Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Leyla'yı uydurdum

10 Haziran 2013 Pazartesi 00:30

İnsanın aklı başında olmadığı zamanları açıklayan çeşitli görüşler vardır. Bunlardan bir tanesi, kimyasal olabilir. Örneğin, iki tek atma eylemi. Bu eylem sözde çok masum durabilir. Ancak bu iki tek; teklerin ikişer ikişer çoğalmasına dönüşüşse, sonuç çifte atmaya kadar gider. Bunun bir adı Vandalizm.


Yani eşi dostu kırmanın bir adım ötesi olan, sağa sola zarar verme. Öyle her zaman,"kafam iyi alttan al" demeyle, alttan alınma garantisi olmaz. Bir bakarsın, elin adamı, sarhoş marhoş dinlemez, alır seni altına. Ve kafa göz ne varsa kırılır. Bunlar hiç istenmeyen sonuçlardır. Böyle vahşi cazibelerin, önün geçmek için, kulağı kesiklere ağzınla iç şunu diye; kesin bir ifade kullanırlar.

Bizim meslekle ilgili olanlar için bu deyişi uyarlayacak olursak; elinle yaz şunu diyebiliriz. Yazıyı el ile yazabilmek içinse, olanı biteni gözünle görüp, kulağınla dinlemen gerekir. Zaten o yüzden, satılmış olmayan gazeteci veya yazar büyüklerimiz, nerenle dinliyorsun diye sorarlar. Sorarlar da kime sorarlar? Genellikle bu soru, kikirdek veya hoppa meslektaşlarımıza pek sorulmaz. Çünkü onların, kıçı başı oynatmasına herkes alışıktır.

***

Bu soru, biraz daha düzgün davranması beklenenlere sorulur. Kendimi övmüş mü olurum yoksa arada bir benimki de oynar, anlamı mı çıkar ona emin değilim. Ancak, bugüne kadar bu sözü çok duymuş biri değilim.

Bir kez, dedesi Türkiye'nin İlk komünistlerinden biri olan bir amcadan duydum. Üşenmedi, çalıştığım üniversiteye kadar geldi. Ağzına geleni söyledi, kibardı ama. Ben de çok ses çıkarmadım. Ben, Fırat Aydinus isimli hakemimiz, Caner (Feberbahçe'de oynamasa daha çok sevineceğim biri)' e kırmızı kart gösterdiğinde bir yazı yazmıştım.

Yazı da hakemin, ne olduğunu görmeden kırmızı kart çıkarmasını eleştirdim. Amca bu yazıyı komünistlere hakaret olarak almış. Olsun, sonuçta bir ideali var ve benim saygı duyacağım bir ideal. Hiç kırılmadım. Giderken de "bundan sonra maçları nerenle izlediğine iyi bak" dedi. Neyi neremle nasıl yaptığım konusundaki diğer eleştirilerde genellikle, tuhaf sebeplerle tuhaf insanlara hayranlıklar duyan; civelek insanlardan oluyor.

***

Murat Boz hayranları mesela. Ortada yapılan müzik gerçekten kabusbi şey. veya Mustafa Sandal unplugged ve canlıdurumu gibi. Daha da açıklayıcı bir örnek vereyim. Hülya, Seda, Leyla üçlüsü, Senfonik R&B yapsa ve bunların geri vokallerinde de kimse olmasa.

Senfoni de Londra Flarmoni olsa. Ben de kendimi, lime lime doğrasam ve  bir not bıraksam. "Cinnetime sebebi, dinlediğim eserdir" desem. Acaba kaç kişi benim neremle dinlediğimi sorgular? Kaç kişi de Flarmoni'ninyanlış nota basmasıyla çıldırdığımı iddia edebilir? Cinnetimin sebebi bellidir: "Kulak zarımın tam arkasından itibaren örselenmiş olması. Yemine söylüyorum, o gün bile binlerce değil milyonlarca insan, bana; "kıskandı, "anlamadı" "geri zekalı" der de, ortada müzik adına yapılan acayipliği sorgulamaz.

Ben de akıl hastanesinde veya ahirette yana yana akıllı bir huri aramaya devam ederim. Şimdi kim neyi neresiyle yaparsa yapsın; çapı çapulu neyse onu boş verelim. Bu kadar olay tam sakinleşmek üzereyken çıkıp; damı kapısı olmayan sözler eden insanın nesini anlatayım. İnternete bakın "bu iş hatıra fotoğrafı çektirmekle olmaz" diyen bir sanat değil, sanat eseri!İsteyen istediğini, neresiyle dinler veya icra ederse etsin.

Tamam ama; ya Allah aşkına; azcık da insan bu sanat sempatisi düşük memlekette yaşadığına şükreder. Bu ülke dışında müzik yapmak veya uyduruk uyduruk işlerle, baş tacı olabilmek başka nerede var. Oluyorsa da bundan bana ne?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA