Burcu Özenç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Burcu Özenç / Yazar

Konumuz eş seçememek;

29 Nisan 2016 Cuma 10:47

30 yaşını görmüş ve bekârsanız, buda yetmiyormuş gibi halen yalnızsanız beni çok net anlayacaksınız. Çünkü isminizden sonra, medeni halinizin sorulduğu bir yer burası. Burada, hiç tanımadığınız kişilerin size uygun gördüğü adaylarla tanıştırılır, kabul etmeyince de kınanırsınız. Evlendiği tarihte aşkın icad edilmemiş olduğu teyzeler tarafından devamlı tacize uğrar, adını bile bilmediğiniz kişilerin evlendirilecekler listesinde yer alırsınız. Ve bulunan her 30-45 arası bekâr adamın size getirilmesi, dipsiz kuyuya devamlı düşmek, ama o son darbeyi bir türlü alamamak gibidir. Beraber yaşayacağınız adamın bu insanlar tarafından aranması ise, size depresyonun değişik evrelerini yaşatır. Azalan umutlarınızı, bu yaşatılan durumlar iyice tüketir.

Birde, bunlardan köşe bucak kaçarken sığındığımız, bizi anlayacaklarını umduğumuz, tek kişi olarak verip, sonrasında çok kişi olarak dönen evli, barklı ve çocuklu arkadaşlarımız var. O hainler bize destek olacaklarına, gider teyzeler birliğine uyarlar. Başımızda bin hare varmışçasına, bizden bonuslu bir sevap kazanacakmış gibi, yakamızı bırakmazlar. Yaşadığımız yerde ki hemen herkes gibi, onlarda hayatı; “doğmak, büyümek ve evlenmek” olarak görürler.

Çünkü insanlar ikiye ayrılır: “EVLİLER ve EVLİ OLMAYANLAR”

Öyle kadın erkek olarak bakıyoruz, yok önce insan olsun, iyiler ve kötüler hikâyesine girmeyelim. Burada toplumun en ilgili olduğu yerden konuşuyoruz. Üremeye zaafımız var arkadaş, bayılıyoruz insanların özel hikâyelerine. Hatta bazıları kendi eşini bulmuş, unumu eledim eleğimi asayım, efendi gibi sorunlarımı yaşayayım demiyor, işi mesleğe döküp eşleştirme enstitüsü kuruyor. Aklında bir liste, gördüğü her bekârı “eş”leştirmeye çalışıyor. Senin kendine has özelliklerin, istek ve düşüncelerin, onun sana yaptığı eşleştirmeyle o kadar “yok artık” kalıyor ki, kendi özelliklerinden soğuyorsun. Aklında oluşturduğun kriterlerin, evli biri için o kadar gereksiz şeyler gibi görünüyor ki, şaşıp kalıyorsun. Evlilik bir kişiyi ancak bu kadar değiştirebilir diye düşünmekten de kendini alamıyorsun.

Bu evlendirme birliği üyeleri, kendi yeteneksizliklerini, bizi uyumsuz ve zor beğenen olarak göstererek örtmeye çalışırlar. Bu kadar olmazı bize getirmekten usanmadıkları gibi, birde bir yalancılar ki sormayın. Ben, beni birine anlatışlarına şahit oldum, ben ben değildim. Benden iyisi ilk insan, onun bile bir elma hikâyesi var. İdeal eş plaketini benim için yapmışlar o kadar diyeyim. İçim gitti kendime, saydıklarının çeyreği bende olsa ah ahh.

Birde her uygunsuz duruma verecek bir cevapları var. Örneğin; adamla sohbet edemiyorsan, ”nolucak ki, aman konuşmayıver sende” diyor, çıkıyor işin içinden. Ve tüm evlilerin ortak fikri; “hepsi aynı zaten bunların”. “Farklısını bulunca gel o zaman” diyemiyorsun. “Ayıp”..  Sen bekarsın, hem ne biçim konuşmalar bunlar!!!

Yine de sayelerinde; ne istediğimizi bilemesekte, neyi istemediğimizi çok iyi bilir olduk. Her fırsatta yalnızlığımızı yüzümüze çarparak, nikâhta ki kerameti bize yaşatmaya çalışmaları azımsanacak bir çaba değil. Belki bir gün tüm çabalarınızın karşılığını alır, sizde doğru uyumu bulur, sonsuza dek mutlu olursunuz. Kim bilir..

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA