Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Köyden Köşk’e bir kadın…

29 Mayıs 2013 Çarşamba 00:15

Nazmiye Demirel, Türk kadınının seçkin örneklerinden birisiydi.

Bir köyden çıkmış; yetenekli bir genci kapmış ve onu ileriye; hep ileriye doğru iteklemişti.

Evet; Süleyman Demirel çok zeki, girişken bir köylü çocuğuydu.

Allah vergisi zekâsını iyi kullanmış; iyi yerlerde okumuş; kendi geleceğini kendisi belirlemişti.

Ama onu daha yukarılara tırmandıran bir eş vardı yanında: Nazmiye Demirel…

Bir kadının erkeğin hayatındaki önemini yazı ile anlatmak kolay değildir.

Bunu yaşayan herkes bilir.

Kimi kadın vardır ki kocasının ayak bağıdır.

Onu yukarı kaldırmak yerine çamura doğru çeker.

Kendisi de berbat olur kocası da…

Kimi kadında vardır ki kocasını destekler; zorluklara göğüs gererek ona yeni bir kanat takar; uçurur.

Nazmiye Hanımefendi işte öyle bir insandı.

Kolay değil, köyden gelip, o şartlarda Ankara’da üst düzey bir hayatın içine dalmak; o hayata uyum sağlamak; hiç kolay değil.

Ama rahmetli Nazmiye Hanım, bunu başarabilecek zekâ ve yeteneğe sahipti.

Sahip olduğu için de hep daha yükseğe çıktı.

****

Ben Demirel ailesini, 1965’lerde tanıdım.

Elbette gazetelerden.

Süleyman Demirel; Adalet Partisi’nin genel başkanı olduğu için.

Ve hemen de başbakan olması yüzünden…

Sonra sağcı dediğimiz Süleyman Bey’e başladık atıp tutmaya…

Ne Nurculuğu kaldı ne Morrisonculuğu… O, bize göre ABD’nin adamıydı. Türkiye’ye düşmandı; ülkeyi batırıyordu.

Ama kabul etmek istemediğimiz bir gerçek vardı: Başbakan Demirel, Türkiye’yi de şaha kaldırmıştı.

Fabrikalar açılıyor; ağır sanayi gelişiyordu.

Tarım alanında muazzam bir gayret vardı. Barajlarla sular köylünün emrine verilmişti.

Hatırlıyorum da köylü çok memnundu. Cebine ilk kez bu kadar bol para giriyordu…

Ve bu başarı oylara da yansıyordu.

Böyle kavgalı-gürültülü-heyecanlı dönemde Nazmiye Hanım, kocasının yanındaydı.

Ve artık bir başbakan eşine yakışan tavrıyla dikkat çekiyordu.

12 Eylül darbesinden sonra da bu duruşu değişmedi.

Ve sonunda hak ettiği Çankaya Köşkü’ne de çıktı.

Orada da modern Türk kadınının sembolü gibi durmasını bildi.

Allah gani gani rahmet eylesin; nur içinde yatsın.

Süleyman Baba’ya da baş sağlığı diliyor; saygılarımı sunuyorum.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA