Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Nobel ödülü Cumhuriyete

14 Ekim 2015 Çarşamba 15:35

   
Haber gerçekten çok önemli: 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü alan üç isimden birisi Prof. Dr. Aziz Sancar. Ödülü, “hasar gören DNA’yı hücrelerin nasıl onardığını ve genetik bilgiyi nasıl koruma altına aldığını” ortaya çıkardıkları için kazanmışlar. Bu çalışma ile hücrelerin nasıl işlediğine yönelik son derece önemli bilgi sağlayarak yeni kanser tedavilerinin geliştirilmesine yol açmışlar.
İnsanın kimyasal yapısının en derinlerine ulaşarak, oralarda meydana gelen çok ayrıntılı gelişmeleri açığa çıkarmışlar. Gerçekten de büyük ödülü hak etmişler.
Orhan Pamuk’a Ergenekon kumpasçılarına verdiği destek için hediye edilen Nobel Edebiyat Ödülü’ne benzemez kimya ödülü... Tamamen bilim kaynaklıdır.

 EŞİTLİKTE YARIŞMIŞ

1946 yılına gidin... Hem de Mardin’in Savur ilçesine... Yoksul Türkiye’nin en yoksul bölgesinde doğuyor Aziz Sancar. Anası babası, benim anam babam gibi okuma yazma bilmiyor ama doğuştan gelme yüksek bilinçleriyle çocuklarını okutmaya kararlılar.
Türkiye Cumhuriyeti, o yoksulluk yıllarında çocuklarına, hiç değilse zeki olanlara yükselebilecekleri bir kapı açmış. Eğitimi almış, Savur’a kadar ulaştırmış.
Ama din eğitimini değil de bilimsel eğitimi...
O küçük Savur’un büyük beyni; cumhuriyetin kendisine sunduğu olanakları iyi değerlendirmiş. Bölgedeki din eğitimi veren kaçak bir medreseye değil pozitif eğitim veren ilkokula gitmiş. Sonrasında da çalışmış ve İstanbul Tıp Fakultesi’ne girip burayı da bitirmiş.
Kimse ona “Sen doğulusun, bu okullara giremezsin!” dememiş...
Aziz de eşit koşullarda yarışıp öne geçmiş.
Daha sonra da Amerika’ya giderek çalışmalarını orada sürdürmüş ve dünyanın en önemli biyokimya uzmanlarından birisi haline gelmiş.
                                                           ***
“Hocalarımız bizi çok iyi eğitti!” diyor Aziz Sancar...
Yani 1960’ların Türkiye’sindeki tıp eğitimini beğendiğini söylüyor.
Ya şimdi?
Tıp fakültelerine mescid açarak eğitimin kalitesini yükselteceğini söyleyen idareciler elinde tıbbımız yerlerde sürünüyor. İnsanı incelemeyi bırakıp hadis kitaplarını devirerek buralardan alternatif tıp üretmeye kalkışan gericilik tıp fakültelerinin koridorlarında dolaşıyor.
TÜRK EVLADI
Aziz Sancar, nereden geldiğini, kim olduğunu iyi biliyor.
Türkiye’ye gönülden bağlı...
Türk bayrağına ve Atatürk’e tutkun...
Amerika’daki hayatının önemli noktalarında bunlarla görünüyor.
Kökünü biliyor...
Bugün uyduruk Kürdistan’ın parçası gibi gösterilen Güneydoğu’nun Türk illeri olduğunu o iyi biliyor.
Kendisini Batılı medya Arap göstermeye kalkışıyor.
O kararlı biçimde cevap veriyor:
“BBC’nin bana sorduğu ilk soru, ‘Siz Arap mısınız?’ oldu. Ben Türküm, o kadar. Mardin’de doğmuşsam, Cizre’de de doğmuşsam, Kars’ta da doğmuşsam ben Türküm”
Vehbi Koç Vakfı’ndan kazandığı 100 bin dolarlık ödül parası ile Amerika’da bir “Türk Evi” kuruyor.
Bu evde 18 öğrenci kalabiliyor.
Biliyorum ki birileri ona çok kızıyorlar:
“Nerede doğmuş olursam olayım, ben Türk’üm...” dediği için...
Batıda Kürt gösterilen coğrafyanın Türk olduğunu söylediği için...
Türk bayrağı ve Atatürk ile görüntü verdiği için.
Amerika gibi bir yerde Türk Evi açtığı için...
Türkiye’ye gönülden bağlı olduğunu vurguladığı için...
O, dünyanın en zeki insanlarından birisi. Uluslararası kültürle gelişmiş ama hep Türk olduğunu söyleyen birisi...
İşte sihir burada...
Kurtuluşumuzun sırrı burada...
Aziz Sancar gibi, üst kimlik olan Türk’lükte buluşursak dünyada çözemeyeceğimiz sorunumuz kalmaz.
***
Aynı aileden gelme bir akademisyen daha var: Prof. Mithat Sancar...
Bu Sancar, Kürdistan rüyası ile binlerce insanı katleden PKK’nın partisine girdi.
Türklere ölüm çığlığı atanlarla kol kola...
Prof. Aziz Sancar’ın bu büyük ödülü Türk olarak aldığını belirtmesi Mithat Sancar’ı çok sarsmış olmalı ki “Aile, evde Arapça konuşurdu!” diye açıklama yapmış.
Ey etnikçilik hastalığına yakalanmış arkadaş! O aile evde Kürtçe konuşsun. Aziz Sancar uluslararası arenada kendisini Türk görüyor ise Türk’tür...
Biz Aziz Sancar’ın kafatası yapısına veya kan DNA’sına değil; duyuşuna, düşüncesine, davranışına bakarak ona Türk diyoruz.
Etnik kökeni ne olursa olsun, kendisi ile onur duyuyoruz.
Türkiye’yi Mithat Sancar gibiler eliyle çöküşe götürdüler; kurtuluş ise Aziz Sancar gibi üstün beyinlerin gösterdiği yoldadır...
                                                                 ***
Onun kişiliğinde Kemalist Cumhuriyet, verdiği akılcı eğitim ile kazandı Nobel Kimya Ödülü’nü...
Bir kez daha anladık ki: Hayatta en hakiki mürşid, ilimdir...
Kelam falan değil...
 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA