Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Kutuplaşma yıkıcıdır

10 Haziran 2013 Pazartesi 00:41

Dün, Başbakan Erdoğan tam üç yerde konuştu. İlk konuşma Adana'daydı. Ankara Esenboğa'dakini dinlerken bu yazıya başladım.


Anladım ki Sayın Başbakan, "Bize komplo kuruldu!" duygusu içinde. Taksim Parkı'nda başlayan gösterileri faiz lobisinin yaptırdığını iddia etti. "Ümüğünü sıkarım!" diye banka-holding kesimini açıkça tehdit etti. Herhalde hedefteki Doğuş Holding yönetimi, böyle bir suçlamayı yüz sene düşünse aklına getiremezdi.

Başbakan çok kızgın ama geldiğimiz noktada; gerilimi tetikleyen nedenin sadece faiz lobisi olduğunu söylemek; kendimizi kandırmak olur.

***

"Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma!" diye çok bilinen bir söz vardır.

Eskiden türbanlılara karşı takınılan tavrı; şimdi Başbakan Erdoğan, kendi muhaliflerine karşı takınmıyor mu?  Bunca olaylardan sonra beklerdim ki Sayın Başbakan; kendisini, o gençlerin yerine koysun; anlamaya çalışsın.  Dün de göstericileri çapulcu diye aşağıladı. Buna, on binlerce göstericinin içindeki üç beş kişiyi geçmeyen saldırganları gerekçe yaptı...

Aklıma hemen Refah Partili yıllar geldi. Bu parti içindeki Şevki Yılmaz gibi Hasan Mezarcı gibi tipler durur durur öyle laflar ederlerdi ki kamuoyu hop oturup hop kalkardı. Karşı taraf da Refahlıları, Şevki Yılmaz ile aynı gösterirlerdi. Medya da bunu böyle verirdi.

Yani 1990'larda RP'ye karşı takınılan tavrı; şimdi Başbakan Erdoğan protestoculara karşı takınıyor. Onları anlamak yerine itibarsızlaştırmaya uğraşıyor. Bu da karşı tarafı daha çok kışkırtıyor; daha mağdur hale getiriyor.

VALİ MUTLU NE KAYBETTİ

Dün sabah İstanbul Valisi Hüseyin Avnu Mutlu; yayımladığı bir mesajla, Taksim Parkı'nda olanlardan dolayı özür diledi.

Şimdi soruyorum: Sayın Vali bu tavrıyla kayıp mı etti kazandı mı?

Kesinlikle kazandı...

İstanbul Emniyet Müdürü Sayın Hüseyin Çapkın'ın da aynı samimi duyguları taşıdığını iyi biliyorum.

Ben Başbakan Erdoğan'ın sokakla bu kadar inatlaşmak yerine; böyle davranmasını bekliyorum.

Kimsenin onu yemek gibi bir derdi yok. Bugünkü sorunu anlamak yerine  geçmişe dönerek türban işini tekrar tekrar gündeme taşıması artık inandırıcı olmuyor.

ÇATIŞMA GELİR

Ortadan ikiye bölünen Türkiye'de "Bizimkiler ve ötekiler" ayrışmasını; meydan okumaya dönüştürmek yanlıştır. Bu kutuplaşmada iktidar şimdilik kârlı taraf gibi gözükebilir. Ama yarın öbür gün şimdi yanında duran kesimlerin yan çizmeyeceğini nasıl garanti edebilir?

Doğrudur; bugün Güneydoğu'da hiçbir olay yoktur.  Eskiden sebepsiz yere sokakları yangın yerine çevirenler; bugün sessiz duruyorlar.  Eğer o tarafa vaat edilenler yapılamazsa sonrasında neler olur?

İşin bir garantisi var: Başbakan Erdoğan; bu sert üslubu bırakırsa; ortalık ciddi anlamda yumuşayacaktır.

Sayın Başbakan'ı, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin mesajlarına dikkatlice bakmaya davet ediyorum. Kendisi; danışmanlarının dolduruşuna gelmek yerine; iyi niyetli  bir muhalefet liderinin dediklerine bakmalıdır.

***

Sayın Başbakan!

Toplumsal barış; sizden olmayanları 'çapulcu' diye itibarsızlaştırmakla sağlanamaz.

Artık; 'öfke bir hitabet sanatı' değildir.

Biz bu gerginlikten çok yorulduk; bıktık.

Gün sağduyu günüdür; yumuşaklık günüdür

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA