Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

PKK’lı heykeleni Rizeli dikti Teğmeni ise Tokatlı vurdu

21 Ağustos 2014 Perşembe 11:29

Türkiye’deki gerçekleri halktan saklamak için basın aracılığıyla haberler çarpıtılıyor; gerçekler  gizleniyor. Böylece iktidarın yarattığı yıkım saklanıyor.

Düşünebiliyor musunuz?

PKK Diyarbakır’da teröristler için özel mezarlık kuruyor; kimse dokunmuyor.

Yetmiyor… Bu mezarlığa, bir teröristin heykeli dikiliyor.

Oradaki polis, asker, adliye, vali  dokunamıyor.

Ne zaman ki bu rezalet bazı gazetelerde yer alınca mahkeme mecburen heykelin kaldırılması kararını veriyor. Jandarma gidiyor, oradaki PKK’lılar yolları kesip askere saldırıyor. Dağdan askere ateş açılıyor; bir asker şehit oluyor.

Gidin Doğu’ya göreceksiniz: “Analar ağlamasın!” sloganı altına saklanarak, Çözüm Süreci diyerek Türkiye’nin doğusunu terör örgütüne fiilen teslim ediyorlar. Adamlar oralarda Türkçe konuşmayı bile yasaklamaya çalışıyorlar…

Peki bunlara bu ortamı hazırlayan Başbakan Erdoğan değil midir?

“Neye mal olursa olsun çözüm süreci yürüyecek.” diyerek örgüte siyasi üstünlük sağlayan ve moral kazandıran o değil midir?

Peki o bu gücü nereden alıyor?

Öncelikle Rizelilerden… Oranın halkı en yüksek oyu vermedi mi kendisine? 

Eğer vatandaş, bu rezalete dur diyecek vatansever bir tavır takınabilseydi; AKP iktidarı bu terör örgütüne bu kadar yüz veremezdi; o heykel de dikilemezdi.

Oraya giden erbaş da şehit olmazdı…

Öyleyse heykeli de diken, askeri de vuran işte o oylardır…

***

Ya Van’da vurulan teğmene ne demeli?

Daha hayatın başında iken can veren o yavrumuzun babası, bu cinayete “Kader” diyor. Öyle kandırdılar bu milleti yüzyıllarca… Yoksulların çocukları öldürtülür, adı da kader olur. Bu kader neden zengin çocuklarını öldürmez?

Eğer bu hükümet PKK terör örgütü ile siyasi ilişkiye girmese idi… Çözüm Süreci adı altında PKK’nın Doğu Anadolu’nun tek egemeni haline gelmesine göz yummasa idi; o teğmene pusu kurulamazdı.

Yani o cinayet kader değildir; planlı bir cinayettir.

Bunu kader adı altında gözden kaçırmak siyasetçilerin yarattığı yıkımı gizlemek demektir.

Eğer teğmenimizin şehrindeki insanların yarıdan fazlası bu iktidara oy vermeseydi…

İktidar bundan cesaret alıp PKK’yı şımartmasa idi…

O teğmen oğlumuz şu saatlerde yaşıyor olacaktı.

Öyleyse, asıl suçlu PKK değil, o oyları verenlerdir.

Biliyorum ki bunları böyle açıkça yazdığım için bana kızacaklar…

Kızsınlar…

Bu ülkede birilerinin ortaya çıkıp cinayetin gerçek sahiplerini göstermesi gerekiyor.

Yoksa Türkiye’yi kaybedeceğiz….

 

Soruyorum:

Şunu bunu dinledi diye polis müdürleri tutuklanıyor da Doğu Anadolu’yu şu sıralarda şiddet kullanarak ele geçirmiş olan PKK’lılardan tutuklanan var mı?

Başbakan Erdoğan, taaa Mısır’da ödürülen kız için ağlarken Diyarbakır ve Van’da öldürülen son şehitlerimiz için ağzını açıp da tek kelime etti mi?  

Ben duymadım…

Nasıl olsa bu millet ona gözünü kapatıp oy veriyor. Niçin pazarlık yaptığı PKK’yı kızdıracak  sözler söylesin ki?  Ayrıca seçim de bitti. 

***

Kusura bakma Rizeli!

Kusura bakma bir oğlunu teröre kurban veren Tokatlı…

Asıl suçlu sensin…

Suçu da sandığa gidince işliyorsun.

Verdiğin oy hepimize cinayet olarak dönüyor.

Daha çooook da dönecek…

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA