Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Şehit veya değil

26 Mayıs 2014 Pazartesi 11:39

                           
O kadar çok ciddiye alınması gereken olay gerçekleşiyor ve biz şaşırıp kalıyoruz. Şaşırıyoruz ve öylece bakıyoruz. Normal, insani değerlerini kaybetmemiş, her insan da aynen bunu yapar. Bunu yapar ve yapabilir.
Son bir kaç aydır ülkede olan biten, koskoca Avrupa kıtasında gerçekleşse, toplumların dinamikleri şaşar ve ekonomi alt üst olur.
Yolsuzluk dosyaları havalarda uçuyor. Ses kayıtları, görüntüler, internette üşüşmüş halde dolaşıyor. İnsanları çocukları, dağa kaçırılıyor. Terör örgütü, insanları esir alıyor ve serbest bırakıyor.Mecliste, hakaretler, son sürat.
Eski, Genel Kurmay Başkanı yenisiyle buluşuyor.
Cumhurbaşkanlığı için, toplantılar ziyaretler. Ucunda ölüm yok bunun, derken 100’ lerce insan ölüyor. Değil ölmek; bağırta bağırta öldürülüyor.
İnsanlar, lanetler yağdırıyor. Özür dileyen, dilemeyen, zengin fakir veya yüzsüz, tıpkı bir sirk gibi ortalarda. Allah belanızı versin, demek bence hiç kaba durmuyor, bu çirkefliklere.
Beddualar, vah vah çekmeler, dualar, cesetler. Dünya dengesiyse bu; dengesine tüküreyim. Dolar düşüyor. Ne var da niye düşüyor?
Delirmemek elde değil. İşin çözümü vatandaşta bitecek olsa, 2 gün sürer çözüm. Aynı Soma, 20 yıl önce bitki örtüsü zengin bir yer. Soma’nın göbeği değil belki ama etrafı tarımsal açıdan aynen öyle. Devlet madencilik yapıyormuş o zamanda. Sonra, işler birden değişiyor. Madeni, özel sektöre veriyorlar. Ne bir ihale var; ne başka bir düzenleme. Tesadüf, tarıma kıran giriyor!
Özel firmaya, devletin bir yalvarmadığı kalmış. “Sen, çıkarabildiğin kadar kömür çıkar, ben hepsini alacağım” diyor, devlet baba. Nasıl babaysa, sapık aynı zamanda. Özel firma da, basıyor gaza, kömürü çıkarıyor çıkarıyor, satıyor. Paralar geliyor da geliyor. Allah yürü diyor bir anda.
Kömür galerilerinin olduğu yerlerde, zehirli gazların yükselmesi durumunda uyarı cihazları var. Alet uyarıyor. Tınmıyor, o seri katil kafalılar. Devlet de bunu “baba baba” denetlemiş. Mantık şu, ya felaket olmazsa. Ya olursa, demek aklına gelmemiş, hıyar ağalarının. Ama işler beklendiği gibi olmuyor.
Patlama sonucu, yüzlerce gariban ölüme yollanıyor. Alem istifa etse ne olacak? Bu işten maddi istifade eden zontalar, aynen kaldıkları yerden devam edecek. Adalete havale olmuş iş. Adaletin ne durumda olduğunu, şu ana kadar anlayamayan veya güvenen kaldıysa da, Allah akıl önce ona versin.
Acılı insanlara tekme atan adam görünümlü, zebani, rapor almış. Yumruk atan, tokat atan, tehdit eden, herkes orada. Orası Soma. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir toprağı. Ben de aynı topraklarda yaşayan, bir insanım, anasını satayım.
Elim kolum bağlı. Aynen bilerek söylüyorum. Dilim var, açık gibi duruyor. Konuşamıyorum. Yasak mı? Yasak ve allahı var ülkede,  Gözlerim de görüyor. Ama görmek istemiyor. Yasa, yok beni koruyacak. Yargı bitmiş.
Korkuyorum, ölmekten de ve de ölmüş gibi bırakılmaktan.
Kimi nereye nasıl havale edeceğiz? Yaz babam yaz.
Milletvekili seçilip, aynı meclisteki muhalafete bakıyorum. Onlar da bana benziyor. Konuşuyor, konuşuyor; hepsi o.
Yüzlerce insan, dokunulmaz olduğu halde, elektronik destekli, protesto yapıyor. Koltuktan kalkıp, sokağa çıkmak,tek tek vatandaşa gitmek değil kastettiğim“topluca”sokağa gelmek. Yapamadıklarına göre çok zor olsa gerek.
Ben dokunulabilir ve kemikleri çıktır çıtır kırılarak, otel odalarında, madenlerde cayır cayır yakılıp, gebertilebilir bir, yaşarken öyle veya böyle, sonlandırılabilir, sapılan ve sömürülen, bir  varlık olduğumu düşünüyorum.
Oy vermekten başka işi olan ve bu işleri kimsenin umurunda bile olmadığı, üzgün, karamsar ve söyleyemediği lanetini, isim isim, her gün yeni baştan hatırlayan bir Türk vatandaşı. En çok kimi sevdiğimi de biliyorum, en çok tiksindiğim, kişi veya kişileri de. Allah, adaletli bir bela verecekse, versin o zaman. Ama artık ölüm vermesin, şehit veya değil, Yeter bu oyun.
 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA