Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Soma’daki testilerin sırrı

19 Mayıs 2014 Pazartesi 20:31

Soma’da meydana gelen facia gayet açık iken, halen bir sır gibi gösteriliyor.

Özelleştirme ile devlet denetiminden çıkartıldı. Patronlar; kömür işçisi adı altında kuyulara doldurdukları modern köleleri daha çok çalıştırdılar. Güvenlik önlemi de almadılar. Felaket gelip çattığında da olan oldu; 301 emekçi yandı gitti.

Bunu biliyoruz da onların mezarlarına konulan testilerin sırrını bilen yok. Bazıları, “Mezara su dökmek için!” dedi. Bazısı da namaz kılanların abdest alması için konulduğunu söyledi. Araya namazı sokuşturacaklar ya…

Halbuki mezara (sin) su ve yiyecek koymak çok eski bir Türk geleneğidir. İslam öncesinden kalmadır. Bugün bile İslami gelenekle defnedilen ölülerin mezarlarına testi ile su, bir kab içinde yemek, meyve, hatta şarap bile konulmaktadır.

Bu geleneği 1996 yılında ziyaret ettiğim Balıkesir Altınoluk’a bağlı Tahtakuşlar Köyü’nde gördüm. Tahtakuşlar Köyü, Tahtacı Türkmen köyü… Tarihte, Tahtacılara Ağaçeri deniliyordu. Ağaçeriler, Karadeniz’in kuzeyinde bulunan ve Batı Hun Devleti’ni oluşturan en güçlü Türk kabilesi idi.

Hun ordularının bir kolu, 4. Yüzyıl’ın sonlarında, bugünkü Ukrayna bölgesinden Batı’ya, Macaristan’a doğru akarken, bir diğer kol da Kafkaslar’ı aşarak Anadolu’ya, hatta Suriye’ye kadar uzandı, pek geniş bölgeleri yağmaladı. Bunun tarihi, 395’tir.

Ağaçeri Türkleri, Bizans Devleti ile işbirilği halinde idiler. Bu yüzden Toroslar’a yerleştiler. Buradan zamanla Batı’ya doğru yayıldılar ve ağaç işlemek ağaç kömürü yapmak işiyle uğraşıp hayvancılıkla meşgul oldular.

Bu Ağaçeri (Tahtacı) Türkleri, sonraki yüzyıllarda İslam dininin Alevi kolunu kabul ettiler. Lakin atalar kültürünü İslami kılık altında da sürdürdüler.

Bugün Soma çevresinde mezara testi ile su koymak geleneği varsa, bu durum ora halkının Ağaçeri (Tahtacı) Türkmenleri olduğunu gösterir.

Hunlar Macaristan bölgesinde devlet kurup Doğu ve Batı Roma’yı vergiye bağladılar. Fakat  452’de büyük hakan Atilla’nın bir evlilik suikasti ile yok edilmesinden sonra Hun Devleti, bağlı kabilelerin isyanı sonucu yıkıldı. Bunların yerini yüzyıl kadar sonra Avar Türkleri aldılar. Macaristan merkezli Avarlar da ölülerinin mezarlarına yiyecek koyuyorlardı. Bunların daha sonra Bizans Devleti zamanında Batı Anadolu’ya da geçirildiklerini tarih kaydediyor. Kıpçak (Kuman) Türk geleneği de Avarların devamıdır. Ve bu Türk halkının bir kısmı da daha sonra Bizans ile işbirliği halinde Anadolu’ya geçmiştir.

Sadece Alevi Türkler değil Sünni Türkler de bayramlarda mezar ziyaretine giderler. Mezarları temizleyip su dökerler. İşte bu gelenek, Soma’daki testi ile su koyma geleneğinin daha basit bir devamıdır. Bu gelenek, ataları ile bağlantı kurmayı ve onun ruhuna iyilik etmeyi düşünen Türklere özgü bir davranış/gelenektir.

kitapp.jpg

Bütün bu tarihsel ayrıntıları “Yabancı Kaynaklara Göre TÜRK KİMLİĞİ” İSİMLİ Kripto Yayınları’ndan çıkan araştırmamda ortaya koydum.

Ruhun ölümsüzlüğüne inanan atalarımız; onların öbür dünyada aç kalmasını önlemek için mezarını işte böyle yiyecekler ve içeceklerle donatmışlardır.

Gök Tanrı onları sonsuz ışığı ile kuşatsın, Allah rahmet eylesin…

Siz bakmayın çember sakallı yobazların bu işi günah göstermesine… O güzel insanları hep ziyaret edin, mezarlarını  susuz bırakmayın; bir salkım üzüm; bir elma, bir dilim ekmek bırakın… Onların bundan faydalanmayacağını kim söyleyebilir ki?

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA