Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

"Protesto haktır"

11 Temmuz 2013 Perşembe 00:18

Belki, kelimesi kelimesine aynı değil ama Sayın Bakan dün aynen böyle söyledi: "Bu ülkede hükümeti beğenmeyenler elbette olacaktır. Bunların, protesto yapmaları da demokratik bir haktır."


Geçen gün yazdığım yazıda Çalışma Bakanı Sayın Faruk Çelik'ten de söz etmiştim. Dün arayarak, yazımdaki alıntının eksik olduğunu, farklı anlama çekilebileceğini bildirdi. Söyledikleri ilginçti. "Herkesin Ak Parti'yi beğenmesi mümkün değil ki...İnsanlar beğenmedikleri durumlarda da bunu protesto ile ortaya koyabilirler. Biz buna karşı değiliz.  Ben, 90 gençliğinin farkında olan  birisiyim. Yeni bir kuşak. Hatta bizim arkadaşlara da söylüyordum. 10 yıldır iktidardayız. Belki bizler de bazı şeyleri atlıyoruz, eksiklerimiz elbette olabilir. Lakin Gezi Parkı için başlatılan gösterileri ikiye ayırmak gerekir. Başlangıçta ortaya çıkan ve çevre duyarlılığını yansıtan protestoyu demokratik hak olarak kabul ediyoruz. Ama  hükümetin, protestocuların beklentilerini karşılayacak açıklamalarına karşın, bir bölümü ne yaptı? Başbakanlık ofisini bile işgal etmek istediler. Otobüsler yakıldı, dükkanlar  tahrip edildi. Ve en önemlisi de Sayın Başbakan'ı hedef alan hakaretlerle dolu bir kampanyaya dönüştürüldü iş. Birçok insanın canı yandı.

Yani, protestonun ikinci ayağı uluslararası bir olay haline getirildi. Yurt dışı medyanın yaptıkları ortada. İşte bu ikinci ayağa bakarak ben olayı Tahrir ile ilişkilendirdim. Yoksa parkı korumak için kendince eylem yapanları anlamak gerektiğini düşünüyorum."

Sayın Çelik'in açıklamalarından anladım ki iktidar bütün bu süreci masaya yatırmış ve oradan doğru sonuçlar çıkarmak istiyor.

'ORTAKLAŞA ÇÖZMELİYİZ'

Bakan Çelik'i, Alevi çalıştaylarını başlatması nedeniyle yıllardır daha yakından izlerim. İyi niyetinden zerre kadar kuşkum yok. O çalıştaylar sayesinde Alevilerin talepleri, konumları daha anlaşılır hale getirildi. Toplum da karşısında ilk kez resmi bir  muhatap gördü. Dünkü sohbetimiz sırasında da "Alevi kardeşlerimizin taleplerini de demokratik hak talebi gibi ele alarak çözebiliriz." deyince bastırdım: "Bu sorunu arkasında çok güçlü bir seçmen desteği olan Başbakan Erdoğan halledebilir. Lütfen kendisine bu beklentimizi iletiniz... "

Cevabı beklediğim gibiydi: "Haklısın. Diyelim ki Kılıçdaroğlu başbakan olsun; bu konuda bir adım atamaz. Alevi taleplerini   Ak Parti ile, PKK sorununu MHP ile, geri kalanların taleplerini CHP ile el ele vererek çözmeliyiz. Muhalefetin bu konularda yardımcı olması, öneriler  getirmesi gerekir. Siyaset kurumu  bunun için vardır."

 25 yıldır bu konuyu takip eden birisi olarak Sayın Faruk Çelik'e bir konuyu daha  hatırlattım: "Alevilerin taleplerini karşılamak konusunda siyasetçiler aslında  olumlu davranıyor. Lakin Genelkurmay ile Diyanet, yıllardır ayak dirediler. Eski Genelkurmay gitti gibi... Bir Diyanet kaldı..."

Sayın Bakan'ın  güldüğünü anladım. "Haklısın!" dedikten sonra ekledi. "Diyanet İşleri Başkanımız bu konuda artık olumlu düşünüyor. Haber Türk'te Alevi toplumunun taleplerinin kabul edilmesi konusunda olumlu açıklamalar yaptı."

Bakan Çelik'e, nezaketi için teşekkür ederken bir beklentimi yine söyledim: "Bu konuda çalıştayları başlatan, çok emek veren birisisiniz. Çok meşgul olduğu görülen Sayın Başbakan'ı taleplerimizin barışçılığı konusunda bilgilendirmenizi bekliyoruz."

Eminim ki Sayın Çelik; bu soruna, ne kadar oy kazanırız veya kaybederiz, mantığıyla bakmıyor. Konuyu, daha demokratik Türkiye inşa etmenin bir adımı olarak görüyor.

Ben Alevi toplumu adına da iyi şeyler bekliyorum.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA