Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Sağcı solcu farketmez, hedef o andaki iktidar ve devlet

28 Nisan 2014 Pazartesi 23:36

Her dönemde, bu ülkede devleti içerden kemiren  bir yapı olmuşsa bunun sırrı önce ilkesiz olabilmek. Çünkü, ancak ilkesiz olursan, bu sayede kendine büyük bir çıkar grubu yaratabilirsin. İlkesizlik, bir yerde çeşitliliği de getiriyor. Sağcı solcu veya başka bir şey; yeterki güce tap, lideri ilahlaştır. Amaç o karışıklık yaratarak, ülkenin içinde bir güç odağı yaratmak . O zaman, Allah kitap, peygamber, lider, Atatürk veya bayrak gibi değerler hiç önemli olmuyor.
Burada şu çok önemli, bu pis yapılanmanın adı, Paralel, Kontra, Batı, Ötüken, Cengiz Han, neyse ne. O işin en önemsiz kısmı. Nasıl beslendiği asıl sorun?
Bu çürük, bu ilkesiz ve bu devlet düşmanı yapıyı oluşturmak için biraraya gelenlerin, inanç veya ideoloji, hiç umurlarında bile değildir.
Emir kimden gelir, o neye inanır neye hizmet eder veya ne iş yapar?
Bu, insan müsvettesi, yapılanmanın asıl sebebi; bireysel beceriksizlik,  bir insan nefreti ve aşağılık komleksinden kaynaklanan, çoğalarak güç elde etmektir.
Bu devlet ve özellikle hükümetler karşıtı yapılaşmayı meydana getiren insanlar, aslında tek başlarına, çok yetersizdirler. Birey olarak bakarsan, hep şunu düşünürsün. “Yahu bu adam buraya nasıl gelmiş” veya “yuh artık koskoca bilmem kim böyle yaparsa biz ne yapalım”. Çürük yapıyı oluşturan insanları en temel özellikleridir, o işe veya o makama yakışmamak. O yüzden de yakışmadığı kadar yapışırlar koltuklara. Hangi işi yapıyorlarsa, genelde hep bir uyumsuz görüntü vardır. Örneğin, Müdür olurlar ama müdür gibi değillerdir. Pilot olurlar ama tanıyınca, inşallah sağ salim indirir uçağı deriz. Üniversitelerde hoca olurlar, anlattıklarından kimse bir şey anlamaz.
 Ancak bol not verdikleri için sistemin içinde çok sevilirler.
Ve daha önemlisi,
Bu pislikleri herkes çok sever. Neden?

Masum insanların sevgisi; bu leş yapılı sistemi bozmaya dönük yasa dışı yapılanmayı, kısa zamanda toplumda sivrilten, ana sebeptir;. Çünkü, bu aşağılık yapılanmaların, ana besin kaynağı masum insanların, desteğidir.

Dünyadaki bir çok örgüt, para kaynağı olarak, illegaliteyi seçerler. Ama Türk tipi, devleti yıpratan çetelerin tamamı yasal görünür ve halktan destek alır.
Şimdiki Paralel neyse geçmiştekiler de aynı tarzda kurgulanmıştır. Halk içindir görünürde herşey. Ancak halkın büyük çoğunluğu, bunlar için birer sömürü aracı ve kılıftır. Ve son ana kadar, masum vatandaş, kepazeliğe ortak olduğuna inanmaz.
Herkes tarafından çok sevilmelerinin ana sebebi ise toplumun çoğuna hizmet eder bu yapıların, bizzat halkın yanında görünen üyeleridir.
Leş yapının asıl hedefi, kendilerine engel olanı da bir an önce ortadan kaldırmaktır. Onların kirli bağlantılarını, nasıl yalancı olduklarını, anlamaya başlayan olursa, asıl hedef ilk odur. Hemen onu harcamak için kollar sıvanır. Böyle söylüyor gelen mektup, ve şöyle devam ediyor.
“Yoksa, gariban veya temiz kalpli vatandaş en sevdikleri insan tipidir. Bu yasa dışı yapılanmanın varlığını sürdürebilmesi için toplumsal sorunların fazlalığı şarttır. Bu pislikler, o yüzden karışıklık severler. Ülkemiz ise bu  anlamda bir kaos cennetidir. Örneğin genç nüfusun eğitim ve gelecek sorunu. Bunu o kadar güzel kullanır ki bu “kepaze yapılanma”. Kendi adamlarını, önemli yerlere getirmeyi, halkın gözünün içine baka baka yapar. O yüksek yerlere gelen insanlar, çok yardımsever görünür ve  her şeye rağmen yeteneksiz ve aptallıklarını bilse de koltuklarından olmazlar. Çünkü bu yasa dışı yapılanmadır; onları koruyan. Ve topluma şu mesaj verilir, “Bizim yanımızda olur bize katılrsan, sen de çok önemli bir yerde çok önemli bir insan olabilirsin. Hak etsen de etmesen de, biz seni oraya çıkarırız.

Hizmet ve İtaat aşkı; tanımadan bile olur.
Yasa dışı yapılanmayı, görünürdeki “hizmet aşkı” büyütür. Zaten, bu pisliklerin, yeni tanıdıkları insanın; herhangi bir iş sorununu halletme çabaları da bundandır. Yeter ki gelecekte, onlara bağımlı olsun ve pislik yapının gerçek amacını anlamasın.Devletin veya kurumların önemli yerlerine bu pislikler çöreklendiği için, çok geniş bir iş bulma ağı gibidirler.

Ve  sürekli, kendileri gibi olanların oralarda çoğalmasına çalışırlar. Yakınlarına insan seçerken de temel bir kriter vardır. Bir rengin olacak, ya etnik köken; ya, aile yapısı veya inanç. Mutlaka, o yasadışı yapının istediği düşünce veya inanç biçiminde olman da gerekmez. Tam tersi farklı görüşte ve görünüşte olmak daha iyidir. Çünkü yapılaşmanın çözümü zorlaşır. Leş yapının oluşabilmesinin temel kuralı  ise, ilkesiz ol ve söyleneni yap ilkesidi. Bu yüzden de liderlerine, taparcasına bir bağlılık vardır.

Bu pisliklerin yapılanmalarında; Dindar,Sağcı, Solcu, Kemalist, Satanist, Alkolik, her türlü görünüm olabilir. Yeterki; kimse seni anlamasın.
Bu yüzdendir ki, kimin yasa dışı yapılanmaya hizmet ettiğini veya kimin onun karşısında olduğunu, belgelemek imkansız haldedir.
Yalnız burada bir pislik yapı varsa ve bu çözülecekse ilk dikkat edilecek özellik, birbirleriyle; normalde yanyana gelmeyecek insanların, çok şaşılacak ölçüde yakın durmalarıdır. Bazen medya da bazen siyasette, bazen de eğitimde çok şaşırırız. Bunlar nasıl oluyorda anlaşıyorlar diye. Zaten çok anlaşmazlar .

Oradaki bir araya gelme sebebi, çıkar ve güç birliğidir. O gün için, tekerlerine çomak sokan kim varsa, en azından onu harcamak için hemen toplanırlar bir araya. Sonra yine dağılırlar. Bü yüzden aynı krum veya ortamda yaşamadan asla anlşılmaz.
O yapıyı oluşturan, farklı görüşten farklı inanıştan; ilkesiz insanları bir araya getiren ve büyüten bir mayadır, toplumsal sorun.Bu sayede, halkın sevgisini kazanırlar. Çoğunuk da bu pislikleri bilmeden destekler. Çünkü halka küçük menfaatler veya elma şekerleri sunarlar” Ve şöyle devam ediyor mektup....

“Benim çalıştığım yerdeki yapılanmada bundan farksızdı” diyor. Benimle bu görüşlerini paylaşan kişi.
Sonuçta biz bir eğitim kurumundanydık. Ve ben bunların çıkar ve güç amaçlı, sahtelikler üzerine kurulu yapılanmalarını anlamaya başlamıştım. Onlarda bunu farkettiler.Ne eskisi kadar bana Pensilvanya lafı, ne Atatürk sevdası, ne Bayrak sevgisi ne de, Başbakan’a olan göstermelik saygıdan bahseder oldular.

Çünkü, bütün bu birim kurum veya kişiler, onlar için ya bir araç veya kullanılacak düşmandı. Ve daha şaşırtıcı olan; çok seviyor gibi göründükleri insan bile bir günde düşmanları olabiliyordu.
Öğrenci bile umurlarında değil.
Bu kez de kendileri gibi olmayan öğrencileri kışkırtmak için ellerinden geleni yapmaya başladılar. Çünkü, üniversiteler çok önemliydi, güç göstermek ve toplumdan gelen güven için. Zaten, devleti ele geçirmenin iki temel yolu, ekonomi ve eğitim olmuştur; darbeler cenneti bu ülkede.
İnsanların evlerine tabandan girmek ve oradan kurumlara sızmak için anahtarsa; eğitim. Ama bir anda öğrencileri birbirine düşürmeleri imkansıza yakındı. Çünkü, Gezi’ye kadar böyle bir göstergede yoktu. Fakat türbanlı-laik tabanından bir bölme girişimi, eğitimde kolay olabilirdi. Aynen de öyle yaptılar. Onlarla diğerlerini, sataştırmak daha kolay sanyorlardı.
Kimden kurulmak veya etraflarından uzaklaştırmak istiyorlarsa, önce onu seçtiler. Sonra da kandırabiecekleri başı kapalı öğrencileri belirlediler. Süreç çok basit olacaktı. Bir hoca ile türbanlı öğrenci birbirine düşecek. O arada öğrencilerde işin içine karışacak. Daha sonra, “okulumuz karıştıran eğitimimizi zedeleyen, bu kişinin görevine son verilmiştir” yazısıyla, hedef gerçekleşecekti.
Fakat her türbanlı insanı kandırmayacaklarını anlayacaklardı.
İki temiz ve masum türbanlı; dünya temizi kız öğrenci insançlı çıkınca ,iş karşıtı. Asıl sorun kız öğrencilerle aylar öncesinden geliyordu.
Bugün için olumlu bir gündem; ama o gün için büyük bir sorundu; bir üniversite hocası bir derste; “Fettullah’a Fettoş demişti”.
Türbanlı öğrencilerde buna çok kızmıştı o dönemde. Ancak, bu işi bugünlerde tezgahlayanlar, kızların bugün ne düşündüklerini tahmin edememişti”...

Yarın; bakalım tezgah nasıl işleyecek, öğrencilerle hocalar nasıl birbirine düşürülecekti.

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA