Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

PKK dışarıda milliyetçi içeride

08 Ocak 2014 Çarşamba 13:46

Türkiye’nin geldiği son nokta gerçekten düşündürücü…

Görüyorsunuz PKK milletvekilleri hapisten çıkartıldı…

TBMM’ye geldiler, yemin ettiler.

Hem de  “Büyük Türk milleti” adına çalışacaklarına namusları ve şerefleri üzerine yemin ettiler.

İşin o tarafını mizah yazarlarına bırakıyorum…

Kimlerin; ne için, nasıl yemin ettiklerini onlar iyi anlatırlar.

Ben bu komediye değil yaşanan trajediye bakmanızı istiyorum:

Türkiye’nin doğusunda bir Kürt devleti kurmak için mücadele edenler… 50 bin insanımızın kanına girenler… Terörist değil artık.

Ya kimler terörist?

PKK ile savaşan ordunun genelkurmay başkanı terörist…

PKK ile savaşan generaller terörist…

Bunlara akıl almaz cezalar kestiler.

Aptal askerlerin yaptığı darbelerin acısını çeken ve onlara kızan bir mağdur olarak benim vicdanım bile bu usulsüzlüklere isyan ediyor.

Öbür taraftan, 35 yıldır doğuda kan akıtanların siyasetteki uzantıları ise demokrasi kahramanı haline getirildiler.

Hukuk bile bunlara göre ayarlandı…

Gördünüz, KCK operasyonu ile tutuklanan ve PKK’dan milletvekili seçilenler serbest bırakıldılar.

Ama MHP’den seçilen general Engin Alan hapishanede…

O milliyetçi ya… O Türkiye’yi savundu ya… O yüzden suçu büyük…

Bırakmıyorlar…

Bu rezaleti de kılıfına uydurdular…

Efendim o mahkum olmuşmuş da öbürleri tutuklu imiş…

O mahkumiyeti kim verdi?

Balyoz mahkemesi denilen malum mahkeme değil mi?

O mahkeme; Başbakan Erdoğan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın deyimi ile milli orduya kumpas kuran mahkeme değil mi? Yani Engin Alan’a da kumpas kurulduğu ortaya çıkmadı mı?

Ya Başbakan Erdoğan’ın deyişi ile hükümete kumpas kuran mahkeme neresi?

Acaba bunların adını daha açıklıkla söylemek gerekmez mi?

Peki bu hükümete kumpas kurduğu söylenen mahkemedeki anlayış değil mi Engin Alan’ı içeri tıkan ve içeride bir azılı katil konumunda tutan?

Ya TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in o sözü: “Türkiye’de hukuk iflas etmiştir.”

O iflas eden hukuk değil midir Engin Alan’ı esir alan?

O mahkeme milliyetçileri ezerken iyiydi ama şimdi iktidara dokununca kötü oldu.

Halbuki biz yıllarca bu mahkemelerin hukuku temsil etmediğini yazdık, söyledik.

Bunları yazdık diye kötü insan olduk.

Neyse sonunda Ak Partili kardeşlerimle aynı noktada buluştuk.

Onlar da bizim yanımıza geldiler…

***

Bir başka ayıp da CHP’nin tutumudur. Bu partinin kurmayları tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması için tepki gösterirlerken haklıydılar. Ama Engin Alan’ın zindanda yapayalnız bırakılması karşısında sustular. Ayıp ettiler…

Eğer Başbakan Erdoğan, Türkiye’ye karşı kumpas kurulduğunu söylüyorsa… Kendisine ve hükümetine tuzak hazırlandığını söylüyorsa… Aynı ekibin Engin Alan’a da tuzak kurduğunu artık kabul etmeli; onun hukukunu da savunmalıdır…

Sadece Ak Parti ve bu partililer hedef alındığında değil… MHP’lilere, CHP’lilere, hatta ve hatta BDP’lilere  tuzak kurulduğunda da tepki gösterirse kamu vicdanında bir haklılık yankısı bulabilir.

Ergenekon ve Balyoz mahkemelerinin yargılamasının yanlışlığını artık kabul etmek noktasına gelen Sayın Başbakan’a bir başka hatırlatmam da şudur:

Şike davası, en az bu davalar ölçüsünde hukuka aykırı olarak yürütülmüş davadır. Savcı Zekeriya Öz ve ona bağlı şu işten uzaklaştırılan polis ekibinin yaptığı bir operasyondur. Neden o konuyu hiç hatırlamak istemiyorsunuz?

Toplumsal barışı temelden çatıya doğru yükseltmek istiyorsanız rakip gördüğünüz kesimlerin de hukukunu savunmalısınız.

Özdeyişimiz şu olsun: Adaleti sadece kendiniz için istediğiniz zaman; isteseniz bile adil olamazsınız.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA