Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

MENDERES'İN ADAMLARI DA BÖYLEYDİ

11 Nisan 2014 Cuma 00:01

~CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na saldıran Orhan Övet’in tipine dikkat ettiniz mi?  Karanlık sokaklarda imal edilmiş parti militanlarından birisi…  Polisteki ifadesinden çıkartıyoruz ki  AKP iktidarını çok seviyor ve bu hükümeti eleştirdiği için de Sayın Kılıçdaroğlu’na düşman olmuş.

Öncelikle bilinmelidir ki Orhan Övet yalnız değildir. Bunun gibi yüz binler aramızda dolaşmaktadır. Aklından çok duygularıyla hareket eden ve beyninin hayvansal alanını kullanan bu tipler, her  zaman aklını kullananlardan çok oldular. Bunların siyasette bir baskı gücü olarak kullanılması, demokrasilerin önündeki en büyük engel oldu. Orhan Övet tipindekiler geçmişte de vardılar.

Bu tipler; karşımıza, en fazla 1950-60 arasındaki Demokrat Parti (DP) iktidarının son yıllarında çıkmışlardır. O dönemin başbakanı olan Adnan Menderes, “Ben halktan şu kadar oy aldım, ne yaparsam haklıyım!” havalarındaydı. Muhalefetin de sesini Orhan Övet zihniyetindeki kara kalabalıkları kullanarak kısmaya çabalıyordu. Başbakan Menderes, parti militanı haline getirdiği valilerine söylüyor; o valiler de dönemin Orhan Övet’lerini CHP’ye karşı kullanıyorlardı.
UŞAK SALDIRISI 

Demokrat Parti iktidardan iken CHP ana muhalefet partisi idi. Muhalefete yönelik baskı alabildiğine artmıştı. Basın türlü cezalarla susturuluyor; üniversitelerdeki hürriyet sesleri boğulmaya çalışılıyordu. CHP Lideri İsmet İnönü, 1959 Nisan ayında Uşak’ı ziyaret edeceğini açıklayınca DP iktidarının İçişleri Bakanı Namık Gedik, İsmet İnönü’ye ihtarda bulundu ve “Oralarda halk çok heyecanlı. Çıkabilecek olaylardan hükümetimiz sorumlu olamaz, gitmeyiniz.” Dedi.
İsmet Paşa, “Güvenliği sağlamak iktidarın görevidir.” diyerek bu tehdide karşı çıktı. 30 Nisan’da trenle Uşak’a geldi. Burada toplanan halka konuşma yapması Uşak Valisi tarafından engellendi. Onu karşılayanların suç işlemiş olacağı anonsları yaptırıldı. Çarşıdan geçerken otomobiline Orhan Övet zihniyetindeki DP’liler  bardaklar fırlattılar.  Polis onlara dokunmazken İnönü’nün kaldığı evin çevresinde toplanan CHP’lileri ise gaz bombaları atarak dağıttı. 

Uşak Valisi’nin, İsmet İnönü’nün vurulması için kendi şoförüne emir verdiği bile söylendi. Ertesi günü dönüşte tren istasyonunda DP’liler İsmat Paşa’ya saldırdılar. Atılan taşlarla gazeteciler yaralandılar. Aynı biçimde İsmet Paşa’nın da başı yarıldı ve Uşak’tan güçlükle ayrıldılar. Orhan Övet’ler çok mutluydular…
TOPKAPI LİNÇ GİRİŞİMİ
Bu olayların ardından 5 Mayıs’ta İsmet İnönü’nün İstanbul’a geleceği haberi çıktı. Saat 14.00’te İsmet Paşa Yeşilköy Havalimanı’na inen İsmet Paşa yasaklanmasına karşın büyük bir konvoyla şehre yöneldi. Topkapı’ya gelince, İnönü’nün aracının arkasındaki polis otomobili ters dönerek yolu geriden gelen CHP’lilerin geçişini önleyecek biçimde kesti. Daha önceden polis aldığı önemlerle birkaç kişilik CHP’li gruplar oluşmasına bile izin vermiyordu. Ama Topkapı’da DP’liler ellerinde pankartlarla toplanmışlardı. Aralarında taşlı sopalı Orhan Övet’ler vardı. Bunlar İnönü’nün arabasının çevresini sardılar. Küfür ederek başladıkları saldırılar taş atmaya dönüştü. Taşa tutulan aracın camları kırıldı. Otomobilin kapılarını açıp İnönü’yü linç etmeye çalıştılar. Saldırganlardan bir Orhan Övet aracın üstüne çıkıp orada tepinmeye başladı, tavanı çökertti.
İktidarın emrindeki polis en küçük bir önlem almamıştı, yapılan bu ağır saldırıyı da izlemekle yetiniyordu.
Tam bu sırada durumun vahimleştiğini gören Süvari Binbaşısı Turhan Bayraktar yanındaki bir takım askeri harekete geçirerek saldırganları dağıttı ve İsmet Paşa’nın otomobilinin şehre girmesini sağladı. Bu sırada arkadaki araçların da önü açılmıştı.
İstanbul’da yol boyunca binalardan İsmet Paşa’ya çiçekler atılıyordu. Oralara gelen üniversite öğrencileri, “Hürriyet isteriz, adalet isteriz!” diye bağırıyorlar, Demokrat Parti’nin polisi bunları copluyor; zaman zaman da gaz bombaları atarak İsmet Paşa’nın otomobili çevresinde koşan CHP’lileri dağıtmaya çabalıyordu.
İsmet İnönü, CHP İl Binası’nda yaptığı balkon konuşmasında, “Zulümle iktidarda kalmak mümkün değildir.” diyordu. Ama Başbakan Menderes baskısını daha da artırmaktaydı. Bu olaydan bir yıl  sonra 27 Mayıs Harekâtı denilen askeri darbe ile DP iktidarı devriliyordu.
Bugün Türkiye giderek 1959 Türkiyesine benziyor. Başbakan Erdoğan’ın öfke ve nefret saçan dili, toplumu geriyor. Bu gerginlikten iktidar oy devşirse bile yitiren bütün millet oluyor.
Umarım ki Sayın Başbakan; ana muhalefet liderine atılan yumruğun aslında kendi elinden çıkmış olduğunu idrak eder de bu gerginlik/öfke siyasetinin bumerang olabileceğini anlar.
Kendisine önerim, MHP Lideri Devlet Bahçeli gibi kendi tabanına sağduyulu çağrılarda bulunmasıdır. Unutulmasın ki kara kalabalıklar demokrasinin en büyük düşmanıdır.

(Kaynak: 1- İsmet İnönü’nün Uşakta Taşlanması Olayının Sebep ve Sonuçları, Yazan: Mehmet Karayaman, 2-Bilinmeyen Yönleriyle Cumhuriyet tarihi, Yazan: Alpay Kabacalı)

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA