Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Sıra Genelkurmay Başkanı’nda…

22 Haziran 2014 Pazar 18:58

Balyoz Davası’nın çökmesi, bir son değil bir başlangıç olmalıdır. Bu başlangıçta Genelkurmay Başkanlığı’na çok önemli bir görev düşmektedir. Genelkurmay Başkanı Sayın Necdet Özel, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yaptığını  yapmalıdır.

Ne yaptı Sayın Başbakan?

Kendi aracına dinleme aleti yerleştirenlerin peşine düştü. Onlardan bazılarını tespit ettirdi. Şüpheli sıfatıyla savcının huzuruna çıkartılmalarını sağladı.

Şimdi sıra Türk Silahlı Kuvvetleri’ndedir. TSK, kendisine kurulan tuzakta rol alanları izlemek, bulmak, yargı huzuruna çıkartmak zorundadır.

***

Bu konuda elde somut veriler vardır:

*Elinde bavul ile savcılığa giderek Balyoz davasının başlamasına yol veren malum gazeteci mutlaka yargı huzuruna çıkartılmalıdır. O belgeleri kimden aldığını, nasıl aldığını kamuoyu da bilmek istiyor.

O belgelerin TSK’ya kurulmuş bir kumpas olduğunu artık dağdaki çoban bile biliyor.

Bu kumpası kuran ekibin, daha önceki Ergenekon işini başlatan ekip olduğu ortadadır.

O Ergenekon davasını başlatan savcı ile ona uyan muhkeme ve bu işte rol alan polis; Genelkurmay Başkanlığı’nı iddianamede terör örgütü olarak ilan etmiştir.

Artık TSK’nın kalbinin terör örgütü olduğunu söyleyenlerin bu iddialarını ispat etme zamanı gelmedi mi?

Daha açıkçası, TSK’nın içine sızanların, oralara üretilmiş delil yerleştirenlerin bulunup bu casusluğun hesabını sormak gerekmez mi?

Nasıl ki Başbakan Erdoğan kendisini dinleyenlerden hesap sormaya başladı ise TSK da kendisinin içine sızıp sağına soluna sahte veriler yerleştiren ve sonra da bunu eliyle koymuş gibi bulan ekipten hesap sormalı değil midir?

***

Poyrazköy’de orman içinde silah bulanlar bu ilhamı nereden aldılar? Hanefi Avcı’nın deyişi ile kendileri yerleştirip kendileri buldular ise bunun hesabını vermeleri gerekmez mi?

Gölcük’te donanmanın kalbinde CD’ler bulanlar bunu nasıl becerdiler?

Darbe semineri belgesi diye elektronik belge üretip, içine “Fatih Camii bombalanacaktı” diye notlar yerleştiren; bununla Türkiye’nin kaderiyle oynayanlar ne olacak? Bu sahte belgenin içinde 1200’den fazla hata olmasına karşın bunu tıpkı bir ayet gibi dokunulmaz kabul eden o mahkeme ne olacak?

Hem de Başbakan’ı dinleyenler ile bu işi yapanların aynı ekip olduğu ortada olduğuna göre…

Genelkurmay Başkanı Sayın Özel artık ortaya çıkıp; “Bu sahte delil üreten, bu delile göre iddianame yazan, bu iddianameye göre yargılama yapıp savcının isteğine göre karar mahkemeleri” yasal yoldan sorgulama talebinde bulunmalıdır.

***

Biliyorum; bu zorlu süreçte Sayın Özel de çok eleştirildi; hırpalandı. Ama olgun davrandı. Tarafsız bir asker olduğunu da gösterdi.

Şimdi ona daha büyük bir görev düşüyor. Başında bulunduğu TSK’nın terör örgütü olmadığını ispat etmek…

Ve TSK’yı terör örgütü ilan ederek Türkiye’yi ele geçirmeye çalışan o derin yapıdan bunun hesabını yasa önünde sormak…

Bu konuda pek çok tanık ve belge ortadadır…

Yeter ki Sayın Özel TSK’nın iradesini hukuki biçimde ortaya koysun…

Böyle bir hesaplaşma, Türkiye’de demokrasinin de önünü açacaktır. Bu durum; aslında darbeci zihniyetle bir hesaplaşma olacaktır. Böyle bir süreç,  TSK’yı her şartta darbeci göstererek derin darbe yapmaya kalkışan postmodern darbecileri açığa çıkartacaktır.

Özel polis, özel  savcı, özel yargıç darbeciliğini de teşhis etmek zamanı gelmedi mi?

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA