Murat Büyükçelebi / Gazeteci / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Murat Büyükçelebi / Gazeteci / Yazar

Sizin eseriniz beyler!

19 Şubat 2015 Perşembe 19:53

Taciz,

Tecavüz,

Şiddet,

Cinayet,

Kan,

Vahşet,

Bir korku filminde olabilecek her şey var sokakta, evde, işyerinde, hatta mecliste..

Bu ülkeyi yönetenler hiç mi düşünmüyor. ‘’Ne oldu bu millete’’ diye.. ‘’Ne yaptık da insanları ruhsal çöküntüye uğrattık, halkı birbirine düşman ettik’’ diye…

Gözlerde mutsuzluk ve öfke var. Her an birbirini boğazlayacakmış gibi bakıyor insanlar birbirine… Trafikte, otoparkta, markette karşına çıkan canavar, bir adım öne geçmek için canını alabiliyor gözünü kırpmadan… Artık aileler çocuklarını ‘’Aman oğlum, aman kızım, kimseyle tartışma’’ diye yolcu ediyor…

Son 10 yılda şiddet, taciz ve tecavüz suçları 14 kat artmış. Resmi rakamlara göre ayda 27 kadın erkek tarafından öldürülüyor. 2014 yılında 294 kadın şiddet kurbanı olmuş…

Gazetelerin sayfaları, şiddet, cinayet, tecavüz haberlerinden geçilmiyor… Artık hava durumu raporu gibi sunuluyor bu haberler..

Geçtiğimiz günlerde bir lise öğrencisi elinde bıçakla arkadaşını kovalayıp öldürdü. Hem de modern insanların yaşadığı bir semtte… Bu dehşet verici olay bile artık sıradan sayılıyor…

Çünkü, gözünü iktidar hırsı bürümüş siyasetçiler, tahammülsüz, saygısız, sevgisiz bir toplum yarattılar…

Böyle bir ülkede huzur olur mu? Huzur’un adı  kalmış, o da Tanpınar’ın ünlü romanında..

Özgecan’ı katleden pis yürek de, bir kartopu için gazeteci Nuh Köklü’nün canını alan esnaf da sizin eseriniz beyler;

Bu nefret tohumlarını sizler ektiniz, oy almak uğruna…

Yüzde 50 evde bekliyor derken hiç düşünmediniz… Yarın ‘’Canlar yanar’’ diye…

Şimdi bu zihniyet mi önleyecek şiddeti, güldürmeyin insanları… Meclis’te iç güvenlik paketi görüşülürken 5 vekil yaralanıyor… İç güvenliği kendi arasında sağlayamamış parlamento, halkın güvenliğini sağlayacak…

Hadi gidin oradan..

                                                                         ***

İktidarın nimetlerinden ben de ‘’nasıl faydalanabilirim’’ diyen tipler yarattınız..

Bence asıl tehlike bu işte,

Gazetecisinden, iş adamından, sanatçısından, hukukçusundan, öğretim görevlisine kadar…

Sizler kadar bunlar da geriyor toplumu, bölüyor insanları…

Türkücüsü bir ülkeyi ağlatan Özgecan’a laf ediyor… Gazeteci kılıklısı, tetikçilik yapıyor, ekrana çıkıp arsızı, hırsızı canhıraş savunuyor. İktidar uşaklığını meslek sanıyor… Hukukçusu ‘’acaba beni de aday yaparlar mı’’ diye hukuku katlediyor… İşadamı ‘’ihale kapar mıyım’’ diye odasından Atatürk resmini indirip, beş vakit namaza başlıyor… Okul müdürü kadın da, ‘’eteği kısa kızları taciz edin’’ diye tim kuruyor…

Sen şu kadındaki zekaya bak... Kız öğrencileri, erkek öğrencilere taciz ettirecek.. Daha neler duyacağız, neler göreceğiz.. Şimdi merak ediyorum o kendini bilmez hasta kafalı müdür yardımcısı hakkında nasıl bir işlem yapılacak? Daha birkaç gün önce büyük bir acı yaşadı bu ülke.. Pırıl pırıl hayat dolu bir üniversite öğrencisi Özgecan, sapık ruhlu bir cani tarafından yok edildi.. Hem de vahşice…

Çocuklarımızı emanet ettiğimiz o müdür yardımcısından aldığı güçle bir erkek öğrenci, etek giyen, gözüne kestirdiği kız öğrenciyi taciz ederse, kendini korumak isteyen kızı öldürürse kim verecek bunun hesabını?…

Bugün AKP iktidarda, yarın başka bir parti iktidar olur… Kendini ‘’tanrı’’ sanan liderler yok olur gider, ama geride birbirine kin ve nefretle bakan bir toplum kalır…

İnsanların bir an önce bu iktidar hastalığından kurtulması lazım… Burada görev sorumlu siyasetçilere düşüyor..Yoksa daha çok canlar yanar…

Ekonomisi batmış denilen Yunanistan’da bile huzur var. Kimse birbirine düşman değil, Avanta, rant peşinde debelenen insanlar da yok orada… Tatil için her gittiğimde, bırakın birbirini ekmek bıçağı ile doğrayanları, karısını kesip çöpe atanları, sokakta sesini yükseltene, korna çalana bile şahit olmadım…

Artık anlayın, dev binalar, köprüler, AVM’ler yapmakla, duvarlara çiçek ekmekle, ülkeye huzur gelmiyor...

                                                                          ***

Neyse bu kadar içimizi karartan olaylardan sonra bir tebessümle bitirmek istiyorum bu yazıyı..

Bir arkadaşım yazmış…

 Diyor ki:

Google 17 yaşındaymış… Türkiye’de olsa kesin tecavüze uğrardı.. Sonra da ‘’Zaten motordu, aranıyordu…’’ denip üstü kapatılırdı..

İşte, bazen izahı olmayan şeylerin böyle mizahı yapılıyor…

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA