Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

SEN HALK OLAMAZSIN, CANİKOM!

16 Aralık 2015 Çarşamba 11:04

 

    

Halk gibi yaşamak zordur Türkiye’de; halk olmaktan çok daha karmaşıktır, halk gibi olmak. Paran yetmez, kişiliğinse hiç izin vermez. Sen halk olamazsın, ay parçam, sen aslında bir halk olmayacak “bi şey”sin. Sen o biş şeyi de kendi başına olmazsın. Maşadan, paşa; yaş bakladan baklava olmaz. Halk seni bilir sen de onu. Ama sen artık bu saatten sonra, namuslu ve normallere gelemezsin, gül dudaklım. Bak ben sana söyleyim halk nedir ne yapar?
Halk: siyasetin yağ çektiği, sosyolojinin üzerine tezler yazıp, felsefeye gönderdiği oradan da, antropolojiye, eser çıkardığı, malzeme de değildir. Basittir halk, temizdir ve ona göre yaşar. 
Çok şey bilmesede; en azından, alış veriş yapacağı yer, ne alıp satacağı veya nereye ne vereceğidir, en iyi bildiği. Çünkü kaynak belirlidir ve sınırlıdır.  
O yüzden de adı halktır. Halkın başı sonu, büyü küçüğü belli, adresi aynı; günü senden fazla olan bir 24 saattir.
Sınıf farkları olsa bile o yine halktır. Bir bakarsın doğar bir bakarsın ölür. Savaş olur o ölür; terör olur yine halk; korku aranır, ondan faydalanılırEze eze, bitmez; insanlık dolu satılmamış olan , onurlu halklar.Tıpkı ezenin kepazelikleri bitmediği gibi. Çabuk dolduruşa gelir ezik halklar; yoksul ve bilgisiz bırakılmış, ürkekleştirimiştir.
Dünyanın en zengin ülkelerinde bile ya ahiret, ya terör ya savaşla ölüm hatırlatılır ona. Sinsin, pussun ve titresin diye.
Ezen rezilliklerini balçıklarken, diğer taraftan ticaretein sömğrüsüne alet olsun diye, suistimal ettikleri kutsal ezanın sesi, klisenin çanı, ayinin mumu, zalimin korkusu eser. Süper güçlü ülkeler bile korku olmadan, baskı yapamazlar halklarına. Bu yüzden Ortadoğu’ya acımayan adamlar, kendi halklarınıda gebertir. Yok ikiz kulelere uçak girdi. Yok, Napolyon’un memleketine İslam geldi. Gelmedi de geliyor. Geliyor, gidiyor
Korkar halklar, daha çok sarılır mevcut olan kralların prenses mantıklarına. Yılık, samimiyetsiz ve yapmacık.
Yüzlerce halk çocuğu ölmekteyken, küresel ısınma, araların soğuması masalları anlatır halklara.

Emperyalizm artık, kırsaldan gelene çocuklardan ölmeye meyilli ordu ve hısrşı ve köksüz insanlardan siyasetçileri maşa yaparken, araç olarak züppe medya yalakalarını kullanır. 
Halka halkın nasıl şapşal olmasını öğreten; satılmış, öğretmenik yaptırır, bir aylıklı  sonradan görme sürüye. İnsan görünümlü kişiliksiz; geri zekalısı halk dalkavuklarından daha pislik bir olan bir beceri dışı satılık veya kiralık kaleminden; pembeleşmiş olan  domuz yağı damlayan vatansız boş bir yığın.
Kafayı Türkiye’ye gömmek ve naralar atarak, öl öl şehit ol; diye goy goy yapanlarla dolu ekranlara yapışmak en son yapılacak iş olmalı.Yapılacak en kısır tartışmalara dalmak bile; erotizm ile pornografi arasında kalmaktan daha acı oluyor, her akşam memlekette. Sevişmek, yalanı setretmek kadar imkan dahilinde olamadığından belki de. 
Can” lı “Erdem” li insan olarak geçen zaman, şanlı şöhretli namussuzluklardan bin kere iyidir halk olmak adına, insanlığa. 
İster seviş, ister savaş, ama en azından bir anlamı olsun, ooh dediğinde. Alçaklığından utanmak zorunda kalmadan ölmek zor gelmiyorsa, yaşamaktan yorulmuş bir mutsuzsun demektir.
Tam kendinden geçerken, ne  atacak veya satacak bir şey kalmayan, dik koltukta devrik duran bir zavallı olmuşsundur.Kimse bunu söylemez belki.
Bak canikom! Sonunda başlamak gerekecek,  özgürlüğe en baştan çaresizce, o zaman olmak, olmamaktan çok daha mukaddes olacak belki de.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA