Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Masal suçludur

19 Ağustos 2016 Cuma 15:02

    

Bir insan,  bir kez anlamaz. Sonra bir daha anlamaz. En sonunda düşünür, ben neden anlamıyorum” der.
Bu durumda, en zor itiraf, en zor cevaptır. “Salak olduğum için anlamıyorum ifadesidir, itici olan. Çünkü, insan yönlenmesinin olumlu tarafı, övgü ve sevgi ile gelişir. Bu yüzden, kimse ben saftiriğim bile demez. Çünkü kandırılan insana kimse yanında iş vermez. Anlamayan insan ne yapar bu durumda? 
Genelde; öğrenmek isteyen ve anlamayan birisi; konuyu bilen başka birine bir açıklama yaptırır, “neden oluyor bunlar” diye.
Yapılan açıklamadan tatmin yine olmazsa, o zaman da bilgilenme yoluna gider. Okur araştırır öğrenir. Bu yoldan gidilmesi için, iletişim ve düşünce özgürlüğü olması gerekir.
İşini iyi yapamayanların; amirleştiği geri kalmış ülkelerin, ana  işleyişleri de bu merkezde düğümlenir.
İletişim olsun, düşünce de olsun; ama özgürlük asla
Çok korkar, diktatörler ve faşist katiller özgürlükten. İstemezler; halk düşünsün ve olan biten namussuzluğu, patlayan değil; patlatılan bombaların hesabını sorsun.
Anlayamayan insanın aklını karşıtırmak için her yolu dener, uluslararası sömürü.Günümüzde olmasa bile geçmiş yüzyıllarda, bunı din yoluyla yapmak çok kolaydı bu işi
Allah yakar, yıkar ve cezalandırır korkusu devletin temelinde vardı
Belki yine var. O korkunun olması çok problem değil. İnsani bir korku o. 
Ölüm ve sonrasının bilinmezliğinin, korkusu.
Sorun o korkunun, devlet eliyle yayılması. İşte gericilik bu. Ortaçağ ile beraber kapanan bir dönem o. Burada yazamıyorum ama kapandığı ülke çok demek istedim. Mesela Atatürk o dönemi kapatan, bir dehadır.
Anlamayan insandan korkmayan Atatürk. Keşke anayamayan insanın neden korktuğunu da anlatsaymış. 
Bir bölgede bile korku ile ülke yönetiliyorsa, devrimlerde çatırdıyor demektir.
O zaman; anlayamayan insanın korkusu taze kalmışdemektir
Korkusuz insan çok rahat düşünür, sorgular ve hesap sorar. Korkusuzluk akla dayalı olduğunda toplum gelişmiş demektir. Yoksa cahilin kaderciliği de korkusuzluk getirir. Diğer dünyanın ödülleri de bu mantıkla vardır. Huri ile sex yine böyle bir uydurmanın, uzantısıdır.
Sen; haksızlığa ve mantıksızlığa karşı sus diye, gevşet kendini diye faşizmin oyunudur buAkis halde, susmayabilir insan. Yeter artık der ve isyanını demokratik yollardan gösterir. En azından, cinayete, namussuzluğa dur der. Anlar veya anlamaya başlar, olanları. Korkmazsa elbette, devletten.
Bir ülkede; bir yıl terör olur, iki, beş veya on. Ama daha fazlası olmaz. Daha uzun sürüyorsa orada bir başka iş çevirilmektedir.
Ticaret vardır orada. Ilgıt ılgıt kan ve onun balya balya parası vardır
İşte tüm korku, bunun açığa çıkması değildir. Korku insanın düşünmeye özgürce başlayabilmesidir. Oysa, Orta Doğu’da insan düşünür ve anlamaz. Anlamaz ve bir daha düşünür. Sonunda özgürlük ve onun koruması hukuk olmadığı için yenik düşer. Neye yenik düşer? Faşizmin, din alıp satmasının paraya dönüştüğü silah ve kan ticaretine. 
Özgürlüğü, aklına getirdiğinde, adaletsizliği; ahiret ve cennetle, haksızlığa uğradığında ise, kaderler anlamaya çalışır, garipse ve kimsesizse insanlar. İnsanların garipliği, 100 doların, 10 dolarını 90 kişi; 90 dolarını da 10 kişi paylaşmaındadır. Milli birlik veye beraberlik masallarıyla geçer gider ömür; insan bu dünyadan göçüp gitmezse. 
Hayatta kalmanın ve hapishaneye girmeden, yaşamanın bir sanat olduğu ülkelerde, yaşam çok bayat sıkıcı ve gerçekten çok acıdır. Aynı masal, söylenmekten bıkmaz mı be arkadaş? Suçlu masal demek, bile korkudandır aslında; masalcıyı söylemeden. Bıktık be!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA