Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

PKK, Kürdistan'dan vazgeçmez

28 Haziran 2013 Cuma 00:10

PKK'nın kurulduğu günleri iyi bilen ve iyi hatırlayan bir insanım. Abdullah Öcalan ve adamları, 1979'da hedefi kısaca şöyle ortaya koydular: "Birleşik Kürdistan!"

Akıllarında, "Türkiye-İran-Irak-Suriye" hattındaki bütün Kürtleri birleştirecek bir devlet kurmak vardı. Bu hedefe ulaşmak için de kır gerillası denilen terör örgütü oluşturdular.

Bunlara; Türkiye ile çıkar çatışması olan devletler çok kuvvetli yardımlarda bulundular. Kısa sürede bütün Avrupa PKK'nın çalışma alanı haline getirildi. Bunda 12 Eylül 1980'deki kanlı darbe de etkili oldu. (PKK ve ayrılıkçı Kürt hareketleriyle ilgili olarak DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RIZA GERÇEĞİ  isimli çalışmamıza bakılabilir.)

Şunu kabul edelim ki teröristbaşı Öcalan bu dönemde kendince çok başarılı bir politika yürüttü. Ayrı bir devlet, yani Kürdistan hayaliyle Güneydoğu'daki Kürt kökenli gençleri kendisine çekmesini bildi. Kürt realitesini Kürt sorununa çevirdi; bunu uluslar arası platforma taşıdı. Şimdi, bölgede tek otorite haline geldi.

DEVLETİ KANDIRDI

Türk  hükümetleri; PKK terörü ile mücadelede işi genellikle askeri mücadele düzleminde ele aldılar. Bu arada, Öcalan ile yapılan görüşmeler oldu. Bu amaçla Kuzey Irak'taki Talabani-Barzani ikilisinden de yararlanmaya çalışıldı.  Lakin, bu "çayın taşı ile çayın kuşunu vurmak" girişimleri hiçbir sonuç vermedi.

Operasyonlarla sıkıştırılan PKK, devletle görüşmeler sürecinde "barış yapacakmış" gibi hava yarattı. Ve kendisine her görüşmede yeni kazanımlar sağladı. 

Önerim şudur: Öcalan ile yürütülen görüşmelere bir bakılsın. Terör elebaşısı verdiği hiçbir sözü tutmamıştır. Eğer bir sözünü yerine  getirmiş ise, bunu daha fazla kazanım sağlamak adına yapmıştır.

CİZRE'NİN ANLAMI

Öcalan'ın güvenilmezliği konusunda sanıyorum ki Başbakan Erdoğan'ın elinde de yeterli veri bulunmaktadır. AKP iktidarlarının bir soruna çevrilen Kürt gerçekliğini barışçı biçimde çözmek için çok ciddi adımlar attığı ortadadır. Bunları yaparken Başbakan Erdoğan kamuoyundan çok ciddi eleştiriler de almıştır. Ama bugün çözüm süreci denilen bu süreç  devam ettiriliyor.

Tekrar ediyorum ki bu süreçten PKK yan çizecektir. Çünkü; yeteri kadar alan kazandıktan sonra, ana hedef olan "Bağımsız Kürdistan Devleti" için yeniden silahı devreye sokacaktır.

Cizre'de bunun ilk işaretini verdiler. PKK, burada hayalindeki Kürdistan'ın ilk güvenlik birimini oluşturmuş bile. Şehirdeki teröristlere PKK bayrağı altında düzenledikleri törenle polis diploması dağıttılar. Peşinden de bu teröristler; yolları kesip denetim yapmaya başladılar.

BDP'liler bu olaydan habersizlermiş gibi yalan söylüyorlar. Bölgede onlardan izinsiz yaprak bile kıpırdayamaz hale gelmişken; PKK bayrakları altında yapılan törenden, bunların yol kesip polis gibi kontrol yapmalarından habersiz olabilirler mi?

Yani; yeni bir adım attılar ya Bu adımın yaratacağı tepkiyi bildiklerinden habersizmiş havalarını veriyorlar.

***

Peki bu gelişmenin öncesinde ne vardı?

PKK'lılar Diyarbakır'da bir konferans düzenlediler. Bu toplantıda Güneydoğu Anadolu'nun adını açık açık "Kuzey Kürdistan" olarak ilan ettiler. Bu toplantıda Kürtlerin bağımsızlıklarını ilan etme hakkının olduğunu söylediler. Hatta, dört ülkedeki Kürtleri tek devlet olarak toplama planını konuştular.

PKK Diyarbakır'da Kürdistan  ilan edip bunun devlet tarafından sorgulanmadığını görünce Cizre'de bir adım daha ileri gitti ve kendi polislerini devreye soktu.

Bu hükümet, ne yaparsa yapsın; PKK'yı temel amacı olan Kürdistan projesinden vazgeçiremeyecektir.

Eğer iktidar çözüm sürecini bu gerçeği bilerek sürdürmezse ileride çok daha ağır sorunlarla karşı karşıya kalacaktır.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA