Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Kocaman geçmiş olsun!

07 Mart 2016 Pazartesi 08:21

  

Medya ve orada çalışanlar için; sanırım oldukça, övgü ve yergi duymuşuzdur. Yalancılık, satılmışlık, yandaşlık veya halkın haber alma özgülüğü. 
Bu kelimeler, medya dendiğinde hop diye aklımıza gelir. Üzerine bir iş adamı ve isim söyle deseler: sanırım Hürriyet ve Aydın Doğan.
İşte bu; bir toplumsal sorumluluk ve onun zorluğudur
Bir çok gazete gelmiş geçmiş fakat iki tanesi; tarz yapmıştır ülkede. Biri zamanında, Milli şefimize, Führer’den övgü yazabilecek kadar, fırsatçı ve güncel Cumhuriyet; diğer her dönemin, halk yandaşı Hürriyet. Çok toplumsal görünen, ama sendika veya ezilenlere yakınlığı kadar, kapitalist ve devletçi.
Yani, halk nasıl istiyor ve nasıl düşünsün isteniyorsa, Hürriyet o. Bildiğin sıradan sen ben açıkçası. Ama kendine göre ilkeli ve tarz. Az da olsa marka; Türk tipi.
Cumhuriyetse: bazıları için hep aynı hep aynı. Fakat, anlayamadıkları şu. 
O, devletçi bir bakışın yansıması bir gazetedir ve öyledir. Güzel olan tarafı, devleti korumak amacı ile yaptığı eleştirileri; Cumhuriyet adlı yönetim biçimiz adına yapar. Muhalafet eder, o da hep aynı ve normaldir. 
Türkiye der, işçi” “kadın” “sendika” der. “Bayrak” der “Atatürk”der.  Ve aynı şeyi der durur. Bölücülük yapamaz. Çünkü Cumhuriyet olmaz o zaman.
Tutucu insanlara çok yakın durmaz. Cumhuriyet’in rejim olarak yansıması da öyledir. Ayrıntıları her zaman bulabilirsin oradaAma sıkıcıdır; gereksiz içi boş kelimelere sarılır arada bir.
Milli futbol takımı demez ama 1990’lardan beri Ulusal der
Milliyetçiyim diyemez, o zaman milliyetçilere, faşist diyenlerle ter düşer. Aslan gibi de gazetedir; eyvallah tamam
Bir diğer tarzı olan; aslan gazete de Hürriyet’dir. Üzerinde Türkiye Türklerindir yazan bir gazetedir. Ortalama Türk vatandaşı ne düşünürse, hayata nasıl bakarsa, onu anlatır. Zengini sever, fakirin skandallarını anlatır. 
Yoksulluk, sömürü gibi konularla detaylı ilgilenmez. Devleti kendine asla çatışma aracı yapmaz.
Ekmek, yumurta,süt ve Hürriyet, genelde Pazar kahvatısında gider. 
Okursun veya 10n okumazsan da bir kaybın olmaz. 
Göğüs, bacak, ödül, tören, patlama ölüm, hepsi olur.
Vay be diyeceğin, oyunları olur. Hurriyet’in, okuyunca, rahatlarsın. 
Yazarları da, genelde halktan uzaktır ama halka yakın yazarlar, yalı çocukları gibi tarzları vardır oysa; yaşamlarının
Devlet yöneticilerini her zaman kollarlar. İş adamının hep yanında olurlar. 
Türk halkının seçmen profilini yansıtan bir özgürlük anlayışları bu gazetlerin vardır. Bu iki gazete önemlidir.Medya kuruluşu olarak.
Doğan Medya ise; çok daha başka bir dev kafa.Sahibi aynı düzgün de bir adamdır. Yayın politikasının sahibi kadar bir tarzı olamamıştır ama. Çünkü, her tür tüketiciye ulaşma adına yayın yapar.Titrek ve dik göürünür şeklen. 
Ertuğrul Özkök, dik duruşsa, eyvallah. 
Doğan Medya; herkesi öper, okşar sever ve sayar. Ama; en azından gençliği yakalayacak kadar bile bir tarzı olamamış ve güncel ölçülerdemarkalaşamamıştır. İnanmayan; internete bir baksın.
Bir CNNTURK, bile başlı başına bir pazarlama iletişim sarsıntısıdır. Dünyada oturarak, haber yapan ve bunu da rahatça gösteren; güleç; şirin önemli ve trajik yayın organıdır. Hürriyetin binde biri kadar bile; tutarlılık içermez. İçeremez de. Hem CNN hem TÜRK’tür çünkü.
Örneğin; Şirin Payzın’ın Kandil,İmralı,Göktürkler, Peçenekler, Selçuklu Osmanlı ve ara ara Cumhuriyet yörüngeli, çırpınır.
“Soru”yu ve onun işaretini, katılımcı konuklarına ulaştırmak için verdiği mücadele, yazmakla anlatılamaz. Komiktir. Ömür yetmez, o süreci çözmeye. İnsan yıllarca, aynı garipliği bu kadar ısrarla sürdürür; vır vır vır
Başka bir örnek; Ahmet Hakan. Program boyu özgürlük ve tarafsızlık, nameleri, en az 20 kez dile gelir. Fakat hep gölgeli hep rutıbetli
Bir tek sonuç alınmış program yoktur. Bir gün değil yıllardır böyle
Doğan Grubu için her türlü, ideolojik benzetme yapılabilir. 
Gün gelir askere yakın durulur, gün olur CHP, AKP, MHP, veya D.S.İ. Hep aynı mantık; aman bir pazar payı kaybetmeyelim. Herkesi kucaklayalım.
Halkın veya gündemin yansımasını gösteren, en güzel örnek GEZİ OLAYI’dır.
O Penguen’i yayına sokan elbette bir bilgisayar değildir. Bildiğin bir insandır. Sıradan bir teknisyen olsa, şu an kapının önündeydi. Sırf halkın desteğini kaybetmemek için bile olsa; bunu yaparlardı
Normal bir ülkede, o kişilikte ve saçma karar alma sonucunda; bir medya yöneticisinin başına büyük iş gelirdi. Basitçe, işinden atılır ve asla bir basın kuruluşunda görev alamazdı.
Akşama kadar, siyasal iktidara, dolaylı yoldan, korka korka, laf iliştirmeye çalışmak kadar bile, bir şey yapılmamıştır, böyle üst düzey yöneticilere
Bildiğim halde, yazmayım şu an, ne iş yaptığını ama; kesin terfi etmiştir. Aynen de öyle.
Aydın Doğan;, bu işten haberim yok diyemez.Zaten demez de.
Medyanın en büyüğü böyle; yalpaca yönetilirse. Gerisi gazoz.
Çünkü, halk salak değil; kendisinin kişisel derdine yakın durmayan bir medyaya; elbette bana neder. 
Biz kendi işimize bakalım, diyeni anlamadan medyacı kedi bile olmazsın. Gerçektir bu; Onlarcayıldan fazla; Posta ve CNNTÜRK, Show TV, Star ve Güneş gazetesi dahil büyük radyolarda çalışmış biri olarak; söylemek utanç veriyor aslındaBu durumu yaratan, sadece siyasetçilere değildir de ondan. Kocaman geçmiş olsun. Kafa bu. Nereye kadar gidecek?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA