Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tarafta 3 veda yazısı daha...
01 Mayıs 2013 Çarşamba 11:09

Taraf'ta 3 veda yazısı daha...

Taraf Gazetesi'nde Oral Çalışlar'ın istifası ile başlayan deprem sürüyor. Bugün üç önemli isim daha veda yazılarını yazdı

Taraf Gazetesi yazarlarının yayınladıkları gazetenin yeni yönetimi hakkında "Artık onları ilkeler değil, politik hesaplar ilgilendiriyor" ifadelerine yer verdikleri bildiride imzaları  bulunan yazarlardan Halil Berktay, Roni Margulies ve Oya Baydar Taraf'ason yazılarını yazdı..

HALİL BERKTAY: 632. BURAYA KADARMIŞ

Beş yıl beş buçuk ay ve (sırf bu köşede) 631 yazı. Ayrıca, kâh kendim önererek, kâh istendiği için yaptığım, tam sayfa veya daha uzun verilen özel dosyalar. En başlarda, bir “2007’de ABD” dökümü. Watergate ve Ergenekon karşılaştırması. “Bir baba hindi” (Türkiye turkey’den mi geliyor meselesi). İki kere, spor sayfalarına taşınışım (Avrupa atletizm şampiyonası ve Olimpiyatlar). Güneyde bir yerden telefon ettiğimde, Yaşadığımız Şu Korkunç Otuz Yıl’ın, Ahmet Altan’ın onayıyla ilk Taraf sayfalarında yayınlanması.

Ve bir de yazamadıklarım... Pazar (28 Nisan) sabahı kalktım, Kasım 2007’den beri laptop’umda açtığım dosyaları, aldığım notları ayıkladım teker teker. Biten bir aşkın ardından, sevgiliden gelmiş mektupları içimi kanata kanata tekrar okur, tarih sırasına sokar, etrafına mavi kurdele sarıp bağlar gibi. Toplam 14 klasör yarattım. Türk milliyetçiliği ve “millî hafıza”sının inşası. Atatürkçülük. Ermeni soykırımı (yeniden başlamıştım üstelik). Sosyalizm sorunları. Solun “hafıza”sı ve 1 Mayıs 1977 tartışması. Bundan sonra nasıl bir sol olabilir, ya da olur mu? Torosyan tartışması. Tarih ve politika. “Fayda” gütmeyen, özgür ve her yönde eleştirel bir tarih. Tarihçinin ahlâkı.

No. 632 öncesinde, yarım kalmış taslaklar. 632 sonrasına yönelik tasavvurlar, kısa başlıklar.

Beş saatimi aldı. Böyle 400 küsur doküman, template çıktı. Hepsini ayrı bir usb’ye kaldırdım. İnşallah unutmam. Belki bir kısmını, önce haftada iki, sonra üç kere bu köşeyi yetiştirmekten ötürü hayalini kurmaktan öteye geçemediğim kitaplarda kullanırım.

Zaten hafta sonları ne yapacağıma yeni bir çözüm bulmam lâzım.

Çok alışmıştım, ama işte buraya kadarmış. Benim Asklepios’a bir horoz borcum da yok (tam tersine). Hoşça kalın.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA