Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aybars Hünalp / Gazeteci / Yazar

Pereira niye Türkçe öğreniyor?

15 Ağustos 2015 Cumartesi 11:04

Fenerbahçe’nin Portekizli Teknik Direktörü Vitor Pereira,kurslara başlamış, Türkçe öğreniyormuş. Bir yabancının heves edip para kazandığı ülkenin lisanını öğrenmesi elbette güzel bir şey. Ne var ki, Fenerbahçe’de tam 15 tane yabancı futbolcu var. Yani Pereira, Türkçe konuşsa bile anlayacak oyuncu neredeyse yok. Bu açıdan “Ne gerek vardı, Pereira” diyor, babaannesinin vefatı nedeniyle de GÜNEŞ ailesi olarak taziyetlerimizi iletiyoruz.

Statlardaki telefon sıkıntısı

Sık sık maçlara giden biri olarak bizde ve başka ülkelerde en büyük sıkıntının tuvaletlerdeki kuyruk ve cep telefonların çekmemesini söyleyebiliriz. Kullandığınız GSM operatörü ister Turkcell, ister Avea, ister Vodafone olsun, 40-50 bin kişi aynı anda stada dolunca, ne hikmetse sizi arayanlar ulaşamıyor. Cebinize mesajlar geç geliyor. GSM operatörleri buralara maç günleri takviye vericiler de verse sorun çözülmüyor. Bazı kulüplerimiz buralara GSM operatörlerinin yeni vericiler koyması için ek para istiyor. Sorun da bir türlü çözülmüyor. Keza Başakşehir Fatih Terim Stadı’nın bazı bölümlerinde ise hiç iletişim kurulamıyor. Türk Telekom dün Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Wi-fi ve 4G uyumlu mobil internetin tanıtımını yaptı. Umarız, bu sezon Türk Telekom Grubu Bireysel İş Birimi CEO’su Erkan Akdemir’in dün  açıkladığı gibi en azından Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda rahat iletişim kurabileceğimiz bir sezon olur. Malum, futbol dünyasının paydaları zaten aralarında iletişim sıkıntısı çekiyor. Buna bir de teknoloji yetersizliği eklenince diyalog kopukluğu oluyor da.

Kulüpler borsaya girebilir mi?

Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ ve Borsa İstanbul Genel Müdürü Tuncay Dinç, Spor Toto Süper Lig’de 2015 – 2016 Hasan Doğan Sezonu başlangıcı öncesinde İstanbul Borsası’nda gong vuruşu yaparak sembolik bir açılış yaptılar. Düşünce güzel, ne var ki bizdeki kulüplerin durumu borsa realitisine çok uzak. Milyonlarca dolarlık borcu olan kulüplerimizi yönetenler, borçlardan ötürü sorumlu olmadıkları için rahatça har vurup harman savurur gibiler.

Kulüplerimizin sermaye artışlarının büyük çoğunluğu, futbolculara ödenen paralardan oluşuyor. Bu kadar büyük meblağlı bütçelerin Dernekler Yasası’yla yönetilmesi oldukça zor. Kulüplerimizin Avrupa’nın önde gelen ülkelerinde olduğu gibi gerçek anlamda şirketleşmesi ve başlarına profesyonel yöneticilerin gelmesi en büyük temennimiz. Kulüpler bir an önce ara ara gündeme getirdikleri “Bundan sonra başkan her işe karışmayacak, CEO olacak, sportif direktör olacak” dediklerini hatırlamalı. Kulüplerin, 3-4 farklı tüzel kişilikle yönetilmesi de hep vurguladığımız başka bir ekonomik saçmalık. Kulüplerin gelirleri ayrı şirkette, giderleri farklı şirkette gözükünce, işler içinden çıkılmaz hal alıyor. Kulüpler salt borsaya tabi oldukları şirketi, uluslararası mali denetim şirketlerine denetletirken, gerçek anlamda batık durumda olan kulüplerin mali tablosunun içinden çıkılamıyor.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA