Leyla Liman Oruç / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Leyla Liman Oruç / Yazar

SINIRDA KEPAZELİK! DON, ATLET ENVANTERİ Mİ?

02 Aralık 2015 Çarşamba 15:39

Rusya ile Türkiye arasındaki gerginlik ateşi havale geçirme sınırına gelmiş gibi… İki ülke arasındaki gerginlik Akdeniz bölgesinde özellikle Antalya’da yaşayan bizleri ilk dakikalardan itibaren derinden üzmeye başlamıştır.

Antalya’da yaşayan bizler için olayın 2 boyutu çok önem arz ediyor.

Ticari ve duygusal boyutları olarak 2 ana başlıkta toplayabiliriz diye düşünüyorum.

Birçoğunuzun da bildiği gibi Antalya otelleriyle,turizm sektörüyle anılan bir ilimizdir. Turizm dışında neredeyse başka bir sektör yok denebilecek kadar turizme bağımlı bir ticaret hayatı mevcuttur.

Rus misafirlerimizin otel konaklamaları ve sektöre katkıları küçümsenemeyecek boyutta olup yokluklarındaki kayıpları tahmin bile etmek istemiyorum.

Duygusal boyutu ise bambaşka bir hal almış durumda. Antalya’daki arkadaşlarımın çoğu Rus. Çocuklarımın arkadaşlarının neredeyse %80’i ya anneden ya da babadan dolayı yarı Rus.

Bizler onlardan onlar bizlerden birçok konuda etkilenerek pozitif anlamda birbirimize katkılar sağladığımız büyük bir gerçek.

Bizler Antalya’da Türk Rus birlikteliğinden memnun iken yaşanılan siyasi ve politik oyunların mutlaka bizleri olumsuz etkileyeceğinin fazlasıyla farkındayız.

Güzel bir ifade vardır “Sağırlar çarşısında gazel atma”. Putin’in umurunda olmadığımızı bilmemize rağmen yaşanılan ve yaşanılacak tüm olumsuzlukların mimarı kendisinin olacağını tekrarlamaktan çekinmiyor hatta bağıra bağıra söylüyoruz.

EY PUTİN!

Rusya sınırında transit yolculara uygulanan aşağılayıcı muamelenin onayını şahsınız verdiyse hiç insani olmadığını yaşayarak gördük.

Transit yolcu be! Adı üzerinde transit geçip gidecek.

Oysaki sizler dizüstü bilgisayarlara dahi (Faturaları olduğu halde) el koydunuz

Valizleri açtırıp külot sütyen dahil tek tek ortaya saçıp resimlerini çekmekte ne demek oluyor!

Şüpheli durumlarda valizler açılır efendi gibi uygun şekilde aranır diye bildik yıllarca. Oysaki dün yaşadıklarımız şunu gösterdi ki sınırdaki görevlilerin bizlere yaptıklarının hiç bir mantığı yok. Elinizde bir defter kaç don, kaç kazak,kaç gömlek var kalem kalem yazmak da neyin nesi? Yazmakla da kalmayıp hepsinin resmini çekmek ne anlama geliyor?

Üstüne üstlük salı pazarı davranış şekliyle pantolonları tek tek sallamak hanginizi mutlu etti?

Aşağılanmanın bu boyutu çok acayip oldu bilesiniz.

Pislik muamelesini biz haketmedik hiç bir zamanda haketmeyeceğiz.

Bilseydik valizi çıngıraklı kırmızı donlarla doldurur hepsini de size hibe eder geçer giderdik!!!

Mutlu Kalın

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA