Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Nerede şu akiller?

02 Haziran 2013 Pazar 00:15

Şu an Türkiye’nin 7 bölgesinde, güya memlekete barışı getirmek üzere çabalayan akiller grubu var.

Bunlar; gittikleri her yerde protestolarla karşılandılar.

Her yerde aşağılandılar.
Ama inatla işlerine devam ediyorlar.

PKK’nın yaptıklarını millete güzel göstermek için her şeyi yapıyorlar.

Onlardaki bu inadı görünce, insan, “Demekki toplumsal barış uğruna her şeye katlanıyorlar!” diye düşünmek de istiyor.

Lakin; Taksim olayları gösterdi ki bunların derdi toplumsal barış değil.

Eğer öyle olsaydı; halk Taksim’de polis şiddetine uğrarken bunlar ortaya çıkarlar da tepki gösterirlerdi.

Eğer bunlarda biraz sivil ruh bulunsaydı; İstanbul’a sahip çıkanların yanında yer alırlardı.

Ama beş gün boyunca hiçbirinden tıs çıkmadı.

Artiz Kadir İnanır yüksek perdeden konuşmadı.

Orhan Gencebay, Taksim’e gelip “Hepimiz kardeşiz” diye şiir okumadı.

Hülya Koçyiğit; “ağzını açıp da ağaçtan-çiçekten bile söz edemedi.

Ya Doğu’da malum şeyhin barınağında horlanan, erkeklerden aşağı konulan; erkeklerin alındığı odaya alınmayan… Eksik etek; saçı uzun aklı kısa ilan edilen Kezban Hatemi?..

Acaba Taksim’e kışla adı altında AVM dikilmesini hukukçuluğunun hangi maddesine sığdırıyor acaba?

Elbette heyetteki türbanlı hanımlardan hiç bahsetmiyorum. Onların derdi ne insan hakları, ne toplumsal barış; ne İstanbul’un korunması… Onlar kendi ideolojileri doğrultusunda Türkiye’yi Araplaştıracak projelerle ilgililer. Bu proje gelişirse demokrasi vardır; Araplaştırmaya karşı çıkılırsa bu darbeciliktir.

 

BRUCE WİLLİS

Amerikalı aktör Bruce Willis bile Taksim parkında yaşanan iktidar zulmüne karşı isyan etti. Bruce Willis aslında Amerikan milliyetçisi, yani tutucu bir oyuncudur. Avrupa’nın her yerinde insanlar yürüyor. Türkiye’nin her yanında insanlar sokakta.

Ama bu ülkede kendisini bir değer zanneden milyonlarca insan ortada yok. Onlar; seyretmekle yetiniyorlar. Özellikle de sanatçıların; aydınların böyle sivil eylemlerde yer alması, topluma moral vermesi gerekirken…

Hatırlayın. Bir de “Yetmez Ama Evet” diyenler vardı. Bunlar güya demokrasi adına; AKP’nin anayasayı değiştiren yasa değişikliğine destek olmuşlardı.

O destekledikleri iktidar şimdi milletin tozunu attırıyor. Lakin bu yetmez ama evetçiler evlerine kapanmışlar; perdeyi çekmişler. Hükümet yürüyenlere ne yaparsa yapsın bize ne, havasındalar.

İşin kötü tarafı bu yetmez ama evetçilerin ortalıkta sanatçı veya aydın gibi gezinmeleri…

Onlar da yok ortada.

***

Dün Başbakan Erdoğan konuştu. Ben bekledim ki, Taksim Meydanı’na kışla adı altında bir AVM veya otelin yapılmayacağını söylesin. Ama tersi oldu. Bunca olaylara karşın; Başbakan, oraya AVM mi müze mi otel mi yapılacağına daha karar verilmediğini açıkladı.

Bu ne demektir?

İleride protestolar durduğunda Taksim’in göbeğine kışla görüntülü bir AVM yapılacaktır. Bunun bir kısmı AVM, bir kısmı otel de olabilir.

Dün yazdığımız gibi bütün Türkiye’yi hatta dünyayı ayağa kaldıran  Taksim olaylarının ana sebebi işte budur: İktidar oraya, para fabrikası gibi çalışacak ve yandaşları zengin edecek bir işyeri/otel yaptırmak istiyor.

İstanbul’un bilinçli insanları ise orasının park olarak kalması için mücadele veriyor.

Bu gerçek İstanbulluları yürekten alkışlıyorum.

Benim yerim direnişçilerin yanı. Çünkü akil değilim.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA