Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Mavra

12 Mayıs 2015 Salı 13:10

Çok çeşitli gelişmişlik ölçüleri vardır. Ülkelerin ve elbette onları oluşturan sınıflar için. Bunları yazarken sınıfsız toplum ideali aklımdan çıkmasa da; gerçekleşmesi zor. Zor; çünkü, sınıfsız toplum için ya yeni bir din bulmak veya en fazla 100 kişilik bir komün yaratmak gerekecek. Sınıfın üst katmanları zaten böyle sınıfsız bir dini seçmeyeceği için de proje yatar. Komün yaşamsa, 100 kişiyi geçince, Türkiyedeki din temelli siyasete döner. Bir köşesinden, ırk ve etnik köken; diğer köşesinden özgürlük diye diye geçer süreç. Adına, faşizmin sonucu ortaya çıkan ve tamamen aldatmaca olan demokrasi adlı; egemen güç sömürüsü, olan uzantı yönetim kalır. O da seni bağırta bağırta gebertir. Acımaz, Özgürlük,eşitlik adalet, ekmek, gül, kadın ve çocuk diye diye gidersin.

Üstelik emperyalizm seni kendi elleriyle de boğmaz. Abine ablana, kardeşine, hemşerilerine vurdurur. O yüzdendir, “en büyük asker, bizim asker”,
"ezan susmaz, bayrak inmez” dolduruşları.

En büyük asker, gariban halktır. Ellerine silah verilir; vurun lan birbirinizi. Yetmez, seçimle işbaşına gelen Başbakan’ı asarsın. Sen asarsın, aynı toprağın çocuğunu. Asker en büyük diye bağıra bağıra darbe yaparlar, çocuklarının ellerine silah veren, faşistler. Gelirler, oy isterler verirsin hem de %92 oranında.

Cehaletin yanına yeryüzene hiç gelmemiş, sahtekarlık dini diye bir saçmalık öğretir, diğer cahiller topluma. Aklına geleni; Diyanet veya Müftülüğe sorsan neyse? Sokak aralarında siyasetçilerin yalakları dolaşır. Oy avcısı din tacirleri, pis, pasaklı ve yalancı. Onlarla bilinçler karartılır.

Tüm bunlar bir başkaldırı korkusundandır. Çünkü, cahil halk yığınları anlamadan çoşarsa, yakar yıkar asar keser. Faşist; ölmekten çok korkar, dinci faşist daha da korkar. Hem hapis yat; hem kepaze ol hem cehennem. Delirmesi de bu yüzdendir. Son döneminde, sakin sakin ölen nadir cunta lideri vardır. Elbette kafası çalışmayan aptal biriyse hiç sorun yok. Bu örneklerin en önemli temsilcilerinde, biri aramızdan ayrıldı. Ve ömrü boyunca, insanlık adına cinayet işlediğine gururlanan, bir salaktı. % 92 oy almış bu şebeklerden çok sık gelmez.

Önemli olan onların ahirete beleş bilet almaları değildir.  O şanlı değil; kanlı bayrağı emanet alanların ne yaptığı?  Kenan isimli o zavallı, hep Atatürk diyerek, ölümlere selam çaktı. Atatürk’ü kullandı. Helada, pisuvarlarının duvarda, nasıl alttan desteksiz durduğunu algılamayacak kadar salak bir adam; devlete baş oldu. Ve bu necip halk oy verdi.

İşin komiği, sayesinde, sülalesini zengin eden; rüşvetle başlayan, torba torba balya balya ülke soyma işinin ağa babaları da adamın cenazesinde yok. Niye? Asıl bu işin ustası, oydu. Ha biraz “çağşak” tı. Ama ne fark etti. Gelir dağılımının içine etme oranı veya ölen insan sayısı düştü diye; kardeş kardeş, çamura gidi gidi verirken. Bir tek arkadaşımızın bile kalbini kırmaya değmez bir siyasi dönemeçte, ha o ha bu.
Yepyeni bir bağımsızlık savaşı; hem de uluslararası boyutta vermeden, karanlıklar aydınlığa falan çıkmaz. Bu yüzden, hangi sömürge siyasetçi baş olursa olsun; ülkenin Avrupa Birliği’ne üye olmasının önünü kesmek, boynunun borcu olacaktır. Aksi taktirde, bindiği dal ve para muslukları anında kesilir. Ülkenin geri kalmışlığı içinde, kendimizi ne kadar geliştirebilirsek, olay odur. Gerisi vıy vıy vıy; mavra da mavra.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA