Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rıza Zelyut / Gazeteci /Yazar

Tarafsız ol yeter

19 Temmuz 2013 Cuma 08:34

Başbakan Erdoğan; partisinin Ankara İl Başkanlığı'nın verdiği iftarda konuşurken yine Aleviliğe ve Alevilere değindi.

Sayın Başbakan; eskiden olduğu gibi, "Alevilik Hazret-i Ali'yi sevmekse ben dört dörtlük bir Aleviyim." dedi.

Aleviler, kendisinden Alevi olmasını değil; mezhepler ve dinler karşısında "dört dörtlük" tarafsız olmasını istiyorlar.

Şimdi bu isteği duyunca Sayın Erdoğan öfkelenip; "Benim tarafsızlığımın nesi varmış? Herkesi kucaklıyoruz ya!" diyebilir.

Ama Alevilerin bulunduğu yerden baktığımızda; Sayın Başbakan'ı; bırakın tarafsız olmayı, fazla Sünni görüyoruz.

Bu yargımızı ispatlayacak sözleri burada hatırlatmayı da gereksiz buluyorum.

CAHİL DANIŞMAN

Artık çok iyi biliyorum ki Başbakan Erdoğan'ın çevresinde; ona Anadolu ve Balkanlar'da yaşayan Aleviliği doğru biçimde anlatacak bir uzman yok. Sayın Erdoğan'ın bu konuda danıştığı kişiler kim ise; bunlar; kendi Sünni bakış açılarına göre bir Alevilik tarifi yapıyorlar. Bu tarifin de Alevileri "tehlikeli grup" gibi tanımladığı anlaşılıyor.

Tarihe dönüp bakın: Aleviler başka inanç sahiplerine karşı katliam düzenlemediler. Mezhep adına cinayetler işlemediler. Cumhuriyet döneminde de itilip kakılmalarına karşın asla barış içerikli taleplerin ötesine geçmediler.

Öyle anlaşılıyor ki son Gezi protestoları; AKP'de danışman konumundaki bazı Sünni zevatı rahatsız etmiş; bunlar Başbakan'ı doldurmuşlar. İşi Alevilere fatura etmeye kalkışmışlar.

Efendiler! Bu ülkedeki Alevi nüfus, yüzde 15-20 arasındadır. Gezideklerin yüzde 80'i Sünni idi. Neden Sünnilerin tahrik edilmesinden söz etmiyorsunuz?

"BİZ KİMSEYE KİN TUTMAYIZ"

Aleviler, Hz. Ali'yi neden sever; asıl bunu düşünmek gerekir.

O Ali; Peygamberimizin kendisinden sonra Müslümanlara "veli" yani yönetici olarak bıraktığı tek isimdir. Peygamber'imizin, "Ailem!" dediği "Ehl-i Beyt"in parçasıdır. Ehl-i Beyt bilinip sevilmeden Ali sevilemez.   O Ali; toplumsal adaleti temel almıştır. Arap derebeylerine (Örneğin Talha'ya, Zübeyr'e) hazineden 1 altın vermiş; onların kölesine de 1 altın vermiştir.

Hayvan haklarını tarihte resmen düzenleyen bir lider olmuştur. Halife seçildikten sonra da sıradan bir insan gibi yaşamıştır.

Ve asla ayrımcı olmamıştır. Kin tutmamıştır.

Bugünkü Aleviler de böyledir. Sayın Başbakan içiniz rahat olsun:

Yunus Emre dedemiz ne diyor:

"Biz kimseye kin tutmayız

Düşmanımız kindir bizim"

Bir gönül kazanmayı bin Kâbe ziyaretinden üstün sayan İslam anlayışıdır Alevilik. Böyle insanlar; zulme uğrasalar bile zalim olamazlar.

***

Peki Alevilerin isteği nedir?

Adam yerine konulmak... Barışçı demokratik taleplerinin kabul edilmesi... Bunun için Başbakan'ın  Alevi olmasına gerek yok. Mezhepler ve dinler karşısında tarafsız kalsın; yeter.

"TÜRK MİLLETİ AHLAKI"

Başbakan Erdoğan'ın o konuşmasında geçen ve benim için son derece önemli olan bir ifadesi daha  vardı. O da MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye cevap verirken kullandığı "Türk milletinin ahlakı" sözüydü.

Şimdiye kadar Sayın Başbakan, "millet" dedi ama "Türk milleti" demekten kaçındı.

Bu konudaki tahminim şudur: Başbakan Erdoğan, "Türk milleti" derse; hem İslam kardeşliğine ters düşeceğini sanıyordu hem de farklı etnik grupları üzeceğini düşünüyordu.

Ama şimdi Türkiye'yi kuran ve yöneten temel yapının Türk milleti olduğunu anlamış gibi.

Bu gelişme; ülkedeki birliğin sağlanması açısından son derece önemlidir. 

Kurucu milletin ötekileştirildiği bir sürecin sonuna geldik diyebilir miyiz acaba?

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA