Murat Büyükçelebi / Gazeteci / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Murat Büyükçelebi / Gazeteci / Yazar

Medyamızın tirajikomik hali!

17 Eylül 2014 Çarşamba 17:12

12 yıllık AKP iktidarı döneminde Türkiye’de yaşanan erozyondan en büyük nasibini medya aldı. Gazetecilerin iktidar baskısı altında ezildiği, işsiz kaldığı ya da mesleklerini yaparken kılı kırk yardıkları bir dönemden geçtik. Geçmiş iktidar dönemlerinde de benzer baskılar yaşanmış, ancak bu kadar şiddetli ve acımasız olmamıştı.

                                                                       ***

Ancak günümüzde olduğu gibi medya ‘’yandaş- candaş’’ diye bölünmemişti. Bu kadar gazeteci işsiz kalmamıştı. Medyanın tamamına yakını hiçbir zaman iktidarın kontrolüne geçmemişti. Türkiye’de yaşanan bu rezaleti artık dünya biliyor. Ben buradan başka bir şeye değinmek istiyorum. Gazeteler arasında yaşanan trajikomik rekabete...

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gazetelerin birbiriyle olan tiraj rekabeti büyük bir yarışı beraberinde getirirdi. Gazetelerde sabahları yazı işleri toplantısından önce bütün gazeteler okunur ve kim en iyi manşeti atmış, kim en iyi özel haberi yapmış tartışılırdı. Ve her gün en iyi manşeti yakalamak için amansız bir mücadele edilirdi.. İşini iyi yapan gazete de karşılığını okurdan görürdü…

 Gazete patronlarının yayının başına getirdiği yöneticiden beklediği en büyük başarı tirajdır. Doğru olanı da budur. Çünkü satmayan bir gazeteye, yani erişimi düşük olan bir gazeteye ilan almak imkansızdır. Bu da gazetenin yaşama şansını yok eder. Ve sonunda rakipleriyle mücadele edemez hale gelir. Kapanıp, yok olan gazeteler arasındaki yerini alır.

                                                                ***

Yayın yönetmenlerinin korkulu rüyasıdır tiraj raporları… Heyecanla bakılır her gün ne kadar tiraj aldık veya ne kadar tiraj kaybettik diye… Çünkü bu işin sonunda koltuğunu kaybetmek vardır… İşte bu korku, her gün daha iyi gazete yapmaya zorlar yöneticileri…

Türkiye’de çok şey değişti dedik ya,

Artık bu rekabet ve iyi gazete yapma mücadelesi bitti. Yerini iktidarı kızdırmadan nasıl yaşarım mücadelesi başladı. Yandaş medyada ise böyle bir kaygı yok. Gazetenin satıp satmaması da çok önemli değil. Zaten iktidarı destekleyen medya patronları, gazetelerin başına tecrübeli ve işini bilen yönetici getirmiyor.

 Daha düşük profili olan kişilerle bu işi götürmeyi hedefliyor. Halk tarafından beğenilen çok okunan yazar yerine iktidar borazanlığı yapan daha önce kimsenin tanımadığı kişiler köşeleri tutuyor. Bu yüzden ''yandaş'' denilen medyada bir türlü başarı yakalanamıyor. Hatta, şu anki cumhurbaşkanı dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisine yakın olan medya patronlarına bu başarısızlığın hesabını soruyor. Hatta kulislerde konuşulana göre tiraj fırçası atıyor..

                                                                       ***

Peki işler nasıl yürüyor,

İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Çünkü dünyada benzerine rastlanmamış bir çark dönüyor. 15 ile 20 bin satan gazeteler, 100 binin üzerinde satıyormuş gibi gösterilip devletin basın ilan kurumundan ayda yüz binlerce liralık ilan alıyor. Devlet bankalarından ve iktidara yakın şirketlerden gelen ilanlar ise cabası. İşte günümüz medyasının başarı kriteri(!)

                                                                    ***

Peki batıda nasıl;

Bugün ajanslara yansıyan, hem de Türkiye’de yaşanan komediyi gözümüzün içine sokacak bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum… Haber, Fransa’nın iki önemli gazetesinin nasıl kapanma noktasına geldiği ile ilgili…

LİBERATİON VE LE MONDE ÇARESİZ

Fransız yazar ve filozof Jean Paul Sartre tarafından 1973’te kurularak yayın hayatına başlayan Liberation’un günlük tirajı 170 binden 75-80 bine düşünce gazete direktörü Laurent Joffrin şu açıklamayı yapıyor: Merkezi Paris’te olan gazeteyi Paris dışına taşıyıp tensikata gideceğiz. Ayakta kalabilmek için başka çaremiz kalmadı…

Fransa’nın 70 yıllık gazetesi Le Monde ise 320 binlik tirajının giderek erimesi üzerine zor günler geçiriyor. Bin 500 çalışanı olan Le Monde şimdilik tensikata gitmeyeceğini, ancak  internet gazeteciliğine ağırlık vereceklerini açıklıyor.

                                                                    ***

Yani anlayacağınız Fransızlar bu işlerin nasıl yürüyeceğine de Fransız kalmış!!!

YORUMLAR
Yayla
Özlem
Murat Bey güzel özetlemiş. Ben de bir gazeteciydim maalesef Türk basının acıklı hali. Gazeteciliğin ne itibarı kaldı ne saygınlığı. Kimlerin eline kaldı üzülüyorum gençlere...
16 Ekim 2014 Perşembe 12:00
92.44.29.7
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA