Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Sana geliyorum Cemal

27 Ekim 2013 Pazar 12:19

Çılgın projeler bitmiyor. Sadece Türklere özgü bir durum değil bu.


Dünyanın en ileri olduğu söylenen yerlerde de projeler; çılgın olabiliyor. Londra'da Thames Nehri üzerine bir eğlence komplexi yaptılar.

Görkemli, deli çılgın, gösterişli. On yıldır orada durur. Ne zaman gitsen boş. Eğer iki kez üste gidersen, aynı mağaza veya lokantayı yerinde bulamazsın. Gelen biraz takılıyor, sonra güm. İş yok güç yok, turistler geliyor. Özellikle de bu ağzı havaya doğru açık, boşluğa bakan Japon olanları. Ne görüyorlarsa artık? Hani ortada bir tarihi veya post modernist eser olsa bak. Veya aval aval bakacağına, iki kalem bi şey ye de. İngiliz yolunu bulsun. Bu yüzden, işler kesat  o süper yapının içinde.

Aynı bizim çakma entellerin Asmalı Mescit'te hava basmaları gibi. Evden çıkarken tarhana çorbasını höpür höpür içip, mekanlarda, 2 miligramlık espressoyu; 1 saat içmeleri gibi. İçme değil de "dudaklara espresso dansı" diyelim ona. Makaradan, hava civa. Ayne projeler gibi, alem çılgın. Sonuç ne sonuç gazoz. Şişe açıldı mı gaz kaçıyor."Gherkin veya Mary Axe" deniyor bu yapıya.

***

Birazcık şu ülke hatrına hemşeri sayılırsak, lütfen gitmeyin oraya. Gitmeyin, gitmeyelim de böyle acayip çılgın projeler yapılmasın. Çünkü o bina oraya yapılmasaydı, orası konser alanı olacaktı. Ancak, ortada yapay bir çılgınlık yoktu. O zaman da kimsenin ilgisini çekemeyecekti. Daha da beter olsunlar bize ne. Eğer insanlar destek vermezse, saçma sapan projeler veya uygulamalar da süreklilik kazanamıyor. Ben şimdi çok daha küçük ve masum görünen bir yerli projeden bahsedeyim. İngiliz de para çok. Olmadı gider bir ülkeyi bile işgal eder. Bizim yerli proje minik şirin ve hoş gibi görünüyor. Fakat çılgın değil. O zaman niye yazıyorum?

 Şöyle bizim proje çılgın değil, manyakların manyağı. Beyin donduran bi dehalık örneği. "Kurban olayım senin aklına arkadaş; bizim kafaların içinde, plastik bölme mi koymuş yaradan" dedirten bir proje, buluş belki de. Nerede? İstanbul Bağdat Caddesi üzerinde. Hani biri çıksa, "ben burada toplu katliam yapmak istiyorum" dese.

Önüne iki yol çıkar; ya salgın hastalık veya kimyasal bomba. Bu ikisi de olmuyor. Daha da deli proje. Arabana bindin, Cadde'den, "sol şerit"ten, kokoşlara baka baka gidiyorsun. Yolda açık hafif de gazladın.

***

Sol şeritte giderken birden üzerine doğru gelen 2 tane bisikletli çılgın gördün. Camı açtın, "kardeşim kafayı mı yenidiz. "Haplı mısınız; Otlu musunuz, indirmeyin beni aşağı" dediniz. Aklınız sıra bir yolun sol şeridininden size doğru gelen bir bisiklet yolu olamaz. Neden olamaz? Zaten arabalar tek tön gidişe zor sığıyor. Bir de sol şerit hız şeridi ya. Öyle değil işte. Hangi sivri zeka yapmışsa, böyle bir düzenleme yapmış. Ama allahtan vatandaşın kafası ne haplı ne otlu.

Kimse sol şeride bisikletle dalıp arabaların üzerine üzerine gitmiyor. Zaten, böyle bir bisiklete binme kafası da olamaz. Onun adı intihar girişimi değil "eylemi" olur.Bir de utanmadan insanlara bedava tişört dağısınlar "ez beni" veya "sana geliyorum Cemal" yazan. Çılgınlık yaratıcılık ve saçmalık arasında gidiş geliş serbest olabilir. Ancak, sol şeritten arabaların üzerine giden yönde, yol tahsisatı yapan arkadaşları, başka alanlarda değerlendirsek, çok isabet olacak!

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA