Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Mete Han olsa kellelerini kestirmişti

23 Şubat 2015 Pazartesi 14:26

 

 

AKP iktidarı bir ilke daha imza attı.

Türkiye Cumhuriyeti, tarihinde ilk kez, bu iktidar zamanında toprak kaybetti. Suriye’nin içlerinde bulunan Süleyman Şah türbesinin bulunduğu alanı terk ettik.

Bu durumun Türk tarihindeki karşılığı nedir? Bu iş kahramanlık mıdır yoksa ihanet midir? 

Gelin sizi günümüzden tam 2224 yıl öncesine götürelim.  

Yabgu (Hakan/İmparator) Mete, babası ve onun yandaşlarıyla savaşarak Hunların başına geçmiştir. Bu çatışma ortamında dönemin Tung-hu (Moğol) başbuğu, onları sıkıştırmak için elçi yollayarak Mete’den atını ve hanımını ister. Bu konuyu beylerine danışan Mete, onların karşı çıktığını görünce, “Devletin kalıcılığı için bir at ve bir hatun pek önemli değildir.” der istenenleri yollar.

Bundan sonra Moğollar, Mete’den o dönemde işe yaramayan, ıssız bir toprak parçasını isterler.

Mete beylerini yeniden toplar ve durumu onlara açıklar. Beyler, “Orası ıssız ve işe yaramaz bir bölgedir, verelim!” derler.

Mete, “Toprak, bir devletin temelidir. Onu vermeyi nasıl kabul edersiniz?” diye kükrer ve toprak verelim diyen beylerin tümünün kellerini kestirir. Sonra da ordusunu çekip Tung-hulara saldırır, onları bozguna uğratır.

600 seneden fazla yaşayan Hun Devleti işte bu irade ile kurulur. Bu iradeyi merak edenler tarafımızdan yazılan “Yabancı Kaynaklara Göre TÜRK KİMLİĞİ” isimli inceleme eserimize bakabilirler. O kitapta buna benzer çok öğretici gerçekleri bulacaksınız…

PKK’DAN YARDIM ALARAK

Türk tarihine bakın! Ne zaman ki Türkler bir yerden geri çekilmeye başlamış ise bunun arkası gelmiş ve bu çekiliş bir çöküşe dönüşmüştür. Osmanlı Devleti’nin Viyana kapılarından geri çekilmeye başlamasıyla 17. Yüzyıl’ın sonunda devreye giren süreç, 1918 kasımında İstanbul’un da düşman işgaline uğramasıyla sonuçlanmış ve Anadolu bile paylaşılmıştı.

Buna karşı direnen Mustafa Kemal ve arkadaşları Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdular ve 1923 yılı 24 Temmuz’unda Lozan anlaşmasıyla bugünkü sınırlarımız belirlendi.  Sonraki dönemde, Türkiye yeni topraklar da kazandı. 1938 yılında Mustafa Kemal, İskenderun ve Hatay bölgesini Fransızlardan alarak sınırlarımıza kattı. Hem de ağır hasta iken…

1974’te Ecevit hükümeti Kıbrıs’a çıkarma yaparak adanın kuzeyine el koydu.

Peki “Dünya Lideri” havalarında ortalıkta nutuk atan, “Biz kefenimizi giyerek yola çıktık!” nutuklarıyla kahramanlık türküleri söyleyen Tayyip Erdoğan döneminde neler oldu?

Tarihte ilk kez bu milletin askerinin başına başka bir ordunun askeri çuval geçirdi. Bu rezalet karşısında ABD’ye siyasi nota verip vermeyeceğini soran gazeteciye,  dönemin Başbakanı, “Ne notası, müzik notası mı?” diye cevap verdi. Verdi de bu korkaklığı bizim AKP seçmeni duyamadı.

Yetmedi; Güneydoğu’da askerlerimizi sokak ortasında kafasından vurarak güpegündüz öldürenlerle açık açık pazarlık yaptılar. Asker kışladan, polis karakoldan çıkamaz hale getirildi. PKK ile yapılan pazarlıkta, Türkiye’nin her yanına terör örgütünün bomba yığdığı söylendi de önlem alınmadı.

Suriye’deki toprağımızı meşhur “Esed rejimi”ne terk eden bu hükümet, şu an Güneydoğu’dan da çekilme pazarlığı yapılıyor. Barış süreci demek, Güneydoğu’dan çekilerek orayı PKK’ye terk etme sürecidir…

Zaten Suriye’deki Türk toprağını terk etmek için bile bu hükümet PKK’nın Suriye’deki kolu PYD’den izin ve yardım almak zorunda kalmıştır. Bunun ne anlama geldiğini de AKP’ye oy veren vatandaş düşünmelidir. Buradan Erzurumlu’ya, Sivaslı’ya, Tokatlı’ya, Çorumlu’ya, Ankaralı’ya, Bolulu’ya, Maraşlı’ya, Adanalı’ya, yani bütün Türkiye’ye soruyorum: AKP’ye verdiğiniz oyun bu ülkeyi ne hale getirdiğini ne zaman anlayacaksınız? Sandıkları kullanarak Türkiye’yi yıkıma sürükleyenlere ne zamana kadar destek vereceksiniz?

AKP kurmayları ve yandaş medyanın ağızlarından düşürmedikleri “Yeni Türkiye” işte budur. Yeni toprak kazanmayı değil rakiplerine kendi toprağını verebilen bir zihniyet. Öyle ki PKK bile onun ensesine vuruyor, diz çöktürüyor; pazarlık masasında yalvartıyor.

Öyle değil mi benim Yozgatlı kardeşim? Güneydoğu’da elinde kalaşnikofla sokaklarda gruplar halinde dolaşanlara dokunamayan bu hükümet, güvenlik yasası çıkartmak adı altında seni daha ne zamana kadar kandıracak?

Ve sen daha ne zamana kadar bu yıkım politikasına destek olacaksın?

Senin bu desteğin değil midir PKK’yı böyle azdıran? Senin desteğin olmasa AKP hükümeti, Suriye’deki ata toprağını güya karşı olduğu Esed rejimine bırakıp da kaçabilir miydi?

 

 

  

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA