Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Suçlu Suriye mi?

13 Mayıs 2013 Pazartesi 00:05

Türkiye 30 yıldır Irak sınırından kaynaklanan PK terörü ile boğuşuyordu. Şimdi bir de Suriye sınırı devreye girdi. Peki bu ikinci terör kapısını kim açtı?

Hatırlayın: Bu sınırda 2011'e kadar hiçbir olay olmuyordu. Başbakan Erdoğan; tuttu; sanki başka devletlere düzen vermek Türkiye'nin görevi imiş gibi Suriye'ye yön vermeye kalkıştı. Bunu da Sünnilik üzerinden yürüttü. Buradaki Sünni kökenli terör gruplarına bizim Suriye sınırını açtı. Bölgeye NATO'yu da kullanarak füzeler yerleştirdi. Böylece Beşşar Esad'ın Kuzey Suriye'ye müdahalesini fiilen engelledi. Böylece boşalan sınırda başladı terör eylemleri...

Ne demişti Başbakan'ımız: Dak edene duk ederler!

ALEVİLER TABUTA

Reyhanlı'da 46 yurttaşımızın hayatına mal olan kanlı saldırının olacağını meğer bizim Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)  biliyormuş. Onun raporu askerin bile elindeymiş.

Rapordaki bilgiye göre: 23 Nisan'da Suriye'nin Rakka kentinde 3 otomobile bomba yüklenmiş;Türkiye'ye yollanmış. Görüyorsunuz değil mi; eylemin planlandığı yer, tarihi, araçların sayısı, bombalar; her şey biliniyor ama iş önlemeye gelince ne hikmetse olmuyor.

Çünkü Türkiye'nin Suriye sınırı Esat karşıtı terör gruplarının yol geçen hanı haline getirildi. Bunlar, Suriye plakalı arabalarıyla istedikleri yere girip çıkıyorlar; ülkemizin her yanında dolaşabiliyorlar.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu; bunları; "Tecavüze uğrasalar daha mı iyi?" anlamında savundu.

Halbuki Suriye'de kadınlara tecavüz edenler; bu sığınmacıların içindekiler. Bizim iktidarın özgürlük savaşçısı gibi gösterdiği teröristler; Suriye'ye dışarıdan gelen El Kaide çizgisindeki gruplar. Bunlar yakaladıkları Suriye askerlerini bağlıyorlar; çocukların eline kılıç veriyorlar; o askerleri koyun keser gibi kestiriyorlar.

Bunlar, insanları öldürürken "Hıristiyanlar Lübnan'a, Aleviler tabuta!" diye bağırıyorlar.

Suriye'ye güya bunlar demokrasi getirecekler.

ŞAŞIRMADIM

Hükümet  temsilcisi Beşir Atalay; patlamadan 6 saat sonra "Olayın muhaliflerle ilgisi yoktur. Yapanlar; Suriye El Muhaberat örgütü ile ilgili bir örgüttür." dedi.

Bu açıklama beni hiç şaşırtmadı. Çünkü; Türkiye; Suriye yönetimini suçlu göstermek için elinden ne gelirse yapıyor. Ayın 16'sında Obama ile buluşacak olan Başbakan Erdoğan; ABD'yi Suriye'ye askeri müdahale yapması için ikna etmeye çalışacak. Çünkü 2 ay ömür biçtiği Beşşar Esad iki yıldır iş başında. Ve işin kötü tarafı; ABD ile Rusya; "Siyasi Çözüm"de buluşmuş durumdalar. Bunun anlamı; Başbakan Erdoğan'ın Suriye'de devre dışı bırakılmasıdır.

Siyasi çözüm; Suriye'deki terörist grupları da devre dışı bırakacaktır. Bu son saldırı; acaba bu ABD-Rusya anlaşmasına, "Hayır!" diyenlerin  bir gösterisi midir?

SÜNNİ HİLAL

Bu eylemi güya 12 Eylül'den önce Türkiye'de küçük bir grup olarak eylem yapan THKP/C Acilciler yapmış. Bu örgütü 30 yıldır Suriye'de yaşadığı belirtilen Mihraç Ural diye birisi yönetiyormuş. Mihraç Nusayri yani Alevi imiş de bu yüzden saldırmışmış...

PKK ile anlaşma gündeme gelince birdenbire DHKP-C ortaya çıkmıştı. Şimdi de THKP/C Acilciler diye bir örgüt devreye sokuldu.

İşi hep Aleviler üzerinden yönlendiren iktidarın Suriye konusundaki mezhepçi görüşü sürüyor.

İşin aslı daha başka: ABD; Ortadoğu'da kendisine karşı olan Şii hükümetleri çökertmek peşindedir. Bunun için  Amerikan karşıtı Şii hilal yerine ABD dostu Sünni hilal yaratma operasyonu başlatıldı. Bu konudaki hevesimiz başımıza yeni bir terör belası sardı.

Başbakan Erdoğan'ın yapacağı en doğru iş; Suriye konusundaki  politikasını değiştirmesidir. Irak'taki katliamlar karşısında susup Suriye'de savaşı göze almak; işin içinde başka işler olduğunu gösteriyor. Sünni hilal sevdası, sadece AKP'yi değil Türkiye'yi de yıpratıyor.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA