Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta / Göğüs Hastalıkları Uzmanı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta / Göğüs Hastalıkları Uzmanı

Oruç Alzheimer ve Parkinsonu önleyebilir

02 Temmuz 2014 Çarşamba 01:31

Aralıklı açlığın (intermittent fasting) obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıklarını önleyebileceğini, sağlıklı ve uzun yaşamak için de önemli bir etken olduğunu yazmıştım.

Yeni araştırmalar aralıklı açlığın beyin sağlığını da müspet yönde etkileyebileceğini ve Alzheimer, Parkinson gibi sinir sistemi hastalıklarına karşı koruyucu olabileceğini de gösteriyor.

Açlık nedir?

Açlık, yemekten 10-12 saat sonra enerji sağlamak için kandaki mevcut glikozun tümü kullanıldıktan, karaciğer ile kas hücrelerinde depo edilen glikojen glikoza çevrildikten sonra başlar.

Açlık devam ediyorsa bu sefer tedrici olarak vücutta depolanmış yağlar parçalanmaya başlar; karaciğer yağ asitlerinin parçalanmaları sonucu yan ürün olarak ortaya çıkan ‘keton cisimcikleri’ adı verilen küçük moleküller üretir. Bunlar beyin tarafından yakıt olarak kullanılabilir.

Açlık beyni uyarıyor  

Gün aşırı aç bırakılan ve kalori kısıtlaması uygulanan farelerin beyninde kısa adı BDNF (Brain Derived Neurotrophic Factor=beyin kaynaklı sinir besleme faktörü) olan proteinin üretiminde yüzde 400’ e varan artışlar olduğu belirlenmiştir.

Öğrenmede ve hafızada rolü olan BDNF, beyin kök hücrelerini aktive ederek bunların yeni ‘nöron’ yani sinir hücrelerine dönüşmesini sağladığı gibi, birçok kimyasal maddeyi de tetikleyerek beyin sağlığına olumlu etki gösterir.

Bu protein beyin hücrelerini Alzheimer ve Parkinson’ da rastlanan değişikliklere karşı da korur.

Aralıklı açlık Alzheimer ve Parkinson’ u önleyebilir

Alzheimer benzeri belirtiler geliştirmek üzere tasarlanan farelerde, orta yaşlarda başlanan gün aşırı açlık uygulamasının hafıza problemlerinin başlamasını 6 ay kadar geciktirdiği gösterildi.

6 aylık bir gecikme önemli değilmiş sanılabilir ama farelerdeki bu sürenin insanlarda 20 seneye tekabül ettiği hesaba katıldığında bu gecikmenin önemi daha iyi anlaşılır.

Egzersiz ve açlığın her ikisinin de beyin ve kas dokularının yeniden işlemelerini sağlayan ve gençleştiren gen ve büyüme faktörlerini tetiklediği biliniyor.

Bu büyüme faktörlerinden biri BDNF, diğeri de kas düzenleyici faktörler veya kısa adıyla MRF (muscle regulatory factors)’ dur.

Büyüme faktörleri, beyin kök hücrelerini ve satelit kas hücrelerini yeni nöron ve yeni kas hücrelerine dönüşebilmeleri için uyarır.

BDNF’ nin nöro-musküler sistemde de etkisi vardır ve burada nöro-motorları parçalanmaktan korur.

Nöro-motor kaslardaki en kritik elemandır; bunlar yoksa kaslar ateşlemesi olmayan bir motor gibidir ve nöro-motor parçalanması, yaşla ilgili kas atrofisi olayının parçasıdır.

BDNF’ nin, hem kas hem beyinde aktif rolü vardır ve bu çapraz bağlantı fiziksel bir aktivitenin beyin dokusu üzerine neden bu kadar faydalı olduğunu; yoğun egzersizle beraber aralıklı açlığın etkili bir kombinasyon olduğunu izah edebilir.

Aralıklı açlık felçleri de önleyebilir

Yeni araştırmalar aralıklı açlığın felce bağlı beyin hasarını önlemeye de etkisi olabileceğini ortaya koyuyor.

Bu olayda BDNF ve bFGF (temel fibroblast büyüme faktörü) gibi sinir dokusunu besleyen faktörlerin, Hsp70 ve GRP78 gibi protein şaperonları, süper-oksit-dismutaz (SOD), hem-oksigenaz-1 (HO-1), SIRT1 gibi antioksidan enzimler ve anti-enflamatuar sitokinlerin rolleri vardır.

Gelelim neticeye

Aralıklı açlığın beyni uyarması aslında çok da mantıklı bir şey; kişinin yiyecek bulmak için kafasını çalıştırması ancak bu sayede mümkün olabilir.

Aç kalan birinin bir de beyin faaliyetleri azalsa hâli nice olur bir düşünün.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA