Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Şehit değil; şahit olmak istiyorum...

07 Eylül 2015 Pazartesi 13:29

Bu halkla salak diyen, çok büyük aptallık yapar. Kızgınlık anında veya sokakta gördüğümüz, çeşitli görgüsüzlük örnekleri olabilir. Hemen bir leş yapıştırma ile, görgüsüz, cahil veya şu partili, bu tarikattan gibi yaklaşımlara tanık olabiliriz.

Yüzeysel olarak bakıldığında, bu topluma böyle denmesinin, bir nedeni ve sorumlusu olduğu da gerçektir. Nedeni çok basittir: Baskı, Korkutma ve Akıldışı inanç biçimleri. Asıl şopşilo, arkadaşını Allah sanan geri zekalıdır.
Din ve Ahlak dışındaki, despotik kuralları, gelenek diye sana emreden, malın önde gidenir. Bırak bari, ona ben karar vereyim, lütfen!

Hiç uzatmaya gerek, yok her 10 yılda askerler tarafından yönetime el konumuştur bu zavallı yerde. Bu sahipsiz, ülkede, her on yılda bir faşizm kurumlarıyla yerleşmiştir. Sivil darbe, defalarca yapılsa da yok sayılmıştır Halka baskı, zulüm , bayraklara dualarla gizlenir, siyaset geleneğinde buraların. Göz yaşları verilmiştir, torba torma, cesetler yaratılmıştır tabut tabut. Ve halk hep salaktır, yazarına kadar, utanmadan söylemiştir bunu.
Adnan adlı; Aydın’lı CHP’den bir anda kaçan, artist toprak ağasından, kahramanlar sunulmuştur. Oy ver kurban olayım diye yalvara yalvara, yukarılara çıkıp. Sonra, Memetleri kurban vermiştir, koltuğa.

Hep ezilmiş hep öldürülmüştür buralarda insanlar. İhtilal yapan asker, çocuğunu öldürmüştür. Ertesi gün sokaklarda bayraklar satmıştır, bu cahil yığınlara. Okul yerine, dinle kandırılmıştır. Cebine para sokamayan devlet, aralarına, eliyle nifak sokmuştur. Maraş, Çorum, Sivas değil. Günlük ölümlerle korkutmuştur.
Sus, yoksa vatan bölünür, diye diye. Bölünmüş vatanı toprak toprak ayıramayan siyasetçileri; alkışlatmıştır. İnsanı oy verme durumuna göre böldükten sonra başta Alevi ve Kürt diye ayırmışlardır. Bu ayrım ve diğerleri diye devam etmişlerdir. Azınlıktaki Türkler de dahil.

Hangisi kendine oy verdiyse, ona yalanmışlardır. Ne zaman oy alamamışsa, yine öldürmüştür, faşizm. Siyaset sadece bir, oyuncak ve yalan makinası olarak tıkır tıkır işletilmiştir. Bakımını da sen ben yapmışızdır.
O mu olsun bu mu olsun? Kıymalı, yurmurtalı pide gibi. Özünde kıyma hep varken; ister yumurtalı, ister kaşarlı ne farkeder. Biraz mideye dokunur, geçer gider, diye öğretmişlerdir değil, emretmişlerdir. Neyi emrettiyse, yapmayanın çoğunu, yok etmişlerdir; gerici despotik, şapşallar.
Ve dönüp halka ya siz ne kadar salaksınız demekten de utanmamıştır; sünepeler.
“Emrediyorum bana oy ver” demek bile serbesttir bu ülkede. Yaptırımı yoktur. Emir yerine gelmezse, sonunda da ölmesek. 

 Emirlerime karşı geleni affetmem; namussuzum, diyen gözü dönmüşlüktür bu. Evet korkuyoruz. Aklı olan herkes korkar. Hukuk yalama olmuş, adaletin triger kayışı kopmuş, güvenlik su kaynatmış. “Sus hacı sus artık” diyerek rahatlamaya çalışıyor, bu salak sandığınız kitleler. Ama film bitti, kesin!
Kula ait salakça emirler dinlenmeyince, araya din bilgini değil; din dürübünü bile olamayacak, saçma sapan efsane, anlatan masalcılar türemiştir. Ve korkutmalardan başka bir şey anlatmayan, zeka düzeyi düşük, garip şarlatanların aldığı parayı, da sana bana ödetmişlerdir.
Korkacaksın, emir de bu. Kork lan aslında öz cümle. Korkmuyorum lan dersen, yersin kurşunu. Yemezsen, hapishaneye. O da olmadı. Allah, sömürüsü. Taş yapar, eritir, soldurur.
“Ulan geç bunları da adalet ve özgürlük istiyorum”, dersen. Ahirettir adres. “Allah diğer tarafta, hepsini ayarlar”, mantık bu değil. Düşünmemizi istedikleri hayal formu bu. Hayat ise bu darbeli siyaseti, darbeli matkap gibi, nereye sallayacağını şaşıran, amire tapmak. Tapmasam da ölmesem de olmuyor mu? Oy da vermesem sizlere, mümkün mü?
Şehitle yatıp, bayrakla kalkmak, ezanla kandırılmaktan çok sıkıldım artık. Madem Allah benim; onunla aramıza girmesen de sussan artık.
Yalanla başlayan, ahlaksızlığı, cesetle ve nefretle taçlandırıp, kanla soslayan, gözü dönmüş katilerin, hesaplarında ne bir satır başı, ne de şehit sayısı, olmak istemem. Ölene, mertebe vermeye çalışmakta uyutulmuyor artık; bu salak sandığınız bu insanlar. Kepazeliğe yanıp tutuşmaya bir adım daha yaklaşırken; susuyorum, korkudan. Ölüm korkusu bu. Şehit değil ama mutlaka şahit olmak istiyorum.  Tüm namussuzlar;yaalamalarla beraber, adalete yalverirken, medyanın bölücüğe vediği desteğe de yazıklar olsun. 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA