Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Sağlıklı nesil nasıl olur?

28 Mayıs 2013 Salı 00:47

Hükümetin içki düzenlemesinin temel gerekçesini Başbakan Erdoğan; "sağlıklı nesil yetiştirmek" olarak açıkladı.

Amenna ve saddakna!

Amma velakin; yeter mi?

Yani; "sadece içki içmeyen bir nesil; arzulanan nesil midir?"

Türk tarihine dönecek olursak... İslam öncesindeki bütün hakanlar; beyleri ile buluştuklarında karşılıklı "tolu" yani "dolu" içiyorlardı. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelini atan Odman Beğ de çevresindeki alpların dolu içerek ona baş eğdiklerini göstermesiyle lider olmuştur. (İnanmayan var ise Münnecimbaşı Tarihi'ne bakabilirler) Bu gelenek, dolu olarak Alevi cemlerinde halen devam etmektedir. (Çok ilginç ayrıntılar için TÜRK ALEVİLİĞİ  isimli kitabımızın ilgili maddesine bakınız.)

ARAP FETHİ

Sağlıklı bir nesil sadece "dinsel kimlik" üzerine kurulamaz. Çünkü; dinsel kimlik; tarih içindeki değişik din yorumlarına (mezheplere) göre farklı şekiller almıştır.

Ayrıca; dinsel kimliği; yöneticiler çok kolay biçimde kendi saltanatlarını sürdürecek bir ideolojik motora çevirmişlerdir.

Muaviye'nin İslam dinini ve hilafeti kısa sürede bir "saltanat dini" haline getirmesi bunun en açık örneğidir.

Öyleyse dinsel kimliğin yanına mutlaka ve mutlaka "milli kimlik" koymak gerekir.

Araplar bile İslam'la yetinmediler. Emeviler; hızla Arap milleti kimliğini geliştirdiler. Arap olmayanlara "Mevali"  yani köle dediler. Onları kendi kadınlarına eş olamayacak düzeyde aşağı ilan ettiler. Böylece; başka milletleri öldürme, sömürme hakkı kazanmış oldular.

Yorumcuların dediği gibi; İslam dinini, Araplar, Arap olmayanlara üstünlük taslamak için bir araç gibi kullandılar. Kendi içlerinde Kureyşliler; İslam'ı diğer Arap kabilelerine karşı bir üstünlük vasıtası yaptılar.

Yani; Araplar bile; çok hızla yayıldıkları dönemde; sadece din ile yetinmediler. Bunun yanına milli kimliği eklediler. Böylece ganimet savaşlarını kızıştırıp fetihler yapabildiler.

NEREDE MİLLİ KİMLİK?

Bugün Türkiye'de yeni kuşakları daha sağlıklı yapabilme projesi "din" üzerine kurulmuş bulunuyor. Din eğitimini yaygınlaştırmak; Diyanet'i daha katı bir Sünni merkeze çevirmek, devletin yönetim kademelerine din okullarından yetişenleri getirmek gibi kapsamlı bir dincileştirme yürütülüyor.

Ama bunun yetmediği de ortada...

Çünkü modern dünya; din üzerinde yürümüyor. Bunun başka iki ayağı daha var:

*Milli kimlik

*Küresel kültür

***

Bizim milli kimliğimiz Türk kültürüdür. Bu kültürü binlerce yıldır taşıyan temel güç de Türk dilidir. Türk milletinin tarihsel-etnolojik tanımı "Türkçe konuşan halklar topluluğu"dur. Bu topluluğun içinde; onun yönetiminde olan başka dillerden kabileler, kavimler her zaman olmuştur.

Sağlıklı bir nesil yetiştirmek açısından İslam kültürünün yanına mutlaka Türk kültürünü koymak gerekir. Türk tarihini, kültürünü iyi bilmeyen bir nesli sadece Arap kültürü vererek iyi yetiştirmiş olamazsınız.

Öyleyse Türk milletinde yapıştırıcı öğe olan Türkçe'yi; vatan sevgisini, bayrak sevgisini ve millet sevgisini en az din sevgisi kadar kuvvetle işleyen bir eğitim modeli yaratmalıyız.

Bu bile yetmez; dinsel ve milli kimliği gelişmiş gençliğe bir de insanlığın ortak kültürünü öğretmek zorundayız. Ancak onları böylece gelişen dünya ile rekabet edebilir hale getiririz.

Sağlıklı bir nesil ancak bu üç kimliğin bir şahısta buluşturulması ile mümkündür.

Yoksa; bugün Ortadoğu'da birbirlerini öldüren ve bunu yaparken de "Allahu akbar!" diye haykıran nesil gibi bir nesil imal etmiş oluruz.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA