Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Sevgili yüzde elli, alo orda mısın?

24 Ekim 2014 Cuma 09:59

Bir üretici, yaptığı işten çok keyif alınca aynısından bir tane daha üretmek ister. Sanatçı da zaten fazla ticari düşünemediğinden, genelde benzer tarzda sunumlar yapar. Bir de geri zekalılık ve beceriksizlik sebebiyle yapılanlar  birbirine çok olur. Onlar da “hep aynı”  ama her zaman, hep aynıdır.

Yalancılık gibi; diktatörlük gibi, hırsızlık gibi. “Benim yalancım”, “benim diktatörüm”, “benim hırsızım” veya “benim sevgilim” desen. Cahil, ilkesiz, ruh hastası, yobaz olma gerçeği değişmez; şabalaklığın.

O alçaklığa “benim” demiş olmak; onun düşüklüğünü yüceltmez. Sadece, o an için sana zarar vermemiştir, acı hissetmemiş, ve cehaletinden dolayı hiç başına gelmeyecek sanmışsındır. Kim sanmıştır? Benim yazı dizine başladığım, Sevgili yüzde elli’m.

Benim bu “sevgili yüzde elli”m; bu yazıyı okuyup; “ben değilim o” diyenler değildir. “Benimi kastediyon  lan zibidi; ne var; sana mı soracam ben kime ne diyeceğimi” kafasıyla; kendi zavallılığını çukura gömünce, sınıf atladığını sanandır onlar. Yani ona artık sevgili  yüzde elli değil; sevgili yüzde ellinin, evde zor duran versiyonu veya palayla, demokrasi dersi veren, beyefendidir bile diyemeyiz. Benim müstesna; benim  ruh hastası ve yalancı bacımı yerlerde sürüklediler, diyene. “Amma attın be diyemeyip; “yine yalan söylemiştir” nasıl olsa; “hacı sakin ol”  kafasına saramayandır.  İşid’ pompasının etkisiyle bireysel dertlerini unutanlar da ayrı bir sevgili yüzde elli grubudur. Kral veya diktatör hep aynıdır yannız. Tıpkı, görgüsüzce babasının arazine çam diker diker gibi mimari bir tecavüz ürünü, “Çiflik Evi” gibi. Yeri sağlamdır onun. Nerde çokluk orada folluk, deyişidir Akla gelmesi gereken 1000 oda veya 1001 yalanın aslı.. Atatürk’ün Ormanı’nı da çiftliğini de yasaları, yürütmeyi durdurma kararlarını eze eze; cahilin cehaletini eme eme, zavallının ezikliğin üzerine basa basa, gömüşüdür bu sevgili yüzde elliyle; aklı ve özgürlüğü. Gömmüştür, açlık yolsuzlukla, kudurmuştur artık yalanla.

Kandırmalar naftaline gelmez olmuştur; aydınlığın hıçkırışlarında. Korkusu, karanlığın aydınlanması değil, pisliğin kokularının; nereye kadar katlanılabilir olmasıdır. Bu sevgili kitle, kol böreğinin içindeki kezzapla, canını yakana kadar da; ormandaki aslan yerine, çakalı kral yapacaktır. Çünkü ona ilk kez ormandaki maymun olduğu halde, ilahi aslanın sefil kankası muamelesi yapılmıştır. Şu an sevgili yüzde elliyi yalayanların medyadaki çift kaşarlı, yosma kalemlerinin fantastik telaşları bundandır.

Normal şartlar da daktiloyla dilekçe bile yazamayacak malak; leopar oldum diye kasım kasım kasabiliyorsa; elbette odur; cahil, silik ve beceriksiz yüzde elliyle leşlik tanrısının metresinin paylaşan. Diğer tanrı ise hepsinin tapınağıdır; satılşmışlığın. Çünkü “yaradanı o, yaratılanın da kendisi olduğunu iyi biler onu yalalayan. O’nu yalayan kimse, o da “onun onu” şehvetle neden yaladığını iyi bilir. Bizim gibi, insanlarsa, bu kadar yalamanın hangi sebepten değil; hangi yalaktan beslendiklerini tam hissedemezler. Özgürlük ve hukuk olmadığı için, susmak kadar şantajla, ölüm tehditleriyle susturulmaktır, alçaklık.
Vergisini kuruş kuruş ve “haram olsun size” diyerek ödediğimiz paraların kefenlerinizden ılgıt ılgıt fışkırması dilekleriyle. Ölmeden önce görülecek il yer değil ama ilk şey budur şimdilik. Eğer, sevgili yüzde elli yol verirse.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA