Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Satanizmin doğuşu

02 Nisan 2013 Salı 00:01

Dışardan baktığın zaman, genelde bir kasmaca gibi görünse de; kızların çok anlaşılmaz bir sevgi yumağı halleri oluyor. Bu yumak hem çok hoş hem de karmaşık. Tıpkı bizim erkek hallerimizdeki, böğürmenin, içimizdeki atmaca güdüsüne benziyor bu. Yılan tıslaması gibi bir tehlike bu. Karışık ve heyecan verici. Eğer öyle olmasa, zaten sokaklarda bu kadar suratsız dolaşan insan da göremeyiz. Herkes bir ağır ve bir o kadar da ciddi. Çok gülen veya şirinlik yapan varsa da kısa sürüyor. Bu çok alışılagelmiş bir durum olmadığı için, bir süre sonra, gülüşüklük; yerini yılışıklığa bırakıyor. O da çekilmez bir hal. Hele tüm bunlar alkolle bütünleşirse, tam bir “batsın bu dünya” tripleri.
Benim diyen psikolog, psikiyatris, sosyolog veya antropolog çıkamaz yumaktan. Bu karmaşık insan hallerinin çok basit bir çözümü var; bu ülkede sokaktan yetişmek. İp atlamış top tepmişsen daha kolay oluyor çözüm. Kısmen durumu kavrayabiliyorsun. Bir adam neden proleteryada  yaşar ve borsa savunuculuğu yapar veya sendikaya üye olmak yerine, ödemeler dengesiyle kafa yoruşuna geçer. Dahası, asgari ücret komedisi yerine, kurumlar vergisi matrahı düşecek diyen, ekonomiste faltaşı göz bakışı atar? Bunlar derin konular. Bilemeyiz elbette Neden böyle. Sevgi baloncukları var da demiyorum. Neden bu yılık hayvan sevgisi? Onu azcık bilsek oradan bir bağ kurabiliriz belki. Oranın da gideri yok. Hani demokrasi pazarlamacıları var. O, anlaşılır. Acaba siyasal pastaya bir çatal atar mıyım diye, insan atar tutar. Mantıklı biraz. Ya yedirirsen beklentisi. Olabilir. Olamayan, bu sevgi balonlarını internette sağa sola saçan bağıran kızlar, sokakta kafede barda neden o kadar kasar şişer. Suratlar, işkence odası kasvetinde, vücutlar, makyaj bacaklar, adeta bir soyut sanat galerisi. Bir tek eser sahibi biliyor o yaratıcı görüntüyü. Çoğu, şık kadının arkasında sponsor başka emekçi başka. Eser sahibi, sadece taşıyıcı. Kasma da bu yüzden.
Sevgi dünyaları ise uzay boşluğu gibi. Git gidebildiğin kadar. Paylaşımları düşük diyeceğim ayıp. Erkeğe yabaniler ilk başta. Erkeğe yabaniler ama iş hayvana gelince. Ne oluyor nasıl oluyorsa; dağlar deliniyor. Ne acıdır ki; bir kedi kadar olamadığı hissediyor insan. Çok alçakça bir hissettiriş bu.
Haram olsun, “üzerinizdeki emeklerim” de diyemiyoruz. Ama üzülüyoruz. İnsanı en çok ta; eski sevgililerin yaptıkları kedi köpek yılıklıkları üzüyor.
Zaten eski sevgiliyle görüşmek çok saçma bir durum. Bir de bunların ilgisizlikleri işin içine eklenince, yıkımla eve dönüyor insan.
Belki de ilk satanist hareket, böyle bir zamparanın, beklediklerinin olmamasıyla doğdu. Yoksa şeytana tapan manyaklar neden kedi kessin? Cuma gecesi, bir eski sevgili(Deniz)’nin  kedisi ayakkabımın bağlarını yedi ve hala hayatta zilli. Cumartesi Ahu’nun kaplan görünümlü fordçu kendisi sırtıma kırmızı kalem pençe desenleri çizdi. Hayvan başı, üç terlik ve en az gizli  dörder tepik yedilerse de azmış itoğlu itler. Bu mu şimdi; “avuç içi kadar mutluluk” dedikleri? Ben o kediyi sokakta yakalasam gösteririm mutluluğun resmini ama; orada bayan vardı. İnsanlığımdan durdum.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA