Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Pis Kıvırcık

27 Mayıs 2013 Pazartesi 00:02

Avukatların aldıkları para ve hukuk sürecinin nasıl işlediğini,yeni yeni,  anlamaya başladım. Daha doğrusu, o paraların sabit ve değişken maliyet olarak nereye gittiğini değil ama; hukuk sitemi konusu artık tamamdır.

Aklı başında kimse, oraya bulaşmaz. Çünkü, nereden nasıl ve niye olduğunu anlamadan, küt diye çakılabilirsin. Biraz argo oldu fakat gerçek budur. Birebir aynı olay olur, fakat çok farklı iki karar çıkabilir. Neyse, şimdilik hukukçu tüccarları kızdırmadan, o alanı terkedeyim ve vatandaşın başka bir dünyasına gidelim.

Hangi dünya? Tıp ve sağlık dünyası. Avukatlarla olan mücadelemde yenik düştükten sonra, burada en azından berebere biten bir sonuç alsam bari. Hani deplasmanda atılan golun avantajı gibi. Şöyle barış huzur ve sağlık kokan dini bütün bir yazı yazsam. Ben de sevinsem onlar da. Herkes mutlu olsa.

Ne güzel söylüyorum. Söylüyorum ama. Yetmiyor anasını satayım. Kafalar yine bir milyon. Her meslekte kişisel iletişim dersi var. Sınavı var. Sazlısı var. Sözlüsü var.

***

Bu saygın tıp fakültelerinde, o eğitimleri kim ve nasıl veriyor? Veriyorsa, Allah'ın adını veriyorum; "nasıl bir eğitimdir o" "neden bize bir türlü geçmiyor" doktorun söyledikleri. Neden hiç sorgulamadan, kabul etmemizi istiyorlar. Ben onların 10 yıl okumalarının kaprisini çekmek zorunda mıyım?

Her konuda çağ değişiyor, fakat bu meslek grubu sanki, üstün insan; sanki ayrıcalıklı yaratık. Bir tanesinin dediğini de birbaşkası aynen kabul etsin. Ben vatandaş olarak anlamadığım zaman, beni azarlamak yerine, tane tane anlatsınlar. Vatandaşa nazik olacağım diye, yılık dökük, kırıtıklığa varan tavırlar istemiyoruz. İstediğimiz, azcık açıklayıcı bilgi. Bize bilgi verirken, anamızın karnından latince bilerek doğmadığımızı hatırlasalar azcık.

Oh arkadaş, rahatladım vallahi. Hangi hastalığı ve tedavisini sorgulasam, ayrı bir macera. Hastane önlerine gidip kitap yazsam, samimi söylüyorum; best seller olur.

Gayrı bana etmediklerini bırakmazlar. Doktor düşmanı, seviyesiz medyacı, halk goygoycusu, cahil, gıcık, pis kıvırcık gibi; ne hakaretler duyarım. Kimi neye şikayet edeceğiz. Etsek ne olacak? Kafalar değişmediği sürece, iletişim nasıl değişecek.

***

Mesela bir fıtık problemi. Bel fıtığı, omurilik, boyun. Biri diyor ki "ameliyat". Diğer doktor diyor; ben "fizik tedavi" ile çözerim. Başkası; "karar senin, sen bilirsin".

Ya arkadaş! aynı emar görüntülerine bakıp, her biriniz farklı şeyleri nasıl ve neye dayanarak anlatıyorsunuz?

Madem ben bileceksem, ben mahalledeki; Rus üfürükçü, Silviyana'ya üfletmek ve onun pamuk elleriyle masaj yaptırmak istiyorum. Oldu mu bu şimdi? Ne kadar saçma değil mi? Silviyana nereden bilsin şifa yüklü üflemeyi. O belki el masajını güzel yapabilir. Çünkü, medical bir alt yapısı yok.

Alt yapısı ne kadar güçlü ve tecrübeli olursa olsun yetmez. Onun tedavisi, tensel olabilir fakat asla bilimsel değil. Biz vatandaş olarak, bilime- tıp dünyasına ve hipokrata inanmak istiyoruz. Sizin için hooop; "ameliyat" dediğiniz şey. Bizim için, yandım anam feryadı gibi bir şey. Bunu da mı Başbakan yapıyor? Bir terimsel, tanısal ve tedavi olarak birlik yok. Elbette konu derin. Ama ne olur, azcık sabırla anlatın, bize,. Anlayamazsak daha da feci; Silviyana yan tarafta bekliyor.

Üstelik, çok daha rahat ve samimi bir ortamda. Ağrı kesici veya soğutucu fısfıs kullanmadan. Ilık ılık, mıngıl mıngıl, "ah""oh" demeden, mayhoş mayhoş.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA