Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Madik

03 Şubat 2015 Salı 16:12

Bizimkilere inanırsan, Türkiye uçuyor. Ekonomi, siyaset, insanlık, sanat, ahlak, ticaret. Bunların hepsine bir haller olmuş. Türkiye’den bakarsan, bir uçuş olduğu kesin. O da palavralar. Benzin fiyatları düşerken, hem de bütün dünya üzerinde, senin ülken sana madik atıyorsa, heralde bu madiği, dağlar taşlar atmıyor. Yönetici görünümlü, kainatın hakimleri atıyor. O kainatın, yerli hakimleri de, aha önünde, doya doya seyret. İzle, alkışla, yuhla, ağla. Hiç umurlarında değil. Adam hem ince bıyıklı, hem ince zekalı. Ülkesinde, insanını çatır çatır öldürene terörist diyor. Kobani de savaşana kardeşim. Ya, hani olur da yapmacıklığın, bu kadarı olur. Kobani’deki kardeşi, bin kere bundan daha akıllı. O bile maytap geçiyor. “Yakında, bunlar Abdullah Öcalan’dan size selam getirmişim bile diyebilirler” diye kafa yapıyorlar. Ama rahat bizimkiler, hiç oralı değil. Halk ne yapacak? İş sadece seçim değil ki. Film bitmiştir. Buradan böyle görünmeyebilir. Ama şu an biten filmi, birileri geri almaya çalışırken, diğeleri de sinema salonundaki seyircileri, içerde tutmak için, şaklabanlıklar peşindedir. Seyirci, açtır ama aç açla kandırılmaktadır. Uzaktan uzağa, yalana yalana,izlemektedir. Yıllardır yaptığı gibi.

Seyirciye, fındık fıstık, dağıtılmaktadır. Olmazsa da zulada; karpuz kesecektik, ayakları. “Kes lan karpuzu” dersen, o da olmaz. Karpuz kesilmiş, dilimlenmiş. Yemişler, içmişler. Şimdi, seyirci uyanırsa ne olacak korkusu. Bayrak, toprak, defter, kitap, kavun, karpuz, orman, rüşvet, yalan, talan; hiç bir şey umurlarında değil. Yeterki, öpüp okşadıklarımız yanımıza kar kalsın. Vallahi; kalır mı kalır; Allah korusun.

Bu bir Türk’ün ülkesinden baktığında gördükleri. Çoğuda yerli aktörlerle çevrilmiş. Kötü senaryolu, geri zekalı televizyon dizileri gibi. Aynı şapşallığı, defalarca izlemekten duyulan, haz. “Kafayı yorma, gerisini sal gitsin”.
Oysa, aynı filmin bir de Avrupa ve özellikle Kuzey Amerika’dan yansıması var. Olay çok farklı. Bütün ülkelerde, gitgite artan bir İslam sevgisi, çok kaygılandırıyor, oradaki egemen güçler, tedirgin. Bu kayının nedeni, İslam’ın diğer dinler karşısındaki mucizeleri veya süperlikleri falan değil.

İşin orası, zaten kimsenin ilgilendiği bir alan değil. Mucize, reformist kafanın fazla bastığı bir efsane türü olarak alınmıyor, o topraklarda. Korku şu: Avrupa’lı vatandaşlar, dünyadaki müslüman bölgelerde yaşayan veya onun dışındaki müslümanları tanıyınca, iş değişmiş. O zaman anlamışlar ki; bu terör yapanlarla, aile yapısına bağlı müslümanlar arasında uçurum var. Bir tanesi insanlığı öldürürken; diğeri insanlıktan besleniyor. Ve biraz daha, tanıyınca müslman insanları, arkadaşlıklar da gelişmiş. Sonrasında, tüm bu ortadoğu terörünün patronlarını anlamışlar. Yıllardır, dünyanın cellatlığını yapanların kendi ülkelerinin, efsane yöneticiler olduğu görmüşler.

İşte sorun burada başlıyor. Başta İngiltere olmak üzere halk hesap soruyor, hem de medyada soruyor. “Sana ne Ortadoğu’daki savaştan, sen önce ülkendeki işsizliği düzelt” diyor. Fakat Avrupa geri zekalı olduğu için, bizim şirin başbakanımızın, iş teklifini göremiyor. Belki de kıskanıyorlardır. Ha ha ha!

Bu da çok önemli değil, demokrasi de olur bunlar. Ama olmaması gereken, oralarda, islamiyet sevgisinin yükselmesi. Öyle olunca, gidip müslüman öldürmek veya o ülkelerde karışıklık çıkartmak, silah satmak zorlaşıyor.

Zaten, toplumları dizayn ederken mutlaka korku denen unsurdan yararlanılır. Ama Avrupa’da din aracılığıyla korku yaratılamayacağı için, yıllardır müslümanlar gelecek bizi kesecek palavrası vardı.

Şimdi ortaya çıktı kı; kesme işini yapan ve yaptıran aynı şey para ve cehaletin yanyana gelmesi. O yüzden, müslümanlığa olan sevginin önü kesilerek, Doğu’dan gelecekler bizi kesecekler korkusunu yeniden yeşertmektir tüm çırpınışlar. Bizimkileri defterden silmelerinin en önemli sebebi de budur. Çünkü, toplumdaki din tüccarlığının yayılması, Avrupa’nın ve Kuzey Amerika’nın en büyük korkusudur. Yoksa, sen 24 saat ibadet etsen, Joni bundan memnun olur. Yeterki, onun tekerine taş koyma. Bizimkileri, din tüccarlığını yaparken, kendilerini dünyadan soyutlamaya çalışmaları da bu yüzdendir. Çünkü, Avrupa Kıtası ve diğer okyanus ötesi, fişi çekmiştir. Keşke mümkün olsa 10 gün, bir dolaşsa insanlar oralarda, herşey o kadar açık ki.

Seçim, başkan, hepsi bizim kendi kendimize oynadığımız bir, tombala gibi; en fazla 99 bilemedin 100 çıkacak torbadan. Ama asıl torbacı dışarda. Sen kafanı ister çevir; ister, kuma kuma göm. Film buydu. Sen sinemada sadece uyudun sanırım. Devam, eyvallah ama neye devam; bakalım...

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA