleyemiyoruz. Laf, olarak değiştim veya geliştim diyebiliriz. Ancak, karşımıza çıkan bir farklılığı kabul edemiyorsak, olmuyor bu gelişme.
Gelişme olmayınca da yapmacıklık ve sonrasında sahtelik başlıyor. Bu sahtelik ve yapmacıklığı, karşımızdakiler anlayabilirse, işimiz zor. Anlayamadıkları zamansa, biz tüm palavradan sunumlarımızı rahat rahat ortaya koyabiliyoruz. Böylece de çevremizi çok kandırabiliyoruz. Ama bu kandırmayı herkese uyugulayamıyoruz. Bazıları, bizim sahtekarlık ve yalanlarımıza inanmıyor. O zaman da başka bir engel çıkıyor. Ne yapıp yapıp, bu insanları susturmak veya yolumuzdan çıkarmak için, başlıyoruz türlü oyunlara. İşte Türkiye’de ana sorun bu. Evde, işte, okulda, aşkta ve sosyal olaylarda tüm karmaşıklıklar, kavgalar ve ölümler bu yüzden oluyor. Kandırırken, insanı böcek yerine koymaya başlıyorlar.
Yalanı, sahteliği acımasızlığı bazı böcekler göremese bile, başkaları görüyor. Ya da biz başkalarını görmüyor, bilmiyor sanıp, onlar adına yırtınıyoruz.
O kadar çok örneği var ki; Gezi Parkı, Medya Terörü, Baskı, Yıldırma, Talan, Yalan, Beceriksizlik, tüm bunların sanki çok normal bir durummuş gibi hergün önümüze gelmesi, sanırım bu yüzden oluyor. En başta söylediğim gibi, bizi yönlendiren sistem, hergün şunu pompalıyor. “Sen bir malsın”. “Haddini bil”. Daha da açığı; Oyarım Allah’ıma, diyorlar. Allah’ı mutlaka işin içine sokuyorlar. Yoksa, isyan çıkabilir. Allah sorgulanamayacağı için, sanki o istiyor veya öyle emrediyor,gibi anlatılıyor, tüm bu ezme, bükme ve kandırmacalar. Ölümlü dünya diye diye küpler dolarken, bir başkaları da ölümlü dünyada sefilleri oynuyor. Yüzlerce insan ölmüş, normal! Terör varmış, normal. Hapislerde boş yere sürünmek normal. Çalmak, kandırmak hepsi normal.
Ya susacaksın, ya da öleceksin veya perişan olacaksın. İşinden atılabilirsin, terkedilebilirsin. Defol git istersen. Gelişmeyeceksin, düşünmeyeceksin, direnmeyeceksin. Sonra bir de aşağılanacaksın. Yok balık hafızalı Türk, yok koyun Türk , yok cahil Türk.
Kendi kendine hangi toplum, ilerler. Demek ki; bizi sağa sola iten geri zekalılar  da var aramızda.Öküzlük varsa, genetik değil heralde bu. Çok duygusal ve bilmiş bilmiş konuşmamak için konuyu paraya getireyim o zaman.
Biz halk olarak neden mal veya salak olalım? Sen elimizi kolumuzu sesimizi işimizi bağlama, bak o senin şapşallığını nasıl suratına vuruyoruz. Kaderimiz bile yazmaya kalkarız ama, kalemi oramıza buramıza dürmezsen.
Herkes, okumak veya bilmek zorunda değil. Ama bir şekilde para kazanmak zorunda. Mahalle aralarında küçük dükkanlarda iş yapan insanlar, mesela. Bunları, diken gibi birer birer kopartan kim. Geri zekalı değil heralde insanlar. Açtığı dükkanı kendisi kapatmıyor. Şehirlerin göbeğine dikmişsin, alış veriş merkezlerini, küçük sermayeyi bitirmişsin. Ama bunlar susuyor. Neden?
Kısmet diye bir mantık sokmuşsun kafalara. Neredeyse, 100 yıldır ülkeyi yönetenler, yabancı sermaye açığı olmuşsa, biz ne yapalım. Tütünü kuruttun, hayvancılık gebermiş, eğitim sıfır. Esnaf sürünmüş ama hala şükür kafası pompalanıyor. Herkesin bir holdingi olacak değil. Hani kısmet hangi kader? Asıl sorun, daha doğrusu korku şu; Ya bir gün bu halk, oynadığımız oyunu anlarsa. Anlıyoruz anlıyoruz da, korkuyoruz. Hiç bir olay veya oyun ölmeye değmez. Umarım, nereden ve kimden umacağımı bile bilmeden yazdım bunu! Umarım, bu şopşilolar, kendi içinde boğulur gider. Her gün bir şeyden vaz geçerek,nereye kadar bastırılıp, susacağız bakalım. Oy vermekten çok daha önemlisi, can vermek, Asıl korku o.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA