Mehmet Alikişioğlu / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Alikişioğlu / Yazar

Su bedava oluyor

10 Mart 2014 Pazartesi 12:05

Pazar günü dendiğinde akla çok çeşitli insan figürleri gelebiliyor. Bunların içinde Cumartesi ve Pazar dahil çalışanlar var. O yüzden, tatil günü üzerinde durmayarak, onları da kucaklamak istedim. Çünkü, bu ara seçmenlere karşı, medyada ve meydanlarda sıkça duyar olduk bu sözü. “Kucaklayalım, kucaklaşalım istiyoruz. “Halkın kesimleri” diye de bir cümle geliyor, bu kucaklamanın önüne arkasına. Beldelerde belki oluyor böyle abartılar da İstanbul adaylarından bazıları çok matrak. İktidar ve muhalefet partileri, genelde proje ve benzeri beklenti yaratacak açıklamalar yapıyor. Orada, fazla değişiklik yok. Ancak, bir konu varki “kadın” konusu. Her zamankinden daha da abartılı. Bu kez abartının içeriği değil abartının yapıcısı da şişirilmiş sözlerle çıkıyor huzura. Bu huzur, meydanlar değildir. Değildir, gerçekten öyleyse de 

bizim seçmen, “bedava” ayran, çay, köfte ekmeğe gidiyor meydana. Öyle acayiplikler anlatıyorlarki, bir çoğuna alıştık, hep aynı masallar. Fakat kadınlar üfürünce hiç şık durumuyor. Böyle boş konuşmaların nedenini bazı uzmanlardan öğreniyorum. “Karbonhidrat ağırlıklı beslenen, yani sabit türde yemek yeme monotonluğunun ağır bastığı toplumların en mutlu günleri Pazar olarak kabul edilirmiş”. Sabit türde yemek demek; makarna, pilav, ekmek, börek gibi besinlerden vazgeçememek alışkanlığı. Ve elbette şeker ve bolca tuz. 

Çoğumuz yani. Bu tarz yiyecek bağımlılarının mutlu günü Pazar. Başka deyişle. oy kazanmak veya kaybetmek amacı olmayan seçim konuşmaları için de büyük gün. İnternetten, baktım biraz gerçekten skandal veya hakaret dolu konuşmaların en az açıklandığı günlerden biri. Belki de bir tesadüftür. Bunun doğru olmasına inanmaya da aşırı meyil etmekteyim. Uçuyoruz son zamanlarda, Allah selamet versin. Galiba dileklerimin de kabul günüymüş o Pazar. Ekranın adını yazmayım da, yine onun taraftarı bunun arkadaşı olmayım. 

O yüzden gördüklerimi yazıyorum. Sarışın bir kadın, boş boş konuşuyor. Hani seçimdir olur. İnsan çoşkuyla, abartır. Abartmaz, azcıkta atabilir. Belki daha sonra kendi de güler. Bu öyle, böyle değil. “Bu kadar abartının arasında gözüne mi battı” diyenler için söyleyim; “özür dilerim evet”. Zaten maçoluk ve kabalık ekseninde bir atmosferde çalışıp; yaşamaya çalışıyoruz. Saygıdan çok sövgüyle yatıp kalkıyoruz. Erkek egemenliğinin kayıtsız şartsız hakimiyetini, kadınların trafikteki becerksizliklerine bağlamış, bir maço oligarşisi var her tarafta. 

Kadın baştacıdır da çiçektir de. Yeter bunlar. Madem, böyle çok seviyoruz. Yüzdelersek, başarılı kadın oranı üst yönetim veya diğer alanlarda “yüzde yarım”dır . Pazar günü, İstanbul’un önemli bir ilçesine aday hanım efendiyi dinliyorum. Hem kendisi hemde ailesi sanatçı. Anlatıyor, İstanbula başkan seçilsin, kendi bölgesinde “otobüsler bedava”, her sabah diyor, süt dağıtılacak okullarda hem de “sıcak süt”. Oldu olacak, çocuklara da sorun muhallebi veya kazan dibi kıvamında tatlı da isteyen olabilir. Hepsini anladımda, otobüs nasıl bir bölgede bedava olacak. Böyle tek bir bölgeye ait sefer yok. 

Hanım efendinin seçmene son sözü, elektrik değil ama su için kimse 1 Kuruş ödemeyecekmiş evlerde. Su zaten bizim diyor. Bunu ülkemizde Türkçe yayın yapan, Amerikan bazlı bir kanalda görmek, daha da şaşırtıyor insanı. Onun için kanlaların sağına soluna Türk yazıyorlar galiba.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA