Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Pazar’dan Cuma’ya

19 Haziran 2014 Perşembe 15:43

                                     
Bir ülkede yaşıyoruz adı Türkiye. Bir köşesini, belki de bir aydınlıklı bir deliğini arıyoruz bazen, delirmeden az önce. Olumlu bir tarafını bulup, kafamızı aklamak için belki de. Ekonomisi, acayip, sosyal yaşam uçmuş.
Demokrasi, terör, darbe, rüşvet, cinayet, skandal, iç içe geçmiş. Diğer yandan şapşalozluğa çalıyor sazlar, oynuyor kızlar. Şikayet etmeyeceğiz, bir kafaya göre. Neden? Çünkü, kızıyorlar. Pardon paşam!
Buraya uzun uzun, neden şikayet ettiğimizi yazmaya bile değmez. Dünya kadar, salaklık, yetkiyle donanmışken bu işi rahat rahat yaparken. Şikayet et veya etme. Biz garip ve emperyalizmin kucağına düşmüş, çoğunluğa temiz kalpli hala. Bir o kadar olmasa da; belirli bir kısmı cahil ve geveze bir topluluğuz belki de. Söylediğim durum da sadece ülkemize özgü değil. Her ülkede, çoğunluk cahil de olabilir. Ancak ülkemizin en önemli farkı, cahilin de bilen kadar çok konuşma hakkı olması değil; bir türlü susmamasıdır. Bunu da aşarak, cahil; cehaletle işbirliği yaparak, bilgiyi ve aklı baskı altına alır bu topraklarda. ihtilal yapar, silah kullanır, vurur öldürür isterse Ve takır takır insan. Öldüren öldürdüğüyle, götüren götürdüğüyle kalır. Bir yıl önce hapishaneye giden adamlar, bir yıl sonra kahraman olur çıkar. Devlet de bazen, “kusura kalma arkadaş” der. Ve şu aldatmaca ve salaklık sanki bir meziyet gibi söylenir: “Adalet biraz geç işliyor ama sonunda işliyor”. Bunun bir cevabı vardır:
Allah belanızı versin. Bu cevap çok yakışıksız ve seviyesizdir. Ancak, eli kolu ve dili bağlanmış, halk çocukları, başka bir yol bulamaz. Yoksa ne olur? Açık söyleyim ölürler, sinek gibi, tahta kurusu gibi, pırt diye gidi verirler.
Faili bilinir de bulunamaz olurlar. Sağını solunu yırtsan da hesap sorulamaz; akbabalardan Yırtılan bazen sağdan bazen de soldan olur. Ortamcıdır bu arada malı götüren. Yer; yer, yer ve  şişer. Cehaletle cahil de bu arada, basar alkışı. Çalan sazlar, oynayan kızların memelerine, donlarının dokularına kadar girerler. Demokrasi palavraları, din tüccarları, katiller hırsızlar, yalan talan yaparken, geri zekalılıktır hülyaya dalan. ilahlar da cinayetler kusar ara ara.
Ben de şikayet ederim. Ne yapayım? Aynı pasaportla, aynı ülkede, aynı şapşallıklara mahkum bir şekilde, kader mahkumluğudur talihim.
Ucuz aşkların, tembel sevişmeleriyle, bir tutkunluğun insanlıkla konuşabilme arayışıdır, bu ülkeye olan sevdanın, ayyaşlığı. Emanet aldığımız adamdır, adam gibi bir ükeyi bizlere bırakan; sonrası bir beladır, emperyalizmin kanlı kollarında, Pazar veya Cuma, asla tatil yapmayan. Dini veya resmi, 24 saat belgeli veya belgesiz; faşizim asla tatil yapmaz; diktatörler kefen dikerken, maden ocaklarında. Sen onu seçsen ne yazar; buna oy versen kaç para?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA