Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Sarılıp uyuyalım

20 Nisan 2013 Cumartesi 08:00

 

Bazı kelimeler, bazı insanların üzerinde çok şık duruyor. Örneğinyiğit 
adam, baba sanatçı, eli öpülür gibi, sözler Neşet Ertaş için  bence 
şahane oluyor.
Şu da olabilir ama; Murat Boz, "değerli müzisyen"; Mustafa Sandal; 
"büyük ses". Bunların yazı olarak yazılmasında hiçbir engel yok. 
Ünvanlar, bu iki arkadaşa yeter veya yetmez.Orası tartışılır. Bence 
"şık" oluyor ama başkası "yuh" diyebilir. Diğeri de "ben sizin kulak 
zarınızı veya beyninizin loplarını öperim, ağzınıza bal dolsun" 
diyebilir. Bu söylenenler gerçeği değiştirmez. Lafı söyledikten sonra, 
başına ne geleceğiyse; kişinin kim olduğundan çok, şöhretin 
cinsiyetine daha çok bağlıdır. Normalde, ses veya icra edilen sanat 
adına bir üretim görebilsek, yağlar ballarız ama bu popüler kültür 
üreticileri o kadarcıktır.
O kadar "cık"tırlar, ama bu kadarcık (iki kol mesafesi) konuşurlar. 
Böyle olunca da yazarken çizerken daha dikkatli olmak gerekiyor. 
Yazının yöneldiği insan, gevrek olmayan bir erkekse yaz çok fazla 
kızmaz. Ancak gevrek veya sünük biri ise, işi uzatır da uzatır. O 
yüzden ben sünük, sönük, yılık veya kırık kalpli sanatçı için ölsem 
yazmam. Kafamı süpürüyorlar sonrasında.

***

Okula gelip bağıranı olur.  İnternetten laf çakanı çıkar. Medyadan eşi 
dostu araya ittireni ve her türlü pufidiğe denk gelebilirim.
Bu erkek veya kız arası bir kitle diyelim. Kadını eleştirirken de ayrı 
bir dikkat gerekir. Hiç yazmamak bulaşmamak en doğrusu. Biliyorum.
En tehlikeli kadın, sanıldığı gibi güzel olan değildir. Ama en patlak 
kafalı kadın hem güzel hem ünlü olandır. Bunların, nereden nasıl bir 
tanıdık çıkaracakları belli olmaz. Aykut Kocaman'ın, kocaman takımdan, 
o acayip 11'i çıkarması kadar karmaşıktır bu iş.
Ünlü ve güzel kadın, herkesi tanıyabilir. Ve onlar yüzünden seni çok 
iyi tanıyan kankin; bir günde hiç tanımaz hale gelebilir. Bunu 
bilenler bilir, bunun "kül bastı" veya "kaşar peyniri" ile hiçbir 
ilgisi yoktur.
İçecek sağlam olduğu sürece, yenilenin hesabı yapılmaz bunların 
aleminde. Zaten, bu tip hanımefendilerle yakın olunca bazı deyişleri 
hep aklıma getiririm.

***

"Yediğin içtiğin senin olsun, sen gördüklerini anlat". Bu şöhretli ve 
güzel kadını çözmenin  en altın sözüdür. Neden bu bir altın kuraldır? 
Çünkü güzel kadın uzun süre konuşursa, bu erkeğin susması anlamına 
gelir. Erkeğin susma anı ise çok stratejiktir. Çünkü, o sürede kadın 
hiç bir övgü duyamadığı için kasabilir ve yavaş yavaş kendi kendini 
över.

O an atom bombasının yere çaktığı an kadar mühimdir. Ya kaçarsın, ya 
da  "kaptım koy verdim" der; kaderine razı olursun. Bir kadın güzel ve 
ünlü olunca, zaten içine bir balon girmiş demektir ve yelden 
yepelekten havalanmaya hazırdır. Bu esnada yapılabilecek en güzel şey; 
"gerçekten çok asilsin veya eve gidelim uyuyalım sadece sarılalım"  
demek olabilir.
Açık havada yapılması önerilen bu teklif; kız "kendi kendini övmeden 
önce" yapılırsa, verimli sonuç çıkmaz.
O yüzden,  şöhretli veya  güzel kadının Venrtal Aort'unu yakalamak 
için, kendini överken ne dediğine bakılır. "Aile kızı" veya "ömürlük 
kadını" daha önce çok duymuştum. Magazinci zevzeklerin sanatçı yaptığı 
ve kendisine "Sanayi Tipi diyeni" ise ilk kez gördüm. Bunu o alemden 
alıp reklam dünyasına atan adama ise "mamçak" desem çok az; öküz desem çok mu ayıp olur acaba?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA