Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Maç sinekleri

29 Nisan 2013 Pazartesi 00:00

Hepimiz adam gibi koşturunca, işin yükü de birimize kalmıyor. Benfica'yı pestil yaparken durum aynen böyleydi. Hep beraber kazanırken, hata da yapsan birinin üzerine yıkılmaz. Sonuçta "ne yaptıysak biz yaptık" diyorsun. Ancak, bazen de kaybetmeye başlamadan, yanlışları da göremiyor insan.


Bir tek Telegol isimli, zeka zirvelerini zorlayan programın böyle değil. Geri kalan, bilindikahlaklı işler hep böyle işliyor. Orada zeka patlamasından dolayı, telepatik bazlı tanrısallaşma örnekleri sunuluyor.

***

Elbette ülke genelinin o zeka algısıyla; analitik seviyede görüş sahibi olması beklenemez. Akılda yetmez ahlak ta.

Örneğin, futbol ne kadar kötü gider ve bozuklaşırsa, program daha köpükleniyor. Ağızlar, ayrık ayrık kalıyor. Şimdi burada tek tek bu "akıl küplerini" çözmeye çalışmayım. Çünkü kalemimle ikimiziz. Çok kafa yorarsam, şaşırma duygum geliyor. Elimdeki kaleme bakıyorum bakıyorum. Sonra o kalemi ne yapacağımı şaşırıyorum. Tekrar yazıya dönmekse çok zor oluyor. Kulağıma beynime iliklerime kadar o dört filozofun sözleri geliyor aklıma.

***

Bir tanesi, futbolun yanından geçmemiş, asıl işi ne; onu da anlamış değilim ama kaya gibi kararlı bir adam. Konuşuyor Allah ne verdiyse. Diğerlerini zaten biliyoruz. İşler iyi giderken, ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ama Erman Hocam öyle mi? O daima üretken. "Aykut" diyor; "bu takıma yetersiz."

Takım kim? Bizim Fenerbahçe. Küçümsemek için öyle demedim. Bildiğimiz bir takım demek istedim. Her yıl ya şampiyon veya ikinci. Başında kim olursa olsun durum bu. Bizim "Gol" de bu. Yorumcuların içine birikimlerini salladığı bir demlik gibi.

Çok koyu olursa sulandırıyorlar. Çok sulu oluyorsa, biraz daha yorum katıyorlar. "Ulan sen nasıl yeğenini koruyamadın lan" diyen adam hakem. "Çakar" diyorlar kızarsa. O da programda çakıyor. Sonra "ulan dediği insan; Fenerbahçe taraftarı", yayına bağlanıyor. Normal bir ülkede, ekrandan bir insana, öyle hitap eden insana kişisel dava üstüne dava açılır. Hukuk devletinde ama! Televizyon kanalıysa, ertesi gün tekzip anlamında artık ne yapacaksa yapar.

Fakat öyle olmuyor. Ne bir savcı bu işi takip ediyor. Ne de bir kurumsal özür. Yok çünkü, ülke böyle. Seyirci demek uyurgezer gibi bir şey. Sonunda ne oluyor?

***

Laik olduğunu sandığımız ülkemizde, Çakar; hakaret ettiği Fenerli kardeşimizden, "Helal"lik alıyor. Ama yine adamı fırçalıyorlar. Bu program Telegol değil. Ama aynı top oraya da yuvarlanmış. Hep gol hep gol. Bir Haiti ata sözü şöyle der:"Hakem kepaze olunca maçlar leşe bağlanır" mış.Yani, leşler olmazsa, sinekler; onlarda ekranda olmayınca, sinekten yağ mağ çıkmaz.

"Patpat"ı vurup; sineği yapıştırmaksa imkansız. Sen vızır vızır dolaş, ben canım isteyince Çakar'ım terbiyesizliği her hafta var. Futbol takımları, Fenerbahçe-Benfica maçındaki gibi oynaya bilse, etrafa bulaşacak, katrankalmaz. O geceyle ilgili "Salih biraz havalanmış pek maça asılmadı" diyene; "yuuh ulan" desek; ayıp mı olur!

Bence, 11 kanarya; her maçta adam gibi topun peşine düşsün. O zaman bu; cehaletin koynuna yuvalanmış, şopşilo denen maç sinekleri; topluca üşüşecekleri bir tek leş  bile bulamazlar.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA