Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Leman Sam’ın yanındayım

06 Ekim 2014 Pazartesi 22:21

Leman Sam; bu ülkenin yetiştirdiği seçkin sanatçılardan birisidir. O, sanatçı duyarlığı ile kurban konusundaki eleştirel görüşünü dile getirince linç edilmek istenildi. Onun dediği, “Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır.”  biçimindeki görüşü beğenmeyebilirsiniz ama onun da fikrini söyleme özgürlüğü vardır.

Bu nasıl demokrasi? Bu ülkede sadece Müslümanlığın saltanatçı çizgisini onaylayanların mı konuşma hakkı var?

ARAP GELENEĞİ

Kurban kesmek, İslam dininin değil aslında eski putperest Arapların bir geleneği idi. Hac işi de onların bir ibadet ve panayırı gibiydi. Mekke’ye gelenlerin karınlarını doyurmak için kurban kesiliyordu. Buna Araplar “Rifade” diyorlardı. Bu kurban ve Hac işi İslam dinine de alınıp sürdürüldü. Araplar Kabe’nin çevresinde çırılçıplak dolaşıyorlar  ve kurban kesip kanını da Kâbe duvarlarına sürüyorlardı. Tıpkı bugün yeni araba alanların kurban kesip kanını otomobilin tekerine sürmeleri gibi.

Kurban işinin ve Hacc’ın İslam öncesi geleneği olduğu bilgisi ünlü Sünni tarihçi Taberi’nin tarihinde yer almaktadır. Bu konuda TÜRK ALEVİLİĞİ   isimli kitabımızın ilgili bölümünde ilginç ayrıntılar vardır.

Üstüne üstlük Kuran’ın Hacc Suresi’nin 37. Ayeti bugün Kurban kesmeyi hayvan boğazlamak haline getirenlere karşı çıkmaktadır. Ayette denilen şudur: “Allah’a sizin kurbanlarınızın eti ve kanı ulaşmaz, ona ancak takvanız (dürüst kişiliğiniz) ulaşır.”

Ne diyor Kuran: “Allah için kurban kesip kan akıtmayı bırak da dürüst bir insan ol…”

Peki bugün Leman Sam’a saldıranlar kimler: Yolsuzluğa dibine kadar dalmış olanlar… Bu ülkeyi kardeş kavgasına sürüklemeye uğraşanlar… Kadına; Arap kabile reislerinin gözüyle bakıp onları cinsel bir mal gibi görenler ve ikinci sınıf sayanlar. Gücünü zalimce kullanıp mazlumları ezenler… Çağdaşlığa, akla, bilime savaş açanlar… Millete kurtuluş yolu olarak Orta Çağ karanlığını gösterenler… İktidarın olanaklarını yasadışı biçimde kullanarak milletin malını çalanlar… Hükümet yağcılığı yaparak haksız rant elde edenler…

Say say bitmez…

EDEB VE İFFET

AKP’li Bülent Arınç, Leman Sam’ı eleştirirken diyor ki: “İşte bu, Türkiye'de bazılarında edebin, hayanın, iffetin, inancın ne kadar yozlaştığını ve bazıları için ne kadar kötü bir şey olduğunu gösteriyor.”

Leman Sam gibi bir hanımefendiyi edepsiz, hayasız, iffetsiz göstermeye çalışan bu zihniyet, IŞİD zihniyeti sayılmaz mı? Bir hanımefendinin fikrini belirtmesi karşısında, cahil kalabalığı böyle kışkırtan çizgi IŞİD çizgisi değildir de nedir?

Bunlar bugün kurban keser gibi yarın da Leman Sam gibi insanları keserlerse kim karşı çıkacak ki?

Siyasetçileri; toplumsal düzeni bozacak bu tür oy avcılığını bırakmaya davet ediyorum. Ediyorum ama Tayyip Erdoğan tarafından onlarca kez refüze edildiği halde hiçbir şey yokmuş gibi orada bu tür küfürcülük görevini yürüten Bülent Arınç’tan böyle mantıklı bir davranış da beklemiyorum.

HAYVANLIK

Leman Sam’ın kurban konusunda yazdıkları ile kurban bayramı öncesinde ve ilk günlerinde sokaklarda oluşan manzaraları bir karşılaştırın. Hayvanlar kaçıyor; “Hayatta kalmak” mücadelesi veriyor. Ona karşı kurbancılar bir zulüm operasyonu başlatıyor. Düşünün ki kurbanı tüfekle vuruyorlar. Yetmiyor, greyderle eziyorlar; yere düşürdüklerinde baltalarla bacaklarını kesip kaçmasını bu zulümle önlüyorlar; sonra bacağından ip geçirip onu asıyorlar ve böylece öldürüyorlar. Bunun adı da kurban oluyor.

Bu vahşete kurban denilemez. Kurban; hayvandan razılık alınarak yapılır ama bunu eli kalemli yobaz takımı anlamaz. Hayvandan nasıl razılık alınır, diye düşünür düşünür de içinden çıkamazlar. Kurbanın razılığı alındığı gibi gözlerinden de öpülür ancak ondan sonra kurban edilir.

Ve eti buzdolaplarında depolanıp aylarca yenilmez. Kurban eti, ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Hac’da kesilen kurbanlar da ihtiyaç sahipleri için kesilirdi. Bugün orada kesilip milyonlarcası kokutulup atılan kurbanlar da Hakk’a geçmemekte; hatta kurban sahibi bu yaptığı ile sevap kazanmadığı gibi günaha girmektedir.

Kurban işini bu kadar abartıp bir ülkenin hayvan kaynağını kurutacak hale getiren politika son derece sakıncalıdır.

Yobazın birisi soruyor: Peki kesmeyelim de ne yapalım?

Git Kızılay Derneği’ne kurban parasını oraya bağışla… Git Mehmetçik Vakfı’na oraya ver. Verirken de “Bu parayı kurban parası olarak veriyorum ama hayvan kesilmesi için değil bir yoksul öğrencinin okutulmasında kullanılsın.”

Sonra içinden de ki: “Allah’ım bu parayı ben kurban parası olarak bu derneğe bağışlıyorum. Onlar da yoksul öğrencileri okutacaklar. Bunu kurban olarak kabul eyle…”

Hatırla ey yobaz Hac Suresi 37. Ayeti… Ne diyor: Allah’a senin kurbanının eti ve kanı ulaşmaz; ancak iyi niyetin ulaşır.

Niyetini sen insana hizmet olarak belirle; Hakk onu kurban kesmişsin gibi kabul eder…

IŞİD’cilerin insan boğazlaması gibi sen de hayvana işkence ederek onu boğazlıyor isen Leman Sam bir kez değil bin kez haklıdır.

SUSMAYIN EY SANATÇILAR

Bir sözüm de bu ülkenin sanatçılarına, yazarlarına, akademisyenlerinedir.

Daha ne zamana kadar susacaksınız, daha ne kadar korkacaksınız? Bir gün Gestopa sizin kapınızı da çaldığında bağırmanızı duyacak birisi kalmamış olacak… O yüzden sesini şimdi yükselt, şöyle de: Leman Sam’ın yanındayım!

İktidardan dizi, reklam, arsa, inşaat işi  vb… yollarla nasiplenmek için susuyorsanız, bu ihanetinizi tarih bir gün sizin önünüze koyacaktır.

Ben ve benim gibiler sonuna kadar Leman Sam’ın yanındayız. Bu ülke er geç Vehhabici karanlığı yenecektir… Çünkü hiçbir siyasi ve parasal rüşvet, bilimi ve hakikati alt edememiştir…

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA