Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

Passolig lig yok Pass Salih var

24 Ekim 2014 Cuma 00:45

Passolig hakkında hepimiz yazıp çiziyor, atıp tutuyoruz. Hafta sonu derbiyi müdürümüz Orhan Balal’ın isteğiyle passolig alarak taraftarların arasında izledim. 10 gün önce passolig almaya başvurup kuryeyle gönderilme şıkkını işaretlediğim halde, elime geçmediğimden stadın oraya kurdukları standart kuyruğa girip bekledim.

 9 tane olan bu gişelerde işlemler son derece yavaş ilerliyor. Yapılacak tek işlem TC kimlik numaranızın sisteme girilmesiyle kartın basılması. Tamamen kendi uyanıklığım sayesinde gıdım gıdım ilerleyen kuyrukta tam maç başlarken kartımı alabildim. Özellikle derbi günlerinde bu kadar gişenin yetişmesi mümkün değil. Deniz otobüsleri İDO’nun kullandığı bir sistem var. Biletini kredi kartıyla sipariş ettiyseniz memurla muhatap olmadan makinada bu kartınızı okutarak girebiliyorsunuz. 

Keza, THY gibi büyük havayollarının kullandığı boarding kartınızı cep telefonunuza yükleme sistemi var. Her açıdan gelişen yeni Türkiye’de bu teknolojileri getirmek o kadar zor değil. Passolig gişeleri önünde maça girmek için bekleyen binlerce kişiyi, hiç de hak etmediği halde, Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’e “Yeter Yıldırım Demirören” diye bağırtmaya Passolig’i pazarlayan şirketin hakkı olmadığını düşünüyorum.

 Ben bunları yaşarken, VIP bölümünde daha da komik işler olmuş. Çoğu kongre üyesi Passolig’i yüklemesine rağmen, VIP kapısından girememiş. Ve çözümü, Passolig yerine, elinde pas kartı olan Salih isimli görevli çözmüş. Galatasaray Kulübü görevlisi Salih kardeşimiz, elinde otellerin oda servisinin her odayı açtığı gibi bir kartla, peş peşe kartı okutarak kapıları açmış.

Derbide dikkatimi çeken bir başka sıkıntı da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Ulaştırma Dairesi. Futbol Federasyonu, bütün maçların tarihini bu yıl devrim gibi bir kararla yıllık olarak açıkladı. Sanayi-Seyrantepe hattı böyle bir maçın olduğu gün nasıl bakıma alınabilir, anlamak mümkün değil.

Keza alındıysa da bu hatta daha fazla otobüs konulmalı. Binlerce insan, belediyedekiler maç tarihlerini iyi bilmiyor diye, dar olan bu yollardakilometrelerce tıkış tıkış yürümemeli. Bir sözümüz de, para  kazanmak için Digitürk’ten gelen yayın gelirleri dışında  pazarlama faaliyetlerini yeterince geliştiremeyen kulüplerimize. Maça girerken emniyet tedbirleri gereği şemsiyeler içeri alınmıyor. Buralara otogarlardaki gibi emanet dolapları yapılabilir. Böylece hem kulüp para kazanır, hem de insanlar dönüşte şemsiyesi bulamayıp mağdur olmaz.

 

İngiliz Ligi anlatımı

İngiltere Premier Ligi maçlarını ağırlıklı  LİG TV’de, kimi zaman TV 8’de ilgiyle izliyoruz. Hafta sonu Queens Park Rangers - Liverpool maçını izliyorum. TV 8’in spikeri, “İngiltere Milli Takım teknik direktörü Hodgson yardımcısı ile yanyana” dedi. Oysa Les Ferdinand, 10 gün önce QPR futbol faaliyetlerinin başına getirildi. Ekrana QPR Kulübünün sahibi Tony Fernandez geldi, anlatan arkadaşımız tanımadığından aktaramadı. Acun Ilıcalı gibi futbolun her türlü detayını çok iyi bilen birinin sahibi olduğu kanaldaki maç anlatımı daha özenli olmalı diye düşünüyoruz.

ay-001.jpg

TV 8’de maç anlatan spikerin Tony Fernandes’i tanımayıp bilgi vermediği görüntü

 

Alkışlar Vakıfbank’a

Vakıfbank Bayan Voleybol Takımı dün Vakıfspor Başkanı Osman Demren’in evsahipliğinde basın mensuplarıyla buluştu. 735 gündür Vakıfbank’ı yenebilen çıkmamış. Kolay bir  iş değil. Kendilerini tebrik edip, alkışlarımızı Vakıfbank Yönetim Kurulu’na gönderdiyoruz. Bankalar spora yaptıkları yatırımla hem sosyal projelere imza atmış oluyor hem de bizlere sempatik gözüküyor.

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA