Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Sokakla oynanmaz

16 Ağustos 2013 Cuma 10:24

Mısır'daki olayların başlangıcını hatırlayın: Birdenbire ortaya bir Arap Baharı dalgası çıkartılmıştı. Halk Hüsnü Mübarek'e karşı sokağa döküldüğünde, Türkiye buna alkış tuttu.


Sonunda ordu devreye girdi; Mübarek devrildi, yargılanıyor. Süreç Müslüman Kardeşler'den Mursi'yi iktidara getirdi.

Ama sokak devredeydi... Mursi'nin yolunu açan sokak, ona karşı yeniden hareketlenmişti. Asker; bunu bekliyordu.

Bütün bu süreç; batı sömürgeciliği tarafından planlandı. Adına da "Arap baharı!" dediler.

Sanki Arap ülkeleri demokrasi deneyimi olan ülkelermiş gibi abartılı biçimde tanımlandılar. Kitleler kışkırtıldı; sokağa döküldü. Sokaktakileri Avrupa, Amerika ve Türkiye bütün gücüyle destekledi.

Halbuki dinsel duygularla hareket eden sokak bilinçli değildir; civa gibidir. Hep aşağılara doğru akar.

KADDAFİ

Şu anki Libya'ya bakın. Muammer Kaddafi döneminden daha mı iyi durumda?

Ne gezer; ulusal birliği paramparça edildi. Devletin yerini aşiretler veya suç grupları aldı. Zenginlikleri de  sömürgecilerin kullanımına açıldı.

Demokrasi veya Arap Baharı adı altında burası Orta Çağ'a geri götürüldü.

Ve Kaddafi; bir intikam uğruna feci biçimde öldürtüldü.

Çünkü o, 1970'lerde Batı kapitalizmine karşı İslam sosyalizmini savunuyordu. Kıbrıs çıkarmasında Türkiye'nin yanında yer almıştı. Amerikan casus teşkilatına karşı mücadele vermişti.

ABD; ondan intikamını nasıl aldı?

Bir Libyalı demokrasi yanlısının (!) başına kovboy şapkası (ABD şapkası) geçirdi; eline Kalaşnikof verdi. Ona vurdurttu.

Türkiye; düşünmeli: Ne verdik oraya?

İyi kötü bir devletleri vardı onu da yıktık...

***

Aynı süreci Suriye'de tekrar ettiler.

Meşru devlete karşı; başını El Kaidecilerin çektiği bir grup terörist saldırılar başlattı.

Beşşar Esad bunlara karşı operasyon yapınca, bizim hükümet, "Sivil halk katlediliyor!" diyerek karşı propaganda başlattı. Güney sınırlarımızdan Suriye devletine karşı savaşan terör gruplarına destek yapıldı.

Bunu artık bütün dünya biliyor.

Türkiye; Suriye'de halkı sokaktalara dökmek için elinden geleni yaptı.

Geldiğimiz nokta; parçalara ayrılacak bir Suriye olgusuyla karşı karşıya bıraktı bizi. Daha da kötüsü orada da bir Kürt bölgesi oluşturuldu.

Suriye sınırımızda bir sorunumuz yokken; Beşşar Esad'ı devirmek sevdemız yüzünden orayı da bunalım bölgesine çevirdik.

Kim yaptı?

Beşşar değil; bizzat kendimiz...

Suriye'de sokakla oynamak döndü, bomba oldu, bizi vurdu, vuracak da...

İÇ SİYASET UĞRUNA

Dün yazdım; Türkiye; Ortadoğu'daki olayları; akl-ı selim ile değil duyguları ile yorumluyor. İktidar; olaylara; bunu iç siyasette nasıl kullanabilirim, diye bakıyor gibi... Yüksek perdeden reddiyeler, kınamalar; suçlamalar; diğer devletlerin Türkiye'yi dışlamalarına yol açıyor.

2004'ten itibaren Ortadoğu'nun en prestijli ülkesi haline gelen Türkiye; artık Arap dünyasında yok.

Türkiye 2005'lerde olduğu üzere tarafsız ve istikrar unsuru olarak değil; bir tarafın sözcüsü gibi görülüyor.  Mısır'daki fiili durumu görmeden; oradaki hükümeti yok saymak sadece kendimizi tatmin etmemize yarar... Türkiye'de sokaktan medet umanlara nasıl karşı isek, Mısır'da da sokak gücüyle iktidarı ele geçirmeye karşı olmalıyız.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA